<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Dünya Türkiye&#039;yi Konuşuyor</title>
	<atom:link href="http://dtrk.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://dtrk.wordpress.com</link>
	<description>Her Pazar Kanala Ekranlarında 19:50&#039;de</description>
	<lastBuildDate>Mon, 26 Apr 2010 07:57:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='dtrk.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Dünya Türkiye&#039;yi Konuşuyor</title>
		<link>http://dtrk.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://dtrk.wordpress.com/osd.xml" title="Dünya Türkiye&#039;yi Konuşuyor" />
	<atom:link rel='hub' href='http://dtrk.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>25 Nisan Konuşulanlar</title>
		<link>http://dtrk.wordpress.com/2010/04/26/25-nisan-konusulanlar/</link>
		<comments>http://dtrk.wordpress.com/2010/04/26/25-nisan-konusulanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Apr 2010 07:57:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dunyaturkiyeyikonusuyor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dtrk.wordpress.com/?p=219</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Türkiye’yi Konuşmaya devam ederken geçtiğimiz hafta Başbakan Erdoğan’ın Washington ziyareti başta konuşulan konuydu. 2050 yılının kahinliğini yapan basın Türkiye’nin Orta Doğu’daki yerini ve Dünya sahnesindeki ekonomik rolünü değerlendirdi. Geçtiğimiz haftanın haberleri şöyle: KANADA THE GLOBE AND MAIL: TÜRKİYE MÜSLÜMAN &#8230; <a href="http://dtrk.wordpress.com/2010/04/26/25-nisan-konusulanlar/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=219&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><em>Dünya Türkiye’yi Konuşmaya devam ederken geçtiğimiz hafta Başbakan Erdoğan’ın Washington ziyareti başta konuşulan konuydu. 2050 yılının kahinliğini yapan basın Türkiye’nin Orta Doğu’daki yerini ve Dünya sahnesindeki ekonomik rolünü değerlendirdi. Geçtiğimiz haftanın haberleri şöyle:</em></h3>
<h3>KANADA</h3>
<h3>THE GLOBE AND MAIL:<br />
TÜRKİYE MÜSLÜMAN DÜNYASI’NIN LİDERİ OLABİLİR Mİ? <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/the_globe_and_mail.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-220" title="the_globe_and_mail" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/the_globe_and_mail.jpg?w=143&#038;h=150" alt="" width="143" height="150" /></a></h3>
<p>Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Mart ayının ortasında ülkesinin bir orta Afrika ülkesiyle ilk ticari temasları için Kamerun&#8217;a gitti. The Economist, Gül&#8217;ün sıcak karşılandığını yazdı. Müslüman bir din adamı kendisine &#8220;Türkiye İslam Alemi’nin lideri sıfatını kabul etmelidir.&#8221; dedi. Burada Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nu canlandırmaktan değil genişlemeden söz ediyoruz. Osmanlı; Mısır, Libya, Cezayir ve Sudan&#8217;ı ele geçirdi ama orta Afrika&#8217;ya asla ulaşamadı. The Economist Türklerin yeniden ortaya çıkan tutkularının mantıklı olabileceğini düşünüyor. Dergi Afrika ülkelerinin Batılı sömürgecilerden ve Arap köle ticaretinden çok acı çektiklerini, Türkleri ise açık fikirli ve insancıl olarak gördüklerini belirtiyor.</p>
<p>Siyaset bilimcisi George Friedman&#8217;ın &#8220;Gelecek 100 Yıl: 21. Yüzyıl İçin Öngörüler&#8221; adlı kitabını okuyun. Friedman&#8217;ın Türkiye&#8217;nin Osmanlı ittifakını 2050 yılına kadar yeniden kuracağı fikrine şüpheyle yaklaşacaksınız. Friedman&#8217;a göre Bosna-Hersek&#8217;ten Suudi Arabistan&#8217;a, Fas&#8217;tan Afganistan&#8217;a Müslüman ülkeler Ankara&#8217;nın başkentliğinde bir kardeşlik kuracak. Fakat Friedman bu jeopolitik analizini katı ve pek çok açıdan dayatmacı bir mantıkla sunuyor.</p>
<p>Türkiye neden Müslüman Dünyası’nın liderliğine soyunsun ki? Friedman Türkiye&#8217;nin en zengin Müslüman ülke olduğunu, &#8220;modern ekonomiye&#8221; sahip tek Müslüman ülke olduğunu söylüyor. Türkiye 600 milyar dolarlık gayri safi yurtiçi hasılasıyla dünyanın en büyük 17. ekonomisi. İran 29.(300 milyar dolar), Mısır ise 52. sırada (125 milyar dolar) yer alıyor. Türkiye&#8217;yi bir Avrupa ülkesi olarak düşündüğünüzde ise 7. sırada. Dahası İran bölge liderliği için çok istikrarsız ve çok radikal. Pakistan ise çok değişken.</p>
<p>Friedman&#8217;ın tahminleri yeni bir dünya savaşı çıktığında Türkiye&#8217;nin Japonya&#8217;nın yanında yer alarak ABD&#8217;yi Orta Doğu ve Pasifik&#8217;ten süreceği şeklinde. Savaşın büyük ihtimalle 24 Kasım 2050&#8242;de akşam saatiyle 5&#8242;te başlayacağını söylüyor.</p>
<p>Friedman, Birinci Dünya Savaşı ile birlikte bir sonraki küresel çatışmanın hiç kimsenin istemediği bir savaş olacağını ileri sürüyor. Demografik düşüşün etkisiyle Japonya kendisini, Çin topraklarında sabit bir iş gücü elde etmeye zorunlu hissedecek. Rusya&#8217;nın çöküşünün etkisiyle Türkiye kendisini, anarşinin olduğu komşu ülkelere düzen getirmeye zorunlu hissedecek. ABD de, bu ülkeleri cebren zapt etmeye kendini mecbur hissedecek.</p>
<p>Friedman, tarihin mutlaka kendisini tekrar etmediğini, ancak çoğu kez kendini taklit ettiğini söylüyor. Her savaş, bir sonrakinin şartlarını yaratıyor ve sezgileri kuvvetli bir gözlemci mantıklı bir biçimde imparatorlukların yükselişi ve düşüşünü tahmin edebilir. Friedman, 21. yüzyılın ortalarına doğru başlayacak bir çatışmanın, esasen ABD ve Japonya arasında bir uzay savaşı olacağını ve Rusya çöktüğünde oluşan boşluğu doldurmaya çalışacak iki ülke Türkiye ve ABD&#8217;nin müttefiki Polonya arasında bir kara savaşı olacağını söylüyor. Savaş çoğunlukla uzayda geçeceği için, az sayıda sivil kayıplar olacak ve belki de dört yıllık savaşta yalnızca 50 bin asker ölecek.</p>
<p>Bu savaşı kim kazanıyor? Friedman, ABD&#8217;nin birşeyler elde etmek için değil yalnızca birşeyleri önlemek için savaşa gireceğini söylüyor. Bu sebeple, hedeflerine ulaşmak için kazanmaya ihtiyacı yok. Ayrıca ABD öyle güçlü ki dünyanın geri kalanı onu yenemez. Hoşunuza gitsin veya gitmesin, 21. yüzyıl ABD&#8217;nin yüzyılı.</p>
<h3>AZERBAYCAN</h3>
<h3>YENİ AZERBAYCAN: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/azerbaycan.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-221" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/azerbaycan.jpg?w=113&#038;h=150" alt="" width="113" height="150" /></a><br />
WASHİNGTON&#8217;DA ÖNEMLİ MESAJLAR</h3>
<p>Nihayet, uluslararası camianın büyük bir merakla beklediği an geldi ve Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın ABD ziyareti gerçekleşti. Söz konusu ziyaret aynı zamanda, uzun süredir gündemden düşmeyen bazı sorulara açıklık getirdi. ABD Kongresi Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin, sözde soykırım yasa tasarısını kabul etmesinden sonra Sayın Erdoğan&#8217;ın, Washington&#8217;da düzenlenecek Nükleer Güvenlik Zirvesi&#8217;ne katılmayacağı şeklindeki söylentiler de doğrulanmadı. Ayrıca Başbakan, Kongrenin kararına protesto olarak geri çağırdığı Büyükelçi Namık Tan&#8217;ı da Washington&#8217;a geri gönderdi. Bu olaylar ülkemizde de merakla izleniyor ve kardeş ülkenin Başbakanı’nın ABD ziyaretine toplumsal ilgi büyük. Fakat söz konusu ziyareti bizim için daha ilginç ve önemli kılan neden, Başbakan’ın, Washington temaslarında başlıca gündem maddesi olan Dağlık Karabağ konusu.</p>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan&#8217;a geçen yıl yaptığı ziyaret çerçevesinde halkımıza, Dağlık Karabağ ihtilafı çözülmeden, Ermenistan sınırının açılmayacağına dair söz vermişti. Başbakan’ın bir diğer vaadi ise bütün görüşmelerde Dağlık Karabağ konusunu gündeme getirmesiyle ilgiliydi. Geçen bu süre zarfında yaşadıklarımız, kardeş ülkeye baskılar ve bu baskılar karşısında Türkiye&#8217;nin direnmesi, Erdoğan&#8217;ın, Azerbaycanlılara verdiği sözü yerine getirdiğini gösteriyor. Hemen hemen yaptığı tüm görüşmelerde, aynı zamanda Rusya ve Fransa ziyaretlerinde de bu konuyu gündeme getirdi. Bu nedenle Başbakanın, ABD&#8217;yi ziyaretinde de Dağlık Karabağ konusunu gündeme getirmesi bekleniyordu. Aynı zamanda söz konusu ihtilafın çözülmesi yönünde yürütülen müzakerelerde ve diplomatik alanda Ankara&#8217;nın son dönemlerde aktifleşmesi, bu konunun Washington&#8217;da da müzakere edilmesini şart kılıyordu. Bu nedenle Azerbaycanlı uzmanlar, söz konusu ziyaretten olumlu sonuçlar bekliyordu. Başbakan Erdoğan ile Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan arasında yapılan görüşmeyi de Azerbaycan açısından olumlu değerlendirebiliriz. Çünkü Erdoğan, Ermenistan&#8217;ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarını boşaltması yönünde net adımlar beklediğini ve bu konuda Ankara&#8217;nın geri çekilmeyeceğini vurguladı.</p>
<p>Tabii ki, dünyanın siyasi düzeninin belirlenmesinde, özellikle bulunduğumuz bölgede yaşanan süreçlerde büyük nüfuzu ve rolü olan kardeş ülkenin bu tutumu sergilemesi, müzakerelerin perspektifine ve ihtilafın adil çözümüne olan ümitleri artırıyor.</p>
<p>Washington temaslarında dikkati çeken bir diğer husus ise Ankara ile Erivan arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine ve diplomatik ilişkilerin kurulmasına yönelik imzalanan Zürih Protokolleri&#8217;nin kaderiyle ilgili. Son dönemlerde protokollerin onaylanması yönünde yapılan baskıların ışığında Ankara&#8217;nın hangi tutumu sergileyeceği merakla bekleniyordu. Washington ziyareti çerçevesinde de Ankara&#8217;ya protokollere yönelik tutumundan geri çekilmesi çağrıları yapılıyordu. Obama&#8217;nın, Türkiye&#8217;yi, Ermenistan sınırını açmaya çağırması da bu amaca hizmet ediyor.</p>
<p>Protokollerin onaylanmasına engel olan en önemli konulardan birinin de Ermenilerin tüm dünyada Türklere yönelik yürüttüğü iftira ve yalan kampanyası olduğunu herkes biliyor. Dünyayı sözde Ermeni soykırımı iddialarına inandırmaya çalışan Ermeniler, birçok durumda bunu başardılar da. Fakat Başbakan Erdoğan&#8217;ın da söylediği gibi, Türkiye ne bugün ne de yarın bu asılsız iddiaları kabul edecek.</p>
<p>Tüm bu ayrıntılar, kardeş ülkenin Başbakanı’nın, Washington ziyareti sırasında Azerbaycan&#8217;ın çıkarlarını da en az Türkiye&#8217;nin çıkarları kadar savunarak, halkımıza verdiği sözü yerine getirdiğini gösteriyor.</p>
<h3>AVUSTURYA</h3>
<h3>DIE PRESSE: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/diepresse_gazete.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-222" title="DiePresse_gazete" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/diepresse_gazete.jpg?w=97&#038;h=150" alt="" width="97" height="150" /></a><br />
TÜRKİYE, ALMANYA&#8217;DAN DAHA İYİ Mİ OLACAK?</h3>
<p>Şu sıralar ekonomik başarı bildirilerinde geniş Türkiye haberleri yer alıyor. Borsa şimdiye kadarki en yüksek seviyeye ulaştı, sanayi üretimi şubat ayında geçen seneye oranla yüzde 18 büyüdü. Devlet Bakanı Ali Babacan, 2010 yılının ilk üç aylık döneminde ekonominin iki haneli rakamlarla büyümesini bekliyor. Fakat bu hayali canlandıran sadece ilk bakışta güzel görünen bu rakamlar değil. Bloomberg ajansının haberine göre HSBC Holding&#8217;in analisti John Lomax, Türkiye&#8217;de bir &#8220;paradigma değişikliğinin&#8221; gerçekleştiğini söyledi. Türkiye&#8217;de bir değişiklik olduğu kesinlikle gözlenebiliyor.</p>
<p>Birkaç sene öncesine kadar Türk ekonomisi oldukça değişken, yüksek faizlerden ve enflasyondan yorulmuş ve hep IMF&#8217;nin kuyruğunda bir gariban olarak biliniyordu. Bu dönemler kesinlikle bitmiş görünüyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan mart ayında, IMF ile iki seneden bu yana sürdürülen müzakereleri yarıda kestiğini duyurdu. Erdoğan&#8217;ın durumu buna elveriyor. Zira Türkiye&#8217;nin borçları, özelleştirmeden elde edilen gelirler ve 2000&#8242;li yılların ortalarındaki güçlü bir büyümeyle çabuk azaldı ve şu anda pek çok Avrupa ülkesinin borcunun altında bulunuyor. Bunun sonucu olarak da Türk lirası bazında devlet tahvillerinin faizi, şu anda yüzde 10 olan güncel enflasyon oranının hemen altında bulunuyor.</p>
<p>2000&#8242;li yılların ortalarındaki yüksek büyüme oranı karşısında, Türk Ekonomi Uzmanı Ahmet Akarlı, Goldman Sachs için daha 2008 yılında, Türk ekonomisinin 2050 yılına kadar Almanya&#8217;yı sollayacağına ve İngiltere ile Rusya&#8217;dan sonra Avrupa&#8217;nın en büyük üçüncü ekonomisi olacağına dair bir senaryo tasarlamıştı.</p>
<p>Konjonktürün canlanacağına ilişkin bir saptama şimdiye kadar yapılamadı. Sanayide kapasite kullanımı, Kasım’dan bu yana yerinde sayıyor. Yatırımlar yıl sonunda bir kez daha sert biçimde gerilemişti. Bir tek borsa coşuyor.</p>
<p>İstanbul&#8217;daki Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi, Türk iş adamlarının tavrına ilişkin yaptığı bir araştırmada, Türk iş adamlarının kıyaslandıkları Alman iş adamlarından farklı olarak iyimser varsayımlara yöneldiklerini tespit etti. Bankalar düşen faizlerden dolayı iyi kazandılar ve şimdi paralarını nereye yatıracaklarını iyi düşünmeleri gerekiyor. İkisi beraber önümüzdeki aylarda yatırımların hızlı bir şekilde toparlanmasına neden olabilir. Nitekim yatırımların ve ihracatın motor rolü üstlendiği hızlı bir canlanma mümkün görünüyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin, Orta Doğu&#8217;nun ham madde bakımından zengin ülkelerinin pazarında ve Rusya&#8217;da iyi bir durumda olması, kendisi için büyük bir avantaj. Coğrafi sebeplerle Türk alışveriş merkezleri zincirlerinin genişlemesinin yanı sıra pek çok ülkede kültürel faktörler de etkili oluyor.</p>
<p>Bir başka olumlu faktör de genç nüfus. Fakat bu ekonomik avantaj da düşük emeklilik yaşından dolayı sınırlanıyor. Yine de hepsi bir arada iyi bir görünüm oluşturuyor. Türkiye, Almanya&#8217;yı büyük ihtimalle 2050 yılına kadar değil ama belki bundan 10 veya 20 yıl daha geç bir dönemde geçecektir.</p>
<h3>İSVİÇRE</h3>
<h3>NEUE ZÜRCHER ZEITUNG: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/neue_zuercher_zeitung.gif"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-223" title="neue_zuercher_zeitung" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/neue_zuercher_zeitung.gif?w=101&#038;h=150" alt="" width="101" height="150" /></a><br />
TÜRKİYE VE ABD GELECEĞE BAKIYOR</h3>
<p>Türkiye ve ABD arasındaki son kavgada bir durulma var. Türk hükûmetinin, Ermenilere karşı işlenen suçların Amerikan Kongresindeki Komite tarafından soykırım olarak tanındığı karar üzerine Büyükelçisini Washington&#8217;dan çekmesinden yaklaşık bir ay sonra Büyükelçi salı günü görevine geri döndü. Büyükelçi geri uçuşu öncesinde, ABD&#8217;ye gönderilen mesajın anlaşıldığını söyledi.</p>
<p>Dönüş öncesinde diplomatik bir uğraş ve Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve meslektaşı Clinton arasında bir telefon görüşmesi yaşanmıştı. Türk tarafının verdiği bilgiye göre, bu görüşmede Clinton, Amerikan hükûmetinin Komitenin kararını reddettiğinin altını çizdi. Bu açıklama Türk hükûmetine kendi kamuoyu nezdinde durumu kurtarma ve Büyükelçiyi planlanandan önce geri gönderme olanağı tanıyor. Acelenin nedeni özellikle de gelecek hafta Washington&#8217;da yapılacak ve Başbakan Erdoğan&#8217;ın da katılmak istediği Nükleer Zirve idi.</p>
<p>İlişkinin yumuşaması çok sayıda nedenden ötürü ABD&#8217;nin işine geliyor. Türkiye sadece uzun yıllardır NATO ortağı olmakla kalmayıp bir de Müslüman dünyasındaki en yakın müttefik. Bu rolüyle Türkiye, Orta Doğu ülkelerine coğrafi ve kültürel yakınlığı nedeniyle önemli bir jeostratejik ağırlığa sahip. İkisi de senatörken Ermeni katliamının soykırım olarak tanınması taraftarı olan Clinton&#8217;ın da Obama&#8217;nın da önceki siyasi söylemlerinden uzaklaşmış olmaları boşuna değil.</p>
<p>ABD özellikle de İran&#8217;ın nükleer programı konusunda Türklerin yönlendirici güç olmasını umut ediyor. Böylece Türkiye&#8217;nin geçici üye olduğu BM Güvenlik Konseyinde yeni bir yaptırım turu hazırlanabilecek. Gerçi Türkiye de nükleer silahı olmayan bir İran&#8217;dan yana ancak Erdoğan, pek de yaptırımlardan yana değil ve ihtilafın diplomatik çözümü lehinde konuşuyor. Bunun nedenleri arasında, İran&#8217;ın Türkiye için önemli bir enerji sağlayıcısı olması ve Ankara&#8217;nın dış politikasının komşularla sorunsuz ilişkilere öncelikli önem vermesi de bulunuyor. İran&#8217;ın nükleer programını hep desteklemiş olan Erdoğan&#8217;ın İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad&#8217;a gösterdiği uzlaşmacı tutum da bu ölçüde büyük.</p>
<h3>BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ</h3>
<h3>EL HALİC: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/el_halic1.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-224" title="el_halic" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/el_halic1.jpg?w=150&#038;h=89" alt="" width="150" height="89" /></a><br />
İSTANBUL&#8217;UN YÜZÜ</h3>
<p>Biri bana hayatımda gördüğüm en güzel şehrin hangisi olduğunu sorsa, hemen &#8220;İstanbul&#8221; diye yanıt veririm. Sadece birkaç gün kaldığım bu şehre olan hayranlığıma dayanak olarak birden fazla neden sıralayabilirim.</p>
<p>Gelecekte gideceğim ve belki de İstanbul&#8217;a olan hayranlığımı gölgede bırakan başka şehirler olabilir.</p>
<p>İstanbul, neden bu kadar güzel sorusunu yanıtlamak bana biraz şaşırtıcı geldi. Çünkü bu şehirde beni hayretler içinde bırakan şeyler gördüm. Özellikle de Osmanlıların, ucu bucağı olmayan İmparatorluğu yönettiği, Boğaz&#8217;a nazır sarayın balkonunda durup Asya ve Avrupa&#8217;yı birbirinden ayıran görüntüyü seyretmek beni şaşırttı. Bu görüntü, başka hiçbir kentte bulunmayan bir onur bahşediyor. Bu şehre olan hayranlığımın nedeni belki de şehirlerini çok seven ve yazdıkları eserler aracılığıyla bize göremediğimiz güzellikleri gösteren Türk edebiyatçıları ve yazarları da olabilir.</p>
<p>Nobel ödüllü Türk yazar Orhan Pamuk, bizi İstanbul&#8217;u görmeden önce veya gördükten sonra bu şehir ile büyüleyen yazarlardan biridir. Orhan Pamuk, kaybettiğimiz Arap yazarımız Necip Mahfuz&#8217;u hatırlatıyor. Pamuk, Mahfuz&#8217;un Kahire&#8217;yi sevdiği gibi İstanbul&#8217;u sevdi; New York&#8217;ta geçirdiği üç yıl dışında İstanbul&#8217;dan hiç ayrılmadı. Bu nedenle İsveç Akademisi söz konusu yazara Nobel ödülü verirken &#8220;yazarın, kentinin melankolik ruhunun izlerini sürerken kültürlerin birbirleriyle çatışması ve örülmesi için yeni simgeler bulduğunu&#8221; belirtti.</p>
<p>İstanbul aynı zamanda benim için mizah yazarı Aziz Nesin&#8217;dir. Çünkü bu yazar, kentin derinliklerindeki çelişkileri zekice ele aldı. İstanbul ayrıca, askerlere karşı tutumları nedeniyle, ülkesi tarafından uzaklara sürgün edilen Nazım Hikmet&#8217;tir. Bu yazar İstanbul&#8217;u ve Türkiye&#8217;yi kendisiyle beraber sürgüne götürdü.</p>
<p>Bir başka büyüleyici yazar Nedim Gürsel de beni İstanbul&#8217;a götürüyor. Gürsel de Hikmet gibi uzun bir sürgün dönemi yaşadı. Ancak uzak olmasına rağmen İstanbul ile ilgili çok güzel eserler yazar, örneğin &#8220;Sevgilim İstanbul&#8221; eseri. Bu yazar, sürgündeyken İstanbul&#8217;un kubbelerini, minarelerini, sokak ve caddelerini andı ve bize de Nazım Hikmet&#8217;in bir sözünü hatırlattı: &#8220;İki şey var ancak ölümle unutulur: Anamızın yüzüyle şehrimizin yüzü&#8221;&#8230;</p>
<p><em>Haberler Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nden alınmıştır</em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dtrk.wordpress.com/219/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dtrk.wordpress.com/219/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dtrk.wordpress.com/219/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dtrk.wordpress.com/219/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dtrk.wordpress.com/219/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dtrk.wordpress.com/219/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dtrk.wordpress.com/219/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dtrk.wordpress.com/219/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dtrk.wordpress.com/219/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dtrk.wordpress.com/219/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dtrk.wordpress.com/219/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dtrk.wordpress.com/219/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dtrk.wordpress.com/219/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dtrk.wordpress.com/219/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=219&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dtrk.wordpress.com/2010/04/26/25-nisan-konusulanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/36492f7db1b2bcfef7552a4b0c0d21b5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dunyaturkiyeyikonusuyor</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/the_globe_and_mail.jpg?w=143" medium="image">
			<media:title type="html">the_globe_and_mail</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/azerbaycan.jpg?w=113" medium="image" />

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/diepresse_gazete.jpg?w=97" medium="image">
			<media:title type="html">DiePresse_gazete</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/neue_zuercher_zeitung.gif?w=101" medium="image">
			<media:title type="html">neue_zuercher_zeitung</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/el_halic1.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">el_halic</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>18 Nisan Konuşulanlar</title>
		<link>http://dtrk.wordpress.com/2010/04/22/18-nisan-konusulanlar/</link>
		<comments>http://dtrk.wordpress.com/2010/04/22/18-nisan-konusulanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Apr 2010 08:43:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dunyaturkiyeyikonusuyor</dc:creator>
				<category><![CDATA[ABD Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Arap Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Geçtiğimiz Hafta&#039;nın Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dtrk.wordpress.com/?p=214</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Türkiye’yi Konuşmaya soluksuz devam ederken geçtiğimiz haftanın gündemine takılanların başında Başbakan Erdoğan’ın Paris ziyareti oldu. Azerbaycan basını Avrupa ve Batı’nın korkularını yazdı. ABD’nin gündeminde Başbakan’ın Paris ziyaretinin yanı sıra Türkiye’nin AB’ne giriş mücadelesi ve Büyükelçimizin Washingtaon’a dönüşü de vardı. &#8230; <a href="http://dtrk.wordpress.com/2010/04/22/18-nisan-konusulanlar/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=214&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Dünya Türkiye’yi Konuşmaya soluksuz devam ederken geçtiğimiz haftanın gündemine takılanların başında Başbakan Erdoğan’ın Paris ziyareti oldu. Azerbaycan basını Avrupa ve Batı’nın korkularını yazdı. ABD’nin gündeminde Başbakan’ın Paris ziyaretinin yanı sıra Türkiye’nin AB’ne giriş mücadelesi ve Büyükelçimizin Washingtaon’a dönüşü de vardı. Arap Basını Türkiye’den beklentilerini de dile getirdi.</h3>
<h3>Haberler ve başlıkları şöyle:</h3>
<h3>BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ</h3>
<h3>EL HALİC: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/el_halic.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-213" title="el_halic" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/el_halic.jpg?w=150&#038;h=89" alt="" width="150" height="89" /></a><br />
ARAP DİLİNDE ERDOĞAN</h3>
<p>Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın, Libya&#8217;nın Sirte şehrinde düzenlenen Arap Birliği Zirvesi&#8217;nde yaptığı konuşma, Türkçe olmasına rağmen ritmi Arapçaydı. Dil, bir yönüyle fonetik alfabe olsa da Erdoğan&#8217;a göre öyle değildir. Zira bu kişi ne istediğini biliyor. Erdoğan, Türkiye&#8217;nin geçen asrın 20&#8242;li yıllarından beri Araplara sırtını döndüğünü ve ülkesinin coğrafi olarak Avrupa&#8217;nın bittiği nokta ile Doğu&#8217;nun başladığı yerin ortasında bulunduğunu biliyor. Erdoğan ayrıca Türkiye&#8217;nin, günümüzde sıcaklığını yitiren ve neredeyse arşive kaldırılacak üyelik dosyasına sırtını çeviren AB&#8217;ye katılım için uzun yıllardır müzakereler yaptığını da biliyor.</p>
<p>Siyasi dile dalmak yorucu ve belirsiz bir durumdur. Romantik, devrimci ve hayalperest Türk şairi Nazım Hikmet&#8217;in, dünyanın en büyük ülkesine ve şımarık &#8220;kızına&#8221; (İsrail&#8217;e) meydan okumayı düşünen herkesin karnını deşen Amerika&#8217;nın yüzyılı sayılan 21. yüzyılda hâlâ hayatta olduğunu düşünelim; bu şair Erdoğan&#8217;ı selamlamak için ne yazardı?</p>
<p>Erdoğan&#8217;ın, geçen yıl Davos&#8217;ta düzenlenen forumda elinde sarı dosyalarıyla salonu terk ettiği kareyi hatırlayalım. Erdoğan o gün, Gazze&#8217;den atılan bir füzenin İsrail&#8217;in uluslararası hukuka göre yasak silahlarına eş değer olmadığı anlamına gelen sözler sarf etmişti. Erdoğan, Kudüs&#8217;te olup bitenleri de cinayet olarak değerlendirmişti. Türkiye&#8217;nin Tel Aviv Büyükelçisi küçük düşürüldüğünde, İsrail&#8217;den bir özür istedi ve bu özür 24 saat içerisinde geldi.</p>
<p>Erdoğan, şiir yazmıyor, o sadece ne istediğini kendinden emin ve sessiz bir şekilde biliyor. Türk mizah yazarı Aziz Nesin hayatta olsaydı, siyaseti şiire dönüştürdüğü için Erdoğan&#8217;a kırmızı bir gül atardı.</p>
<h3>AZERBAYCAN</h3>
<h3>YENİ AZERBAYCAN: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/yeni_azerbaycan.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-215" title="yeni_azerbaycan" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/yeni_azerbaycan.jpg?w=150&#038;h=138" alt="" width="150" height="138" /></a><br />
MUSA KASIMLI: AVRUPA VE BATI, TÜRKİYE&#8217;NİN, TÜRK DÜNYASINI BİRARAYA GETİRMESİNDEN KORKUYOR</h3>
<p>SİA&#8217;ya açıklama yapan tarihçi Musa Kasımlı, &#8220;Sözde soykırım yasa tasarısının ABD Kongresi Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi&#8217;nde kabul edilmesini, Ermeni lobisinin gücüyle ilişkilendirmek doğru değil. Ermeni lobisi, bu konuda her zaman çaba gösterse de, soykırımla ilgili kararların kabul edilmesinde başlıca rolü, ilgili ülkelerin çıkarları oynuyor. Soğuk Savaş sona erdikten sonra bazı Avrupa ülkeleri ve ABD, Türkiye&#8217;nin Batı&#8217;ya yararının azaldığı kanısındaydı. Ayrıca Türkiye&#8217;nin hızlı bir şekilde gelişebileceğini, Türk dünyasını bir araya getirebileceğini ve yeni teknolojiler uygulayabileceğini düşünüyorlardı. Şimdi ise Avrupa devletleri ve Batı, bunu sadece düşünmüyor, aynı zamanda Türkiye&#8217;nin süratle gelişmesinden korkuyor ve bu gelişimi önlemek için çeşitli engeller oluşturuyor. Bu engellerden biri de hiçbir zaman yaşanmayan sözde soykırım konusudur&#8221; dedi.</p>
<p>Sözde soykırımla ilgili kararların kabul edilmesine neden olan hususlardan birinin de Türkiye&#8217;nin bağımsız politika yürütmesi olduğunu ifade eden Kasımlı, Türkiye&#8217;nin İran, Suriye ve Filistin konusundaki tutumunun ve Rusya ile ilişkileri daha da geliştirmesinin, bazı Batı ülkelerinde kabul edilmediğini vurguladı: &#8220;Bu nedenle Batı ve Avrupa ülkeleri, çeşitli yollarla Türkiye&#8217;yi cezalandırmak ve kendilerine bağımlı duruma düşürmek istiyorlar. Dünya ülkeleri bu tür kararlar kabul etseler de, Türk hükümetinin ve halkının, işlemediği bir suçu kabul edeceğini zannetmiyorum. Türkiye&#8217;nin verdiği mesajlar da yeteri kadar ciddi. Türkiye Cumhurbaşkanı ve Başbakanı, konuyla ilgili sert bir tutum ortaya koydular. Ancak Türkiye&#8217;deki sivil toplum örgütleri bu konuda çok pasifler. Sivil toplum örgütleri, gençlik kolları ve diğer kurumların, bu konuda daha aktif olmaları gerektiğini düşünüyorum</p>
<h3>ABD</h3>
<h3>THE WALL STREET JOURNAL: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/wallstreetjournal.png"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-216" title="WallStreetJournal" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/wallstreetjournal.png?w=150&#038;h=90" alt="" width="150" height="90" /></a><br />
TÜRKİYE KAPIYI ÇALIYOR: AB GİRMESİNE İZİN VERECEK Mİ?</h3>
<p>Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği&#8217;ne katılma arzusunda tutarlı olmanın getirdiği bir erdem var. İlk olarak 1987 yılında AB&#8217;ye katılmak için başvuran ülke, o günden bu yana AB&#8217;nin kapısını çalıyor.</p>
<p>Gerek avro bölgesinde gerekse daha geniş kapsamlı AB grubunda kırık hatlar ortaya çıkarken, Türkiye&#8217;nin Birliğe katılma isteğini yatıştıracak hiçbir şey yapılmadı. İşsizlerin bir kısmını daha ihraç etmek belki de bu isteğin nedenlerinden biri: AB&#8217;deki yüzde 9.5&#8242;lik orana karşılık, ülkedeki işsizlik oranı geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 14 arttı. Yine de AB üyeliğinin sağladığı serbest dolaşım hakkından yararlanmaya hevesli olan Türklerin iş bulup bulmayacağı da belirsiz.</p>
<p>AB üyeliğinin de bir bedeli var. Merkezi İngiltere&#8217;de bulunan lobi grubu Open Europe, AB yasalarının üye ülkelere ağır yük getiren maliyetini açıkladı. Hesaplar AB yönetmeliklerinin 1998 yılından bu yana İngiltere&#8217;ye 124 milyar sterline (185 milyar dolar) mal olduğunu gösteriyor. Gerçekler, büyük olasılıkla o kadar da karamsar değil. Yasaların birçoğu AB dayatsın ya da dayatmasın ulusal hükûmetler tarafından zaten uygulanacaktı. Bununla beraber şartlara uymak masraflı oluyor. Buna rağmen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Angela Merkel&#8217;in ülkesini ziyaret etmesini, Türkiye&#8217;nin tam üyeliği konusunda bir kez daha bastırmak için bir fırsat olarak kullanıyor.</p>
<p>Erdoğan zamanını boşa harcıyor. Yunanistan&#8217;ın ekonomik krizden kurtarılması konusundaki tutumundan vazgeçmeyen Almanya Başbakanı bu konu ile ilgili de geri adım atmayacaktır. Merkel, vatandaşlarının, paralarının haylaz Yunanistan&#8217;ı kurtarmak için kullanılması olasılığına çok öfkelendiğini ve Türkiye&#8217;ye karşı tutumunu yumuşatmasının onları büyük olasılıkla daha da öfkelendireceğini biliyor. Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy de benzer bir öfke patlamasıyla karşılaşabilir.</p>
<p>Asıl neden, Kıbrıs konusunda uzun bir süredir devam eden tartışma değil. Bununla birlikte Türkiye&#8217;nin deniz ve hava limanlarını AB üyesi Kıbrıs&#8217;a açmaması, ülkenin AB&#8217;ye tam üyeliğine karşı çıkanlar için faydalı, taktiksel bir bahane sağlıyor. Asıl neden Türkiye&#8217;nin siyasi reformlarını hızlandırması ihtiyacı da değil. Türkiye&#8217;nin İslam&#8217;a sıkıca sarılması gerçek ancak konuşulmayan bir sorun. Türkiye AB&#8217;ye katılırsa 72,5 milyonluk nüfusuyla Almanya&#8217;dan sonra ikinci büyük ülke olacak. Türkiye laik bir ülke olsa da, Müslüman nüfusun oranın yüzde 99 civarında olduğu tahmin ediliyor. Eskiden olduğu gibi din Avrupa&#8217;nın büyük bir kısmında itici bir güç olmasa da, çoğunluğu Müslüman bir ülkenin kabul edilmesinin, Birliğin yapısını ciddi şekilde değiştireceğine yönelik geniş kapsamlı bir düşünce mevcut.</p>
<p>AB&#8217;nin Müslüman bir ülkeyi kucaklamasının yararlar sağlayacağını savunan düşünce tarzına sahip bir muhalefet olmasına rağmen, kamuoyu araştırmaları bunun sadece küçük bir azınlığın bakış açısı olduğunu gösteriyor. Bu nedenle AB, uzun süre önce kabul edilen gümrük birliğinin tadını çıkarırken, Merkel&#8217;in gerçekleştirdiği kısa ziyarette Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye &#8220;imtiyazlı ortak&#8221; olabilmesi görüşü değişmeyecek, ancak Türkiye AB&#8217;nin 28. üyesi de olamayacak.</p>
<p>Erdoğan itiraz etmek yerine, yakında kurallarında köklü değişiklikler yaşanacak Birliğe katılmayı gerçekten isteyip istemediğini göz önünde bulundurmalıdır. Yunanistan dün sadece ileride sıkıntılarını daha da artıracak ceza niteliğinde bir faiz oranıyla tahvil çıkarma hakkını elde etti. İspanya da Protekiz gibi benzer sıkıntılara tehlikeli bir şekilde yaklaşıyor.</p>
<p>Merkel&#8217;in IMF&#8217;nin de katılması gerektiğinde ısrarcı olduğu ve avro kullanan bölge ülkelerinin mutabakata vardığı destek anlaşmaları uzun süre ayakta kalamayabilir. Daha küçük bir avro alanının gerçeğe dönüşme olasılığı bulunuyor. Dışlananlar, tek para biriminin dışında olan ve daha yavaş ilerleyen Avrupa&#8217;ya katılabilirler. Türkiye bu grup tarafından daha hoş karşılanabilir.</p>
<h3>ABD</h3>
<h3>THE HILL: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/the_hill_page.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-217" title="the_hill_page" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/the_hill_page.jpg?w=105&#038;h=150" alt="" width="105" height="150" /></a><br />
TÜRK BÜYÜKELÇİSİ WASHINGTON&#8217;A DÖNÜYOR ANCAK TEMSİLCİLER MECLİSİ SOYKIRIM TASARISIYLA İLGİLİ GÖRÜŞMELERE DEVAM EDİYOR</h3>
<p>Türkiye Büyükelçisi, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin, 4 Mart tarihinde, Ermeni soykırımı tasarısını oylaması nedeniyle geri çağırılmasının ardından, bu hafta yeniden Washington&#8217;a dönüyor.</p>
<p>Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, 1915 yılında 1.5 milyon Ermeni’nin Osmanlı Türkleri tarafından öldürülmesini soykırım olarak nitelendiren tartışmalı tasarıyı 22&#8242;ye karşı 23 gibi oldukça yakın bir sonuçla onaylamış ve Türkiye, Büyükelçisi Namık Tan&#8217;ı görüşmeler için acilen Ankara&#8217;ya geri çağırmıştı.</p>
<p>Bu durum Ankara&#8217;dan da sözlü bir sataşma gelmesine neden olmuş; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, onaylanan soykırım tasarısının ikili ilişkilere zarar verebileceğini söyleyerek, komitedeki milletvekillerinin muhtemelen Ermenistan&#8217;ın yerini haritada bulamayacağını ileri sürmüştü. Ancak Erdoğan cuma günü daha farklı bir üslupla konuştu ve büyükelçinin döneceğinin yanı sıra, kendisinin de, Başkan Barack Obama tarafından 12-13 Nisan tarihlerinde düzenlenecek nükleer güvenlik zirvesine katılacağını açıkladı.</p>
<p>ABD ile birlikte bir NATO nükleer silah anlaşmasına dahil olan Türkiye, İran&#8217;ın gelişmekte olan nükleer programı üzerinde uluslararası uzlaşma sağlanmasına yardımcı olabilecek potansiyele sahip bir aracı olarak görülüyor.</p>
<p>Tasarının komitede onaylanmasından bu yana Washington ile &#8220;olumlu gelişmeler&#8221; kaydedildiğini vurgulayan Erdoğan, cuma günü, &#8220;Beş altı ay önce, nükleer silahların kullanımını ve çoğalmasını önlemek gibi güzel bir amaç için hazırlanan ve diğer ülkelerin de katılacağı uluslararası bir organizasyona davet edilmiştim. ABD&#8217;ye gideceğim&#8221; dedi.</p>
<p>Soykırım tasarısıyla ilgili hoşnutsuzluğunu nükleer güvenlik zirvesi çerçevesinde dile getireceğini belirten Erdoğan, &#8220;Gündemdeki tek madde nükleer konu değil. Görüşülecek birçok başka konu daha var. Washington&#8217;daki görüşmeler önemli bir fırsattır ve bunu iyi değerlendireceğiz. Gereken her şeyi hazırladık.&#8221; dedi.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>ÖZEL HABER</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN PARİS ZİYARETİ</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Başbakan Erdoğan&#8217;ın Paris&#8217;teki temasları Dünya Basınında yankı buldu. Bunlardan bazıları şöyle:</p>
<p><strong>LİBERATİON:</strong><strong><br />
</strong><br />
Erdoğan, bir grup gazeteciye &#8220;Türkiye&#8217;nin gerek siyasi, gerek ekonomik olsun AB&#8217;ye üye bazı ülkelerden çok daha fazla kriteri yerine getirdiğinin&#8221; altını çizerek, &#8220;üyeliğin artık bir tartışma konusu olmadığını, Türkiye&#8217;nin müzakereleri başlattığını ve bu yönde devam etmekte olduğunu, 27&#8242;lerin çoğunluğunun ise Türkiye&#8217;yi desteklediğini&#8221; anlattı ve &#8220;Nicolas Sarkozy&#8217;nin de yaklaşımını gözden geçirebileceğini düşündüğünü&#8221; vurguladı. Sarkozy, ülkesinin kasım ayında devralacağı G20 dönem başkanlığının başında Türkiye&#8217;yi ziyaret etmeye söz verdi.</p>
<p><strong>LE MONDE:</strong><strong><br />
</strong><br />
Türkiye&#8217;nin İran ile ilgili söylemindeki bu sapmasının sorumluluğunun bir kısmı Berlin ve Paris&#8217;e ait. Başka bir deyişle, Almanya ve Fransa&#8217;nın Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye tam üyeliğine karşı olmaları, Ankara&#8217;yı bir tür radikalleşmeye mi yönlendiriyor?</p>
<p>Bu açıklama tatmin edici olmak için fazla basit. Ama belki bir parça gerçeklik barındırıyor. Türkiye&#8217;yi Birlik&#8217;ten uzak tutmanın siyasal bir bedeli var. Tersine, aynı zamanda AB üyesi olan ve Yakın ve Orta Doğu&#8217;da sağlam bir güvenirliğe sahip bir Türkiye&#8217;nin, Avrupa etkisinin nasıl büyük bir aracısı olacağını ve bölgenin en radikal unsurları nezdinde ağırlığını koymak için daha fazla koza sahip olacağını düşünüyoruz.</p>
<p>Tarih sona ermedi. Sarkozy bütün kapıları kapatmadı. Cumhurbaşkanı, tez zamanda Ankara&#8217;ya gitme sözünü tutmalı.</p>
<p><strong>AUJOURD&#8217;HUİ EN FRANCE:</strong><strong><br />
</strong><br />
Recep Tayyip Erdoğan, Elysee Sarayı&#8217;nda çalışma yemeğine geçmeden önce yaptığı açıklamada, &#8220;Nicolas Sarkozy&#8217;nin fikir değiştireceğini ve Türkiye&#8217;nin AB üyeliği konusundaki yaklaşımını gözden geçireceğini görmek konusunda ümitsiz değilim.&#8221; dedi. Ancak gerçekte, Türkiye Başbakanı ve Fransa Cumhurbaşkanı uzunca bir sağırlar diyalogu kurdular. Fransa Cumhurbaşkanı, her ne kadar Fransa&#8217;nın, gelecek kasım ayında G20&#8242;nin Dönem Başkanlığını devralacağı sırada Türkiye&#8217;yi ziyaret edeceğine dair söz verse de iki devlet adamı, hayati bir konu olan Türkiye&#8217;nin AB üyeliği hususundaki fikir ayrılıklarını ortaya çıkarmaktan öteye gidemediler. Geçen hafta İstanbul&#8217;a giden Almanya Başbakanı Angela Merkel gibi Sarkozy de Türkiye&#8217;nin AB üyeliğine şiddetle karşı. Fransa Cumhurbaşkanı, geçen haziran ayındaki Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesindeki açıklamada, Avrupa&#8217;nın &#8220;sonsuz bir genişlemeyle kendini sulandırmayı&#8221; bırakması gerektiğini ve 71 milyon nüfuslu Müslüman bir ülkenin de &#8220;üye olma istidadının olmadığını&#8221; ifade etti. Sarkozy, fikrini değiştirmedi&#8230;</p>
<p><strong>LE FİGARO:</strong><strong></p>
<p></strong>Türk Başbakan, İsrail Devleti&#8217;nin &#8220;kışkırtmalarına&#8221; karşı sesini yükseltti. Türkiye ile İsrail arasında sesler yükseliyor. Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın ziyaretinin tüm dikkatleri yeniden Paris ile Ankara arasında Türkiye&#8217;nin AB üyeliğine ilişkin gerginliklerin üzerine çekmesi beklenirken, bu gerginlikler Türk ve İsrail hükûmetlerinden gelen ve iki ülke arasındaki ilişkide aylardır görülen bozulmayı noktalayan sert açıklamalarla gölgelendi.</p>
<p><span style="text-decoration:underline;"><br />
</span><strong>THE WALL STREET JOURNAL:</strong></p>
<p>Merkezi Brüksel&#8217;de bulunan düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu&#8217;nun çarşamba günü yayımladığı 38 sayfalık raporda, Türkiye&#8217;nin Batı&#8217;ya sırtını döndüğü fikrinin &#8220;yanlış&#8221; olduğu belirtiliyor. Raporda, Türkiye&#8217;nin Avrupa ülkeleriyle ticaretinin Orta Doğu ülkeriyle yaptığı ticaretle karşılaştırıldığında açık ara bir fark olduğu ve Avrupa Birliği üyeliğinin ana hedef olarak devam ettiği belirtiliyor. Raporda ayrıca, Erdoğan&#8217;ın Batılı müttefiklerinin güvenini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu konusuna da dikkat çekildi.</p>
<p>Fransa&#8217;nın 1915 yılında Osmanlı dönemindeki Ermeni kıyımını soykırım olarak tanımasının ardından Erdoğan dün, kısa bir dönem gerileyen ticari ilişkileri düzeltmek ve Fransa&#8217;nın karşı olduğu Türkiye&#8217;nin AB üyeliğine ivme kazandırmak için bu ülkeyi ziyaret etti.</p>
<p><strong>EL PERIODICO:</strong><strong><br />
</strong><br />
Paris ve Ankara arasındaki elektrikli ilişki sürüyor. Dün Elize Sarayı&#8217;nda kabul edilen Türk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği&#8217;ne girişine olan reddinde Fransız Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy&#8217;yi yumuşatmayı başaramamakla birlikte Fransa&#8217;daki burka yasağı konusundaki tartışmayı eleştirerek bir yarayı kaşıdı. Ancak hepsi bu değildi. İsrail politikasını &#8220;barış için ana tehdit&#8221; olarak niteleyen Erdoğan, Orta Doğu&#8217;daki geleneksel müttefikiyle artan gerilimi birkaç volt daha yükseltti.<br />
<span style="text-decoration:underline;"><br />
</span><strong>ETHNOS:</strong><strong><br />
</strong><br />
Cumhurbaşkanlığındaki görüşmeden sonra yayımlanan ortak bildiride, &#8220;İki lider Türkiye&#8217;nin AB üyeliğiyle ilgili tezlerini tekrarladı ancak ekonomiyle birlikte bütün alanlarda iş birliğini güçlendirmek konusunda anlaşma sağladılar.&#8221; dendi.</p>
<p>Fransa Cumhurbaşkanı ve Başbakanından sonra Erdoğan, Türkiye&#8217;de yatırım yapma eğilimi olan Fransız yatırımcıların &#8220;kaymak tabakasıyla&#8221; görüştü. Fransa, 2009 yılında 600 milyon avroyla Türkiye&#8217;de yatırım yapan ülkeler arasında ikinci sırada bulunuyor. Sadece Bursa fabrikasında Renault geçen sene 280 bin araç üretti, Gaz de France şirketi İstanbul&#8217;un doğal gaz ağına &#8220;göz dikmiş&#8221; durumda.</p>
<p><em>*Haberler Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nden alınmıştır.</em></p>
<p><em> </em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dtrk.wordpress.com/214/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dtrk.wordpress.com/214/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dtrk.wordpress.com/214/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dtrk.wordpress.com/214/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dtrk.wordpress.com/214/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dtrk.wordpress.com/214/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dtrk.wordpress.com/214/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dtrk.wordpress.com/214/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dtrk.wordpress.com/214/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dtrk.wordpress.com/214/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dtrk.wordpress.com/214/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dtrk.wordpress.com/214/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dtrk.wordpress.com/214/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dtrk.wordpress.com/214/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=214&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dtrk.wordpress.com/2010/04/22/18-nisan-konusulanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/36492f7db1b2bcfef7552a4b0c0d21b5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dunyaturkiyeyikonusuyor</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/el_halic.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">el_halic</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/yeni_azerbaycan.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">yeni_azerbaycan</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/wallstreetjournal.png?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">WallStreetJournal</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/the_hill_page.jpg?w=105" medium="image">
			<media:title type="html">the_hill_page</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>11 Nisan Konuşulanlar</title>
		<link>http://dtrk.wordpress.com/2010/04/12/11-nisan-konusulanlar/</link>
		<comments>http://dtrk.wordpress.com/2010/04/12/11-nisan-konusulanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2010 07:51:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dunyaturkiyeyikonusuyor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Geçtiğimiz Hafta&#039;nın Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye Basını]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere Basını]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dtrk.wordpress.com/?p=208</guid>
		<description><![CDATA[MISIR EL AHRAM: TÜRKİYE VE İSRAİL&#8230; ÇIKAR DİLİNİN HÂKİM OLDUĞU BİR İLİŞKİ Türk ordusunun son günlerde İsrail&#8217;den teslim aldığı 6 adet insansız Heron uçaklarının test uçuşu, Doğu Anadolu&#8217;nun Batman kentinde yapıldı. Önümüzdeki iki ay içinde de Türk ordusuna ikinci ve &#8230; <a href="http://dtrk.wordpress.com/2010/04/12/11-nisan-konusulanlar/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=208&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>MISIR</h3>
<h3>EL AHRAM: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/el_ahram_logo.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-206" title="El_Ahram_logo" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/el_ahram_logo.jpg?w=150&#038;h=92" alt="" width="150" height="92" /></a><br />
TÜRKİYE VE İSRAİL&#8230; ÇIKAR DİLİNİN HÂKİM OLDUĞU BİR İLİŞKİ</h3>
<p>Türk ordusunun son günlerde İsrail&#8217;den teslim aldığı 6 adet insansız Heron uçaklarının test uçuşu, Doğu Anadolu&#8217;nun Batman kentinde yapıldı. Önümüzdeki iki ay içinde de Türk ordusuna ikinci ve son teslimat yapılacak.</p>
<p>Yahudi devletinden ithal edilen silahlarda, bazı teknik aksaklıklar çıkabiliyor olsa da başkent Ankara&#8217;da askerî işlerden sorumlu olanlar bunu, iki ülke arasındaki askerî sanayi alanında önemli ve sürekli gelişen iş birliği yolunda bir engel olarak görmüyor. Buna kanıt olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül&#8217;ün doğduğu yer olan Kayseri&#8217;de nisan ayında bir tören düzenlenecek. Bu törende, modernizasyonlarının yapılması için İsrail&#8217;e verilen tanklar teslim edilecek. Baharın gelmesiyle de hava yolları şirketleri İstanbul-Tel Aviv seferlerine başlayacak. Bu durum, her iki ülkede yoğun sise neden olan ve bir daha güneşin doğmayacağı düşüncesini yaratan uzun bir sonbahar sonrasında gerçekleşecek.</p>
<p>Gürültü, bir ana başlıktı ve hâlâ yankıları farklı yerlerde yankılanıyor. Ankara&#8217;daki Başbakanlıktan işgali ve yerleşim politikalarını kınayan cümleler yükseldi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bütün illerdeki parti yetkilileri önünde sözlü olarak Gazze&#8217;deki trajik durum sona ermedikçe İsrail ile ilişkilerin normalleştirilmeye devam edilemeyeceği taahhüdünde bulundu. Aynı zamanda Almanya&#8217;da bulunan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, gerçekçi olmaktan ziyade duygusal açıklamalarda bulunuyordu.</p>
<p>Almanya&#8217;nın Münih kentinde haftalar önce düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı&#8217;na katılan Türkiye Dışişleri Bakanı, ülkesinin Tel Aviv Büyükelçisinin itibarını, alçak koltuğa oturtmak suretiyle zedelemeye çalışan İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon ile aynı panelde bulunmak istemediğini söylemişti. Davutoğlu ayrıca İsrail&#8217;e işaret ederek bölgenin nükleer silahlardan arındırılmış olmasını temenni ettiğini ifade etti.</p>
<p>Öte yandan İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, bir öfke kampanyasına öncülük ederek Türkiye&#8217;de iktidarda bulunan kesime antisemitizm suçlamaları yöneltti. Anadolu&#8217;nun konumunu küçümsemek maksadıyla İsrail&#8217;de bir internet sayfası, İsrail&#8217;in hiç kimsenin haberi olmadan herhangi bir hava sahasını ihlal edebileceğine işaret etti. Bunu yazarken iki İsrail casus uçağının, Türk Ordusu&#8217;nun bilgisi olmadan 17 Mart gecesi Türk hava sahasını ihlal ettiğine işaret ediyordu. Ancak Türk Ordusu hızlı bir şekilde açıklama yaparak bu durumdan haberdar olduğunu ve bu iki uçağa izin verdiğini belirtti. Bu olay, hem İsrail ile AK Parti Hükûmeti arasındaki hem de söz konusu hükûmet ile askerî müessese arasındaki karmaşık ilişkilerin göstergesidir.</p>
<p>İktidardaki AK Parti, ülkesinin İsrail&#8217;i tanımakta öncü olduğu için bir şekilde özür dilemeye çalışıyor gibi görünüyor. Bunun için de İslam ülkeleriyle iş birliği konusuna özen gösteriyor ve İsrail ile çatışmasında Arap ülkelerini destekler bir politika izliyor.</p>
<p>Çıkar dili, Türk toplumunun etkin sektörleri için çok önemlidir. İsrail, bu kesimle sürekli bir iletişim içinde. Ankara&#8217;yı ziyaret eden İsrailli yetkililerin, Anıtkabir&#8217;i ziyaret ederek Atatürk&#8217;ün mozolesine çelenk koyması, kesilmesi mümkün olmayan ilişkilere yönelik bir mesajdır.</p>
<h3>İNGİLTERE</h3>
<h3>FINANCIAL TIMES: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/financial_times_2.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-207" title="financial_times_2" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/financial_times_2.jpg?w=150&#038;h=150" alt="" width="150" height="150" /></a><br />
TÜRK EKONOMİSİ İYİYE GİDİYOR</h3>
<p>Türk ekonomisi, yıllık yüzde 6&#8242;lık büyüme oranıyla, analistlerin beklentileri karşısında ve Merkez Bankasına faiz oranlarını artırması yönünde baskı yaparak 2009 yılının son çeyreğinde küçülmeden çıkmaya başladı.</p>
<p>Veriler, Türkiye&#8217;nin kendi bölgesinde, küresel krizden en güçlü çıkan ülkelerden biri olduğunu gösterdi. Dün yayımlanan veriler, hükûmetin yüzde 6&#8242;lık küçülme beklentisine rağmen yıl genelinde küçülmenin yüzde 4,7 olduğunu gösterdi.</p>
<p>İyileşme, yüksek kişisel tüketimlerle ve hükûmet harcamalarındaki artışla gerçekleşti. Barclays Capital&#8217;den ekonomist Christian Keller, Türkiye canlandırıcı unsur olarak daha ziyade iç talebin artmasını umut edebilir.&#8221; dedi.</p>
<p>Ekonomi Bakanı Ali Babacan, 2010&#8242;daki ekonomik büyümenin, hükûmetin orta vadeli mali planlarında da öngörüldüğü gibi yüzde 3,5&#8242;i aşmasını beklediğini söyledi.</p>
<p>JPMorgan&#8217;dan ekonomist Yarkın Cebeci iç tüketimde fark edilebilir herhangi bir değişikliğin, kredi talebi veya fiyatlandırma tutumunun, Merkez Bankası&#8217;nı daha etkin olmaya veya faiz oranlarını artırmaya beklenenden daha erken başlamaya teşvik edebileceğini belirtti.</p>
<p>Ancak analistler, Merkez Bankası&#8217;nın, para politikasını sertleştirmeden önce likiditeyi artırmak için teknik tedbirler almasının daha muhtemel olduğunu söylüyor.</p>
<h3><strong>ÖZEL HABER</strong></h3>
<h3><strong>DÜNYA BASININDA ERDOĞAN VE MERKEL GÖRÜŞMESİ</strong></h3>
<h3>Angela Merkel&#8217;in Türkiye ziyaretini yakından takip eden Dünya Basınından birkaç başlık ve haber şöyle:</h3>
<p><strong>WALL STREET JOURNAL: ERDOĞAN ZAMANINI BOŞA HARCIYOR </strong><br />
Başbakan Erdoğan, Angela Merkel&#8217;in ziyaretinin verdiği fırsattan yararlanarak yine Türkiye&#8217;nin tam üyelik hedefini kabul ettirmeye çalıştı. Zamanını boşa harcıyor. Yunanistan&#8217;ın kurtarılması konusunda tutumundan hiç taviz vermeyen Alman Başbakanı, bu konuda bir U dönüşünü de yapmaya hazır değil.</p>
<p><strong>MÜNCHNER MERKUR: <strong>ERDOĞAN&#8217;A TEŞEKKÜR ETMEK LAZIM!</strong></strong><br />
Başbakan Erdoğan’a teşekkür etmek gerekir, zira tahrik edici açıklamalarıyla Başbakan Merkel’i, pozisyonlarını net bir biçimde açıklamak zorunda bıraktı.</p>
<p>Erdoğan örneğin İran’ın nükleer programı çerçevesinde AB’nin tüm çabalarına ters çıkışlarda bulundu, iç politik reflekslerle dış ülkelerde yaşayan Türkleri, konuk oldukları ülkelere karşı kullanmaya çalıştı ve Şansölye Merkel’e Türk düşmanlığı suçlamasını bile yöneltmekten çekinmedi. Aslında Angela Merkel bu noktada kızgınlığını daha belirgin biçimde sergilemeliydi. Ancak AB’nin Türkiye’ye uyguladığı korkak ve tehlikeli oyalama taktiği de yerini artık, akılcı bir ‘ne verirsem, karşılığında ne alırım’ tartışmasına bırakması gerekir. İşte bu konuda Şansölye Merkel’den daha cesaretli davranması beklenir.</p>
<p><strong>FINANCIAL TIMES DEUTSCHLAND: <strong>KABUL ETMEK İSTEMİYORUZ SİNYALİ TEHLİKELİ</strong></strong><br />
Avrupa’nın Türkiye’yi ısrarla kulübe kabul etmek istemediği sinyali vermesi tehlikeli. Zaten Türkiye’nin de hemen yarın AB’ne üye olması diye bir durumun söz konusu değil.<br />
Türkiye, AB’nin önemli ülkelerinden biri olan Almanya’dan, ciddi bir üyelik perspektifi sinyali vermesini bekliyor. Başbakan Merkel Türkiye&#8217;deki gezisinden cesaret alarak, bu konuda kendi partisi içinde değişim yolunu açmalıdır.</p>
<p><strong>STUTTGARTER ZEİTUNG:</strong><strong> </strong><strong>MERKEL TEMKİNLİ BİLİNİRDİ AMA&#8230;</strong><br />
Başbakan Merkel normalde daha temkinli açıklamalara eğilimli bir politikacı olarak tanınmasına rağmen, Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde yakında yapılacak seçimleri göz önünde bulundurarak, Başbakan Erdoğan’ın Almanya’da Türk okulları açılması önerisine kamuoyu önünde karşı çıktı. Ancak her iki politikacı da seçim taktiklerinin hangi noktaya kadar sürdürülebileceğini ve hangi noktadan itibaren ikili ilişkilerin bundan zarar göreceğini bilmeleri gerekir. Belki biraz gecikmeli de olsa, Merkel ve Erdoğan bu konuda sorumluluklarının bilincinde olduklarını sergilediler.</p>
<p><strong>GUARDİAN:</strong><strong> </strong><strong>GERGİN ZİYARET</strong><br />
Türklere yönelik nefret iddialarının ardından Angela Merkel&#8217;in gergin Ankara ziyareti gerçekleşiyor. Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye&#8217;nin AB üyeliğine muhalefetini tekrarlamasından ötürü Merkel&#8217;i suçladı.</p>
<p><strong>FINANCIAL TIMES:</strong> <strong>OKULLAR İHTİLAFINI GİDERMEYE ÇALIŞTI</strong><br />
Angela Merkel, Türkiye ziyareti sırasında okullar ihtilafını gidermeye çalıştı. Ankara ve Berlin, Almanya&#8217;daki Türk liselerinin açılması çağrıları konusunda karşı karşıya geldi. Bir Türk yetkilisi, görüşmelerin çözüm için zemin hazırladığını söyledi.</p>
<h3>SURİYE</h3>
<h3>EL THAWRA: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/el_thawra.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-209" title="el_thawra" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/el_thawra.jpg?w=150&#038;h=138" alt="" width="150" height="138" /></a><br />
SURİYE VE TÜRKİYE&#8230; GELECEĞE GİDEN YOL HARİTASI</h3>
<p>Türkiye&#8217;yi ziyaret eden biri, Türklerin Suriyelilere duyduğu derin sevgiyi ve Cumhurbaşkanı Beşşar Esad&#8217;ın özel konumunu hissedebilir.</p>
<p>Türkler, Suriye-Türkiye ilişkilerindeki canlanmanın, Cumhurbaşkanı Esad ile Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan&#8217;ın attıkları önemli adımlarla ilgili olduğunda hemfikir. Onlarca yıl biriken, psikolojik ve siyasi engeller oluşturan buzlar kırıldı. Geçmişte var olan boşluk, bu boşluğu büyütmek, siyasi düşmanlık yaratmak, Türk halkının nazarında Arapların imajını zedelemek için pusuda bekleyen birtakım güçler tarafından kullanılmıştı.</p>
<p>Burada, Türk medya mensupları ile Suriyeli meslektaşlarının bakış açıları arasındaki uyuma işaret etmek faydalı olacaktır. Bu uyum, özelikle de geçen 80 yıllık anlaşmazlığın nedenleri üzerine yapılan diyaloglarda ön plana çıktı. Bunda Siyonist medya ile Batı medyasının payının yanı sıra geçmiş hükûmetlerin düşmanın yanında yer almasının, hatta onunla ittifak kurmasının rolü vardı. Üstelik Filistin davası Araplar için merkezi bir mesele iken bu durumun yaralayıcı etkisi oldukça fazlaydı.</p>
<p>Her türlü durumda medya mensuplarının üzerinde mutabık olduğu bir bakış açısı var ki o da bulutların dağılmış olduğu ve siyaset ile medyanın kapılarının ardına kadar açıldığı. Araplar ve Türkler tarihleriyle barışıyorlar ve ona artık olumlu ve olumsuz yönlerini görerek eleştirel bir gözle bakıyorlar. Dolayısıyla geçmişe şöyle bir dönmek ve vaatler sunan geleceği görmek gerek; çünkü Amerika&#8217;nın şemsiyesinin yırtılmasının ve uluslararası bloklaşma sisteminin kaybolmasının ardından bölgede varlık gösteren yeni gerçekler var. Artık bölge ülkelerini kapsayacak, Suriye ile Türkiye&#8217;nin stratejik konumları gereği asal bir rol alabilecekleri bölgesel bir blok kurulabilir.</p>
<p>Tarihte, Araplarla Türklerin çok iyi idrak ettiği tartışmasız dersler varsa o da Arap-Türk etkileşiminin tarihin en önemli imparatorluklarından birini oluşturduğu gerçeğidir. Şimdi de imparatorluk dönemindekilerin aynısı olması gerekmeyen yeni temeller üzerine bir iş birliği kurmak mümkün. Şimdi artık nüvesi ortak çıkarlar olan yeni temeller kurulabilir. Hızla gelişen Suriye-Türkiye ilişkilerinin taşıdığı yeni umutlar ve hayaller var. Bunları gerçekleştirmek elbette bir piknik havasında olmayacaktır, çünkü pusuya yatanlar çok. Herkes, bu durumun ABD ile Siyonistlerin hoşuna gitmeyeceğini biliyor. Ancak tren raylara oturdu, sürücüler de yolları ve treni kullanmayı iyi biliyor.</p>
<h3>BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ</h3>
<h3>GULF NEWS: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/gulf_news_2.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-210" title="gulf_news_2" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/gulf_news_2.jpg?w=150&#038;h=148" alt="" width="150" height="148" /></a><br />
KÖRFEZ&#8217;DEKİ ARAP ÜLKELERİNDEN ÇOK DAHA FAZLA TURİST TÜRKİYE&#8217;Yİ TERCİH EDİYOR</h3>
<p>Tüm dünyada uluslararası turizmi olumsuz etkileyen bir mali krizin yaşanıyor olmasına rağmen Körfez&#8217;deki Arap ülkelerinden Türkiye&#8217;yi en gözde seyahat güzergahı olarak seçen turist sayısı 2009 yılında yüzde 16,45 oranında arttı.</p>
<p>Ayrıca güncel istatistiki verilere göre 2009 yılında dünyanın her yerinden Türkiye&#8217;yi ziyaret eden turist sayısı 27 milyonun üzerinde, ki bu da 2008 yılına kıyasla yüzde 2,8 artış olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Bu sayı içerisinde en büyük payı, Körfez&#8217;deki Arap ülkelerinden yüzde 21,36 artış ile Kuveyt, yüzde 12,7 artış ile Birleşik Arap Emirlikleri, yüzde 12,49 artış ile Bahreyn yüzde 20,31 artış ile Suudi Arabistan ve yüzde 0,82 artış ile Katar oluşturuyor.</p>
<p>Dubai Kültür ve Enformasyon Ataşesi ve aynı zamanda Birleşik Arap Emirlikleri Türk Turizm Ofisi direktörü Emin Kaya, mali krize karşın bu rakamların artacağı görüşünde.</p>
<p>Kaya Türkiye&#8217;nin zengin kültürel ve turistik hazinesinin, Arapların özellikle de Körfez&#8217;deki Arap ülkelerinin vatandaşlarının dikkatini çekebileceğini belirtiyor.</p>
<p>Kaya &#8220;Bölgedeki turizmi teşvik eden faaliyetlerin devamlılığını ve Türk turizm ürünlerinin tüm bölgesel ve uluslararası piyasalara ulaşıncaya değin büyümesini amaçlayan, Ankara&#8217;daki Turizm Bakanlığının vizyonu ve çabalarına destek olmak için çok çalışıyoruz.&#8221;</p>
<p><em>Haberle BasınYayın Enformasyon Genel Müdürlüğü&#8217;nden alınmıştır.</em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dtrk.wordpress.com/208/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dtrk.wordpress.com/208/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dtrk.wordpress.com/208/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dtrk.wordpress.com/208/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dtrk.wordpress.com/208/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dtrk.wordpress.com/208/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dtrk.wordpress.com/208/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dtrk.wordpress.com/208/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dtrk.wordpress.com/208/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dtrk.wordpress.com/208/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dtrk.wordpress.com/208/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dtrk.wordpress.com/208/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dtrk.wordpress.com/208/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dtrk.wordpress.com/208/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=208&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dtrk.wordpress.com/2010/04/12/11-nisan-konusulanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/36492f7db1b2bcfef7552a4b0c0d21b5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dunyaturkiyeyikonusuyor</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/el_ahram_logo.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">El_Ahram_logo</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/financial_times_2.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">financial_times_2</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/el_thawra.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">el_thawra</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/04/gulf_news_2.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">gulf_news_2</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>28 Mart Konuşulanlar</title>
		<link>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/29/28-mart-konusulanlar/</link>
		<comments>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/29/28-mart-konusulanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Mar 2010 11:55:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dunyaturkiyeyikonusuyor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Azerbaycan Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Belçika Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Geçtiğimiz Hafta&#039;nın Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan Basını]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere Basını]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dtrk.wordpress.com/?p=202</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Türkiye’yi konuşmaya devam ederken geçtiğimiz hafta süzgecimizde kalan haberler şöyle: YUNANİSTAN ELEFTHEROTİPİA: ABD VE ERDOĞAN FENOMENİ 11 Eylül kâbusundan sonra Amerikan yönetimi eski tanıdıklarıyla, ılımlı İslam hareketleri ve Müslüman kardeşlerle ilişkilerini canlandırmaya yöneldi. ABD&#8217;nin hedefi El Kaide ağıyla ve &#8230; <a href="http://dtrk.wordpress.com/2010/03/29/28-mart-konusulanlar/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=202&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünya Türkiye’yi konuşmaya devam ederken geçtiğimiz hafta süzgecimizde kalan haberler şöyle:</em></p>
<h3>YUNANİSTAN</h3>
<h3>ELEFTHEROTİPİA: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/eleftherotypia1.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-198" title="Eleftherotypia" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/eleftherotypia1.jpg?w=121&#038;h=150" alt="" width="121" height="150" /></a><br />
ABD VE ERDOĞAN FENOMENİ</h3>
<p>11 Eylül kâbusundan sonra Amerikan yönetimi eski tanıdıklarıyla, ılımlı İslam hareketleri ve Müslüman kardeşlerle ilişkilerini canlandırmaya yöneldi. ABD&#8217;nin hedefi El Kaide ağıyla ve genelde terörle mücadele çerçevesinde, ister muhalefette ister iktidarda olan bu tanıdıkların aralarında işbirliği yapmalarıydı.</p>
<p>Hatta ABD, bazı Arap ülkelerinde ve geniş bölgede tanıdıklarına, yönetime geçmeleri ya da iktidara ortak olmaları yönünde kolaylık sağlamayı vaat etti. Ancak bunun bir şartı da vardı: Herkes tarafından kabul edilmesi için siyasi açıdan daha esnek davranmaları, bir dereceye kadar liberal olmaları ve farklılığı kabul etmeleri gerekiyordu. Bu çaba başarılı olamadı çünkü ABD&#8217;nin eski dostları uluslararası alandaki yeni şartlara ayak uyduramadı. Bunun üzerine halkın taleplerini tatmin etme yeteneğine sahip olan ve aynı zamanda da bölge ülkelerinden ve uluslararası toplum tarafından kabul edilebilir bir model olan Türkiye&#8217;ye yöneldiler.</p>
<p>ABD, ayrıca, Orta Doğu&#8217;daki boşluğu İran&#8217;ın doldurmamasının gerekli olduğunu da biliyor. Bu nedenle ortaya çıkan Erdoğan &#8220;fenomenini&#8221; desteklediler ve generallere darbe yapmayı unutmaları gerektiğini anlattılar. Bu değerlendirmeler ve hesaplar Bush yönetimine aitti. Obama yönetimi Erdoğan&#8217;ın &#8220;pehlivanlıklarını&#8221; acaba nasıl değerlendiriyor?</p>
<p>Washington&#8217;daki çevreler rahatsız çünkü Erdoğan-Gül &#8220;ikilisi&#8221; kolay eğilmeyen Tahran&#8217;ı destekliyor, İsrail ile siyasi gerginlik yaratıyor, Suriye ile ilişkisi var, Hizbullah, Hamas ve Amerikalılar tarafından aranan Muhammed Al Sadr ile görüşüyor. Amerikalılar &#8220;ikilinin&#8221; ve medyanın gün geçtikçe aşırı yanlıların ifade ve terminolojisinden farkı olmayan bir dini ifade tarzı ve terminoloji benimsemesinden de rahatsız oluyor.</p>
<p>Teorilerin, varsayımların ve &#8220;Balyoz&#8221;un hedefi ne olursa olsun Amerikalılar bu durumu, &#8220;ikilinin&#8221; generallerin &#8220;yaramazlıklarıyla&#8221; uğraşma zorunda kalmasını, kendi politikalarını uygulamasına yönelik baş kaldırmalarının &#8220;frenlenmesinde&#8221; fırsat olarak görüyorlar.</p>
<h3>İNGİLTERE</h3>
<h3>EL ŞARK&#8217;UL EWSAT: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/sark_ul_ewsat.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-199" title="sark_ul_ewsat" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/sark_ul_ewsat.jpg?w=89&#038;h=150" alt="" width="89" height="150" /></a><br />
İKİ FARKLI YOL VE İKİ FARKLI AMAÇ</h3>
<p>Türkiye ile İran&#8217;ın bölgesel duruşlarını nasıl kıyaslamalı? Bu konudaki kriter ne olmalı? Bu makale aracılığıyla her iki ülkedeki askeri gücün önemli rolüne odaklanmaya çalışacağım.</p>
<p>Türkiye yıllarca, doğrudan veya dolaylı olarak, laikliğin birinci hamisi olan askeri iktidar tarafından yönetildi. Ordu, laikliğin herhangi bir çıkmazla karşı karşıya olduğunu hissettiği anda darbe yoluyla müdahalede bulundu.</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün cumhuriyeti kurmasının ardından ordu, devletin resmi ideolojisi olan Atatürkçülüğün hamisi olarak konumunun farkına vardı. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Türk politikası üzerindeki etkisini ve ulusal güvenlikle ilgili konularda karar alma yetkisini halen koruyor. Zaten ordunun siyasete müdahale konusundaki uzun geçmişi, gizli bir şey değil.</p>
<p>Şimdi ise Türkiye, tıpkı Hindistan ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi doğru yolda ilerlerken ordu, kendine uygun olan yerde duruyor. Diğer bir deyişle Türkiye&#8217;de büyük bir devrime tanık oluyoruz.</p>
<p>Bu başarıyı, modern Türkiye&#8217;nin gerçekleştirdiği pek çok başarıda net bir şekilde görmek mümkün: Türk ekonomisi Avrupa&#8217;nın 7. büyük ekonomisi sayılıyor, siyasi alanda bölgedeki esas oyunculardan biri olarak görülüyor, uluslararası ilişkiler ve jeopolitikada ise büyük bir ağırlığa sahip.</p>
<p>Türkiye, akılcı duruşu ve tarafsızlığı nedeniyle Hamas ve el Fetih arasında bile ön planda bir rol üstlenebilir. Öte yandan İran bu rolü oynayamaz; çünkü Hamas&#8217;ın tarafını tutuyor. Üstelik el Fetih, İran&#8217;ın bu konuda yapıcı bir rolü olabileceğine inanmıyor.</p>
<p>İran Devrim Muhafızları da yeni bir döneme giriyor. Son cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlarıyla oynamasının ardından Muhafızlar, pek çok aydını, yazarı ve gazeteciyi tutukladı ve İçişleri Bakanlığını egemenliği altına aldı. Humeyni, silahlı kuvvetlerin siyasileştirilmemesini teşvik etmiş olsa da anayasanın 150. maddesi Devrim Muhafızlarını &#8220;devrimin ve başarılarının hamisi&#8221; olarak tanımlıyor ki bu da en azından siyasi bir görev sayılabilir.</p>
<p>Pek çok kaynak, seçimlerden sonra Muhafızların artan rolüyle ilgili olarak şu yorumu yaptı: Ordu, İran&#8217;daki en büyük garantör olmayı bekliyor. Pek çok İranlı, seçimlerin Muhafızlar tarafından yapılmış açık bir darbeden ibaret olmasından endişe ediyor. İnsanlar, İran&#8217;ın, Şii bir tarafı da olan askeri sisteme dayalı bir hükûmete dönüşmüş olmasından korkuyor.</p>
<p>Ayetullah Muntazari, vefat etmeden iki ay önce: &#8220;İran&#8217;da tanık olduğumuz şey, bir fakihin değil, ordunun velayeti.&#8221; demişti. Öyle görünüyor ki fakihin velayeti, pek çok makamı işgal etmesi için, aşama aşama Devrim Muhafızlarının yolunu hazırlıyor. Türkiye&#8217;de, hatta Pakistan&#8217;da ordu, son yıllarda asal bir rol oynadı. Ancak son zamanlarda ordunun doğru yönde ilerlediğini görmeye başladık. İran&#8217;da ise bunun tam tersi yaşandı. Son on yılda, özellikle de reformcuların 1997 seçimlerinde elde ettiği başarının ardından, Devrim Muhafızlarının asıl rolünde bir dönüşüme tanık olduk. Muhafızlar, Humeyni&#8217;nin nasihatinin aksine, siyasi makamların hepsini işgal etti. Zaten Ahmedinejad hükûmeti de Muhafızların elinde oyuncak olmuş gibi görünüyor ki bu da İran için yeni bir yönelim ve yeni bir gaye anlamına geliyor.</p>
<h3>BELÇİKA</h3>
<h3>LE SOİR: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/lesoir_gazete.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-200" title="LeSoir_gazete" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/lesoir_gazete.jpg?w=92&#038;h=150" alt="" width="92" height="150" /></a><br />
AVRUPA YOLU KIBRIS&#8217;A TAKILIYOR</h3>
<p>Kıbrıs dosyası Türkiye&#8217;deki bayramı bir parça bozdu. Genişlemeden sorumlu yeni AB Komisyon üyesi Stefan Fule&#8217;yi ağırlayan Türk diplomatların yüzlerindeki gülümsemenin arkasında, Ankara Protokolü&#8217;nün uygulanmaması nedeniyle yeniden azarlanmanın verdiği gerginlik ve rahatsızlık vardı.</p>
<p>Stefan Fule bir kez daha Türkiye&#8217;den &#8220;Ankara Anlaşması&#8217;nın ek protokolünü uygulamaya ve Kıbrıs ile ilişkilerini normalleştirmeye çağırdı yani 2005 yılında aldığı yükümlülükle, liman ve havalimanlarını Kıbrıslılara açmak.</p>
<p>Düşünüldüğü gibi Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu bu talebe yanıt vermedi. Bakana göre, &#8220;Kıbrıs gibi Avrupa süreciyle doğrudan ilişkili olmayan siyasal sorunlar nedeniyle&#8221; ülkesinin üyeliği gölgede bırakılamaz. Bu tutum dört yıldır bir milimetre bile değişmedi ve doğrudan bir duvara toslayabilir. Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Selim Yenel &#8220;Yıl sonuna kadar bir gelişme olmazsa, Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunmazsa ve Kıbrıslı Türklerin izolasyonu kaldırılmazsa, limanlarımızı açmayacağız.&#8221; açıklamasını yapıyor: &#8220;Avrupa Komisyonu olumsuz bir rapor hazırlayabilir ve Kıbrıslı Rumlar müzakerelerde yeni başlık açılmasını engelleyecek. Bu da fiili olarak müzakerelerin durdurulmasına neden olacak. Kıbrıs ve Fransa&#8217;nın engellemediği dört başlık kaldı. Bu en kötü senaryo, bunu istemiyoruz ancak gerçekçi olmalıyız.&#8221;</p>
<p>Gerçekten de 2010&#8242;un Kıbrıs için çözüm yılı olacağı söylenemez. Kıbrıs&#8217;ta iki toplum arasındaki müzakereler sürüyor ve hatta BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon&#8217;un Kıbrıs ziyaretinden sonra daha da hızlandı. Ancak Kıbrıs&#8217;ta bazıları, &#8220;müzakere komedisinden&#8221; söz ediyor, Güney&#8217;de Dimitri Hristofiyas hükûmetinin koalisyonu düşebilir ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat 18 Nisanda yeniden seçilemeyebilir.</p>
<p>İstanbul Galatasaray Üniversitesinden Beril Dedeoğlu, &#8220;Müzakerelerin sonuçlanacağını sanmıyorum. Talat yeniden seçilmeyecek ve yerine gelecek milliyetçi ile müzakereler daha da güç olacak. Bir yıl içinde global bir çözüm bulunacağı düşünülmemeli.&#8221; diyor. AB ile üyelik müzakerelerinin durdurulması olasılığı karşısında Türkiye ödün verecek midir? Beril Dedeoğlu, &#8220;Hayır zira bir yıl sonra genel seçimler var. Şu anda, Türk halkının Kıbrıs konusundaki endişelerini yatıştıracak şartlar yok.&#8221; yanıtını veriyor.</p>
<h3>AZERBAYCAN</h3>
<h3>YENİ AZERBAYCAN: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/yeni_azerbaycan.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-201" title="yeni_azerbaycan" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/yeni_azerbaycan.jpg?w=150&#038;h=138" alt="" width="150" height="138" /></a><br />
ABD, ERMENİSTAN&#8217;LA İLİŞKİLERİNDEN BİLE TAVİZ VERMEYE HAZIR</h3>
<p>&#8220;ABD Kongresi Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde, 1915 yılı olaylarıyla ilgili kabul edilen tasarı, bir grup Kongre üyesi ve senatör tarafından hazırlandı.</p>
<p>Raporda ayrıca, Kongre üyeleri ve senatörlerin, Amerika Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) ile söz konusu tasarıyla ilgili istişareler yaptığı vurgulanıyor: &#8220;Beyaz Saray&#8217;ın tasarıyla hiçbir ilgisi yok. Barack Obama yönetimi, Kongrede yapılan oylamaya olumsuz yaklaşıyor çünkü bu adımın, ikili ilişkilere zarar vereceğini biliyor. Ayrıca tasarı, mecburi nitelik taşımıyor ve Türkiye&#8217;nin üzerine herhangi bir sorumluluk yüklemiyor. ABD hükûmetinde, 1915 yılı olaylarıyla ilgili yasa tasarısından Türkiye&#8217;ye baskı aracı olarak yararlanan çok az Kongre üyesi ve senatör var. Onlar, Zürih protokolleri ve Rusya ile ilişkiler konusunda Türkiye&#8217;nin taviz vermesini, Afganistan ve İran konusunda ise destek vermesini istiyorlar. Beyaz Saray, Türkiye ile anlaşmak için baskının doğru yol olmadığını biliyor ve bu nedenle mayısta Kongrede Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili oylamanın yapılmasını önlemek istiyor.&#8221;</p>
<p>Stratfor uzmanlarına göre, Türkiye&#8217;nin, Dış İlişkiler Komitesinin kararına cevabı, daha çok sembolik nitelik taşıyor: &#8220;Büyükelçi geri çağırıldı ve ABD ile bazı ekonomik projelerin yeniden gözden geçirilebileceği şeklinde söylentiler çıktı. Fakat Ankara, bunun dışında hiçbir adım atmadı. Ayrıca, Komitenin kararının, Ankara ile Erivan arasında imzalanan protokollerin perspektifini de sıfırlayacağı şeklinde fikirler yürütülüyordu. Zürih protokolleri, zaten ne olursa olsun TBMM&#8217;de onaylanmayacaktı. Bu nedenle protokollerle tasarı arasında çok az bağlantı var.&#8221;</p>
<p>Uzmanlar, Azerbaycan&#8217;ın olaylara yaklaşımının çok ilginç olduğunu da kaydediyorlar: &#8220;Özellikle Bakü&#8217;nün Ankara&#8217;ya verdiği destek, ABD için önemli. Washington, Ermeni-Türk müzakerelerinden dolayı zarar gören Bakü-Ankara ilişkilerinin eskisi gibi olmasını istiyor. Türkiye, Kafkasya&#8217;da konumunu yeniden güçlendirmeye çalışan Rusya&#8217;ya karşı ABD&#8217;nin en güçlü dayanağı. Beyaz Saray, Bakü ile Ankara arasındaki ilişkilerin eskisi gibi iyi olması için Ermenistan ile ilişkilerinden bile taviz verebilir. ABD, Rusya&#8217;yı Kafkasya&#8217;dan uzak tutmak için her şeye hazır.&#8221;</p>
<h3>İNGİLTERE</h3>
<h3>EL HAYAT: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/el_hayat.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-203" title="el_hayat" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/el_hayat.jpg?w=150&#038;h=111" alt="" width="150" height="111" /></a><br />
ERDOĞAN, ERMENİLERLE İLGİLİ SÖZLERİNİN SAPTIRILMASINI ELEŞTİRDİ</h3>
<p>Başbakan Erdoğan daha önce yaptığı ve Türkiye&#8217;de kaçak çalışan yüz bin Ermeni&#8217;yi ülkeden göndermekle tehdit ettiği açıklamasını savundu ve uluslararası medya ile Türk medyasının, sözlerini, sanki Ermeni asıllı Türk vatandaşlarını kovmayı kastedermişçesine saptırdığını ifade etti. Erdoğan, Ermeni hükûmetinin, açıklamaların normalleştirme sürecindeki ilişkileri olumsuz yönde etkilediği yönündeki ithamlarını da reddetti ve aslında Avrupa ve ABD&#8217;deki Ermeni lobisine yanıt vermek istediğini söyledi. Bu açıklamaları saptırmaya çalışanların kötü niyetle hareket ettiğini belirten Erdoğan, bu kişilerin, Türkiye&#8217;nin bir yıl kadar önce Ermenistan sınırı yakınlarındaki en önemli Ermeni Ortodoks kiliselerinden birini nasıl restore ettiğini ve ilişkileri normalleştirmek için Ermenistan&#8217;a nasıl el uzattığını unuttuklarına dikkat çekti. Erdoğan, bütün bunların kişisel iradeyle yapıldığını da sözlerine ekledi ve özür çağrılarını reddetti. Erdoğan, &#8220;Kimden özür dilememiz gerektiğini, çok iyi biliyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p>CHP Başkanı Deniz Baykal, &#8220;Anayasa Mahkemesinin iki yıl önce laik Cumhuriyeti tehdit ettiği hükmüne vardığı AK Partinin, Anayasa Mahkemesinin yetkilerine müdahale etmeye hakkı yok.&#8221; dedi. MHP de anayasa değişikliğine karşı. Erdoğan ise değişiklikte kararlı olduğunu, gerekirse referanduma gidebileceğini söylemişti.</p>
<p>Beklenen değişiklikler arasında Anayasa Mahkemesinin yetkilerinin yeniden tanımlanması, bir partiye karşı dava açmadan önce Meclisten izin alma zorunluluğunun getirilmesi, HSYK&#8217;nın yapısının değiştirilmesi ve üye sayısının 7&#8242;den 21&#8242;e çıkarılması, ayrıca cumhurbaşkanı ve meclisten temsilcilerin de üyeler arasında yer alması gibi yenilikler bulunuyor. Muhalefete göre bu değişikliklerle yargı üzerinde hükûmet vesayeti kurulmak isteniyor. Bu nedenle de iktidar partisi içindeki bazı kaynaklar, Erdoğan&#8217;ın değişiklikten geri çekilebileceğini, HSYK üyelerinin tamamına yakınının yine aynı hâkimler arasından seçilmesini önerebileceğini söyledi.</p>
<p>Adalet Bakanı Sadullah Ergin de hükûmetin yargıyı ve Anayasa maddelerini Avrupa&#8217;daki benzerlerinin düzeyine çıkarmayı amaçladığını söylemişti.</p>
<h3>İTALYA</h3>
<h3>IL SOLE 24 ORE: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/il_sole_24_ore_gazete.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-204" title="il_sole_24_ore_gazete" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/il_sole_24_ore_gazete.jpg?w=108&#038;h=150" alt="" width="108" height="150" /></a><br />
AVRUPA BİRLİĞİ, İSTANBUL İÇİN TEK LİMAN OLMAYI SÜRDÜRÜYOR</h3>
<p>Türkiye&#8217;de neler oluyor ve Türkiye İslam&#8217;ın ılımlı yüzü ve işletmelerimiz açısından son derece büyük öneme sahip bir ticari ortak olduğuna göre, vatandaş ve ülke olarak bizi neden doğrudan ilgilendiriyor?</p>
<p>Doğu ile Batı arasında aracı ülke ve çoğunluğun Müslüman olduğu bir ülkede laik demokrasi modeli tanımlarının en uygun tabirler olduğu kanısındayım. Ön yargılar bir yana, bu iki tabirin, bu ülkenin en olağanüstü özelliklerini özetleme meziyeti de var. Bu ülkenin karmaşıklığının bazı unsurlarını ihmal etme riskiyle, bugünlerde yaşanan gerginliklerin dış politika açısından bir yorumunu vermek isterim. Gerginliklerden kastım sadece hükûmet ile Silahlı Kuvvetler arasında yaşananlar değil, aynı zamanda yine hükûmet ile yargının isyancı kısımları arasındakilerdir. Türk dış politikasının son 20 yılı gözden geçirildiğinde, 90&#8242;lı yılların ilk bölümünde PKK&#8217;nın ayrılıkçı Kürt milislerine karşı verilen savaşın tükettiği, Suriye ve Yunanistan ile ihtilaf eşiğine gelmiş, İranlı Ayetullahların rejiminin ideolojik tehdidine açık bir ülkenin iç güvenliğine yönelik başlıca tehdidi, Suriye ile yeni bir iş birliğine dayanarak, Öcalan&#8217;ın yakalanması sayesinde 10 yıllık süre zarfında ortadan kaldıran bir ülke ortaya çıkıyor. Böylece bölgesel ve uluslararası sahnelerde daha geniş ve aktif bir rol ve Avrupa Birliği&#8217;ne katılım tercihiyle daha tutarlı bir sonuç için yeni alanlar açıldı.</p>
<p>Türkiye&#8217;de bugünlerde yaşanan iç gerginliklerin yorum anahtarları da bu ikinci güzergâh dâhilinde aranmalıdır. Türkiye ile Avrupa&#8217;nın uygunluğu meselesi, uzun uzadıya ve yetkili kişiler tarafından incelendi. İtiraf etmeliyim ki, &#8220;hayır&#8221; partisinin gerekçeleri beni hiçbir zaman tam olarak ikna etmedi: Örneğin, dinî kaynaklı itirazların, yoğun nüfuslu bir Müslüman milletin muhtemel entegrasyonu sorununu ele almaya gelmeden çok önce, multiform dinî kimliğiyle hesaplaşmada Avrupa&#8217;nın gösterdiği ehliyetsizliğin aynası olduğu görüşündeyim. Birlik yönetimi ve çıkarlar bağlamında Avrupa ekseninin güneydoğuya kayması riskine bağlı gerekçeleri de aynı şeklide zayıf olarak yargıladım. Her halükarda esas nokta bu değil. Esas nokta, kanımca, düşünce şeklini değiştirmek gerektiği: Gerçek ikilem, Türkiye&#8217;nin kendisini AB&#8217;ye uygun kılma kapasitesinden ziyade, Avrupa Birliği&#8217;nin, devlet sisteminin doğasını, kültürel kimliğini ve Müslüman bir topluma uygulanan laik demokrasi modelini ani şekilde fazla bozmadan Türkiye&#8217;yi içine alabilme kapasitesindedir. Nitekim katılım sürecini kolaylaştırmak için Brüksel tarafından desteklenen, hâli hazırda Ankara&#8217;da tartışmaya açık durumdaki anayasal reform projeleri, Türk güçler yapısının daha Avrupalı bir yönde yeniden ayarlanması, sivil ve askerî yetkililer arasında daha fazla denge sağlanması, yeni bir adli sistemin oluşması yönündedir.</p>
<p>Bu amaç doğrultusunda, Avrupa ve Türkiye&#8217;nin diğer büyük müttefiki ve sponsoru ABD tarafından da yenilenmiş bir sorumluluk hissi gereklidir. Bu ülkenin iç kurumları üzerindeki hassas sonuçları anlamamak, İran&#8217;ın nükleer meselesi başta olmak üzere bölgenin en hassas dosyaları konusunda tüm tesirini uygulamakla meşgul aktör rolünü tehlikeye atma riskini doğurur.</p>
<p>Başlangıçtaki benzetmeye dönecek olursak, başka hiçbir ülkeye teslim edemeyeceğimiz Doğu ile aracı ülke olma rolünü kaybetmeksizin Ankara&#8217;nın kurumlarına entegrasyon sürecini tamamlamasının, bizzat Batı açısından hayati öncelik taşıdığı kanısındayım.</p>
<p><em>Haberler Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü&#8217;nden alınmıştır.</em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dtrk.wordpress.com/202/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dtrk.wordpress.com/202/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dtrk.wordpress.com/202/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dtrk.wordpress.com/202/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dtrk.wordpress.com/202/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dtrk.wordpress.com/202/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dtrk.wordpress.com/202/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dtrk.wordpress.com/202/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dtrk.wordpress.com/202/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dtrk.wordpress.com/202/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dtrk.wordpress.com/202/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dtrk.wordpress.com/202/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dtrk.wordpress.com/202/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dtrk.wordpress.com/202/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=202&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/29/28-mart-konusulanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/36492f7db1b2bcfef7552a4b0c0d21b5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dunyaturkiyeyikonusuyor</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/eleftherotypia1.jpg?w=121" medium="image">
			<media:title type="html">Eleftherotypia</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/sark_ul_ewsat.jpg?w=89" medium="image">
			<media:title type="html">sark_ul_ewsat</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/lesoir_gazete.jpg?w=92" medium="image">
			<media:title type="html">LeSoir_gazete</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/yeni_azerbaycan.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">yeni_azerbaycan</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/el_hayat.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">el_hayat</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/il_sole_24_ore_gazete.jpg?w=108" medium="image">
			<media:title type="html">il_sole_24_ore_gazete</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>21 Mart Konuşulanlar</title>
		<link>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/22/21-mart-konusulanlar/</link>
		<comments>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/22/21-mart-konusulanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 13:55:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dunyaturkiyeyikonusuyor</dc:creator>
				<category><![CDATA[ABD Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Geçtiğimiz Hafta&#039;nın Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Lübnan Basını]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere Basını]]></category>
		<category><![CDATA[İsviçre Basını]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dtrk.wordpress.com/?p=192</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Türkiye’yi konuşmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta da gözler Türkiye’nin üzerindeydi. Bizleri çok üzen Elazığ depremi Almanya basınının da gündemindeydi. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Riyad gezisinden arda kalan yorumlara Lübnan ve Amerika basınından baktık. Ermeni tasarısının etkilerini konuşan dünya basınında bu &#8230; <a href="http://dtrk.wordpress.com/2010/03/22/21-mart-konusulanlar/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=192&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Türkiye’yi konuşmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta da gözler Türkiye’nin üzerindeydi.</p>
<p>Bizleri çok üzen Elazığ depremi Almanya basınının da gündemindeydi. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Riyad gezisinden arda kalan yorumlara Lübnan ve Amerika basınından baktık. Ermeni tasarısının etkilerini konuşan dünya basınında bu kez Ankara’nın Stockholm’deki protestosu konuşuldu.</p>
<p>Ve daha birçok başlıkla geçtiğimiz haftanın haberleri şöyle:</p>
<h3>ALMANYA</h3>
<h3>DER TAGESSPIEGEL: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/der_tagesspiegel.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-189" title="der_tagesspiegel" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/der_tagesspiegel.jpg?w=107&#038;h=150" alt="" width="107" height="150" /></a><br />
YER SARSINTISI SÜRÜYOR</h3>
<p>Enkazı çıplak elleriyle dikkatli bir şekilde yana iten yardımcılar, Türkiye&#8217;nin güneydoğusunda bulunan Elazığ&#8217;ın bir köyünde yaşanan depremde, enkaz altından sağ kalanları bulmayı ümit ediyor. Kurtarma ekipleri pazartesi öğleden önce, çöken evlerin enkazından 57 ölü çıkarıyor. 50&#8242;nin üzerinde yaralı hastanelere götürülüyor.</p>
<p>6.0 şiddetindeki deprem, bu bölgedeki insanları sabaha karşı 4.32&#8242;de uykuda yakaladı. Evler çöktü, içinde yaşayan insanlara mezar oldu. Televizyona açıklama yapan bir adam, &#8220;Komşularımızın hepsi öldü.&#8221; diye konuştu. Depremden ağır zarar alan Okçular köyündeki çoğu kerpiç ve taştan yapılan evlerin hepsi zarar gördü. Pazartesi günü yıkılan bir evin enkazından çıkmayı başaranlar, dışarıda yakılan ateşte ısınmaya çalıştı.</p>
<p>Türkiye&#8217;de geçmişte yaşanan depremlerden farklı olarak bu kez resmî makamlar, hızlı ve etkin tepki gösterdi. Kızılay daha sabahın erken saatlerinde Okçular köyüne yardım malzemesi ve seyyar mutfak gönderdi. Daha öğleden önce, evsiz kalan veya evlerine dönmek istemeyenler için ilk çadırlar kurulmuştu. Zira yer sallanmaya devam ediyor. İki artçı deprem bölgeyi yeniden sarstı. Yedi yıl önce komşu il Bingöl&#8217;de yaşanan depremde 200 kişi ölmüştü. Uzmanlar, iki fay hattının kesişme noktasında bulunan bölgenin özellikle tehlikeye maruz olduğunu söylüyor. Başka depremlerin yaşanması da bekleniyor.</p>
<p>Deprem Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan resmî açıklamada, Şili felaketinin Türkiye&#8217;deki deprem üzerinde etkisi olduğuna dair söylentilerin asılsız olduğu belirtildi. Çok sayıda Türk uzmanı bu tezi öne sürmüştü. Jeofizikçi Ali Pınar, NTV&#8217;ye verdiği demeçte, özellikle şiddetli depremlerin dünyanın diğer kesimlerindeki depremleri tetikleyebileceğini söylemişti. Bu kez de böyle mi olduğu bilinmiyor.</p>
<p>Diğer uzmanlar ise dünyanın diğer ucundaki bir depremin, Türkiye&#8217;deki depremi etkilemesinin mümkün olmadığı görüşünde. Şili depremiyle bir bağlantısı olup olmadığı bir yana, bilim adamları Türkiye&#8217;nin depreme dayanıklı ev yapma konusunda yeterince kararlı davranmadığı görüşünde. Okçular&#8217;da olduğu gibi kerpiç ve taş evler özellikle tehlikeli olarak görülüyor. Uzmanlara göre, bilgisizlik, ihmal ve devlet kontrolünün olmaması, uzaktaki Güney Amerika&#8217;da yaşanan depremden çok daha büyük tehlike oluşturuyor. Profesör Haluk Eyidoğan, &#8220;Ne yapılması gerektiğini bilmiyor değiliz. Sorun, bildiklerimizi uygulamamamızdan kaynaklanıyor.&#8221; diyor.</p>
<h3>ABD</h3>
<h3>THE HILL: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/the_hill_page.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-190" title="the_hill_page" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/the_hill_page.jpg?w=105&#038;h=150" alt="" width="105" height="150" /></a><br />
ERMENİ SOYKIRIMI TASARISI HIZ KAYBEDİYOR</h3>
<p>Pazartesi günü Ermeni tasarının baş sponsoru olan Temsilci Adam Schiff&#8217;in (Demokrat-California) bir yardımcısı, tasarının geçmesi için yeterli destek aldığından emin olmadan oylama için ısrarcı olmayacağını açıkladı. Demokrat Parti liderlik grubunun bir görevlisi de yine pazartesi günü yakın bir zamanda tasarıyı Meclise sunma planlarının olmadığını söyledi.</p>
<p>Bu tartışmalı tasarının hızı, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin 2007 yılındaki 21&#8242;e karşı 27 oylamasından çok daha da başabaş sonuçlanan 22&#8242;ye karşı 23 oylamasının hemen ardından azaldı. Geçtiğimiz hafta gerçekleşen oylamadan kısa bir süre sonra, Meclisin Demokrat liderlerinin, Beyaz Saray&#8217;ın, tasarının Meclis oylamasına sunulmamasına yönelik taleplerini yerine getirmeyi kabul ettiği ileri sürülmüştü.</p>
<p>Bir Demokrat yetkili, tasarıyı Meclis oylamasından uzak tutma konusunda Obama yönetimiyle bir anlaşma yapıldığından haberdar olmadığını söyledi.</p>
<p>Milletvekili Schiff&#8217;in yardımcısı, Californialı vekilin tasarıyı geçirmek için hâlâ kararlı olduğunu ancak oylar toplanana kadar konuyu zorlamayacağını belirterek, &#8220;Temsilci Schiff&#8217;in, Meclis oylamasıyla ilgili bir anlaşma yapıldığına yönelik bilgisi yok. Schiff oyları toplamaya kararlı ve tasarıyı geçirecek kadar oy topladığına emin olmadan Meclis oylaması talebinde bulunmayacak&#8221; dedi.</p>
<p>Bu konu, 2007 yılında, tasarıyı şiddetle destekleyen ancak Türk yetkililer ve George W. Bush yönetiminden gelen baskıların yoğunlaşmasıyla Meclis oylamasına sunmayan Meclis Başkanı Nancy Pelosi (Demokrat–California) için büyük bir sınama olacak.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Türkler tarafından gerçekleştirilen katliamı soykırım olarak nitelendiren tasarıyı onaylamasının ardından, Ermeni kökenli Amerikalı gruplar ve destekçi milletvekilleri, Meclis oylaması ve tasarı için Mecliste oy toplama çalışmalarının artırılması için çağrıda bulundular.</p>
<p>Ancak bu çabalar, Temsilciler Meclisindeki Demokrat liderleri, Obama yönetimine ve aynı zamanda ABD&#8217;deki Büyükelçisini geçtiğimiz hafta gerçekleşen oylamayı protesto etmek için geri çağıran önemli müttefik Türkiye&#8217;ye karşı zor durumda bırakabilir.</p>
<p>Yönetim, tasarıya muhalefetini, Komite görüşmesi başlamadan önce kuvvetli bir şekilde gösterdi. Oylamanın bir gün öncesinde, Dışişleri Bakanı Hillary Rodham Clinton, Komite Başkanı Howard Berman (Demokrat-California) ile görüştü. Kongrenin tasarıyı askıya almasını isteyen Başkan Barack Obama ise Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüşmüştü.</p>
<p>Türk yetkililer, Komite oylamasının ardından, tasarının, ülkeleri ile Ermenistan arasında süregelen ve hâlâ resmî olarak iki ülke meclisinde de onaylanmamış olan hassas bir uzlaşma sürecini tehdit ettiğini belirttiler. Hillary Clinton bu uzlaşma sürecinin başlatılıp devam ettirilmesinde kilit rol oynamıştı ve yönetim, bu barış anlaşmasını, Kongrenin tasarıyı onaylamaması için gerekçe olarak göstermişti.</p>
<h3>LÜBNAN</h3>
<h3>AS SAFİR: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/as_safir_21.gif"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-191" title="as_safir_2" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/as_safir_21.gif?w=123&#038;h=150" alt="" width="123" height="150" /></a><br />
ERDOĞAN: İSRAİL TÜRKİYE&#8217;NİN ARABULUCULUĞUNUN DEVAMI KONUSUNDA OLUMLU SİNYALLER GÖNDERDİ</h3>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisine Riyad gezisinde eşlik eden gazetecilere, İsrail&#8217;in Suriye ile müzakereleri Türkiye&#8217;nin arabuluculuğunda sürdürmeyi kabul ettiğini söyledi. Ancak İsrail Hükümeti’nden derhâl, Türkiye&#8217;nin arabuluculuğu konusunda henüz herhangi bir karar verilmediği yönünde sert bir yanıt geldi. Savunma Bakanı Ehud Barak ise yaptığı açıklamada, Suriye ile müzakereleri sürdürmeye yönelik her türlü girişimin kutlu sayıldığını söyledi.</p>
<p>NTV&#8217;nin Başbakan Erdoğan&#8217;ın Riyad&#8217;da basın mensuplarına yaptığı açıklamadan aktardığına göre İsrail, Suriye ile görüşmelerin sürdürülmesine onay verdi dolayısıyla müzakereler her an yeniden başlayabilir. AA ise Erdoğan&#8217;dan şu açıklamayı aktardı: &#8220;Burada yeni bir çıkar söz konusu. Suriye&#8217;nin, Türkiye&#8217;nin arabuluculuğuna dair herhangi bir çekincesi yok, Suriye bu arabuluculuğu istiyor. İsrail de bu konuda, geçmişte de şimdi de olumlu sinyaller gönderdi. Değerlendirmemizi yapacağız eğer olumlu sonuçlara ulaşırsak yeni bir girişimde bulunabiliriz.&#8221;</p>
<p>Buna karşılık İsrail Hükümeti’nden üst düzey bir yetkili, &#8220;Türkiye&#8217;nin ara buluculuğunu sürdürmesine yönelik herhangi bir karar alınmadı. Ancak bu açıklamalar, Türkiye&#8217;nin İsrail ile ilişkilerini pekiştirme ve bölgeye barış getirme isteğini yansıtıyorsa, bu kutlanması gereken bir davranıştır.&#8221; dedi.</p>
<p>Savunma Bakanı Barak ise &#8220;Siyasi bir uzlaşma sağlanmasına yönelik her adım, kutlanması gereken bir adımdır. İsrail bölgedeki en güçlü devlet ve hâla barış istiyor. Bu hükûmet, Suriye ve Filistin ile uzlaşma çabalarını önemli buluyor.&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Haberi yorumlayan İsrail&#8217;in Washington Büyükelçisi Michael Oren de İbrani radyosuna yaptığı açıklamada, &#8220;Suriyeliler ile doğrudan görüşmelere hazırız hatta buna bugün hazırız.&#8221; dedi.</p>
<p>İsrail, Netanyahu Hükümeti döneminde Türkiye&#8217;nin rolüne karşı rahatsızlığını açıkça ortaya koydu. Bu rahatsızlığı İsrail Evimiz ve Likud Partileri açıkça dile getirdi. Ankara ile tarihî ilişkileri olan İşçi Partisi ise ilişkilerin sürdürülmesi için mücadele etmeye devam etti. Bu tutum ise İsrail Savunma ve Sanayi Bakanlarının açıklamalarında ifade buldu. Kimilerine göre Erdoğan&#8217;ın umutlu açıklamaları, bu iki bakandan duyduklarına dayanıyor olabilir. İsrailli analistler ise açıklamanın, Suriye ile var olan gergin ortamda sürpriz olduğunu söylediler.</p>
<p>Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da Şam&#8217;a yaptığı son ziyaretin ardından, Ankara&#8217;nın, Suriye ile İsrail arasında dolaylı görüşmeleri sürdürmek konusunda kararlı olduğunu açıklamış ve koşulların bunun için olgunlaştığını söylemişti. Oxford Üniversitesinden bir akademisyenin makalesine göre Suriye Dışişleri Bakanı Velid el Muallim, barışın, İsrail&#8217;in Suriye&#8217;nin Golan&#8217;daki hakkının her karışını onaylamaya hazır olduğunu göstermesi gerektirdiğini söyledi.</p>
<p>Türkiye-İsrail ilişkilerinin son iki yılda, siyaset, diplomasi ve medya alanında çokça karıştığını hatırlatmakta yarar var. Bu durum, Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman&#8217;ın yaklaşık iki ay önce, &#8220;Dışişleri Bakanı olduğum ve koalisyonda İsrail Evimiz Partisi olduğu sürece, Suriyeliler bizimle görüşmek isterlerse bu direkt görüşmelerle olmalı, aracılarla değil.&#8221; demesine yol açtı.</p>
<h3>ABD</h3>
<h3>THE CHRISTIAN SCIENCE MONITOR: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/csmonitor.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-193" title="csmonitor" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/csmonitor.jpg?w=117&#038;h=150" alt="" width="117" height="150" /></a><br />
TÜRKİYE BAŞBAKANI’NA VERİLEN ÖDÜL STRATEJİK İLİŞKİLERİN DERİNLEŞTİĞİNE İŞARET EDİYOR</h3>
<p>&#8211;Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;a &#8216;İslam&#8217;a Hizmetinden&#8217; Dolayı Suudiler Tarafından Verilen Ödül Suudilerin Türkiye&#8217;nin Orta Doğu&#8217;da Daha Eylemci Bir Rol Üstlenme Girişimine Verdiği Desteğin Altını Çiziyor&#8211;</p>
<p>Derinleşen stratejik ilişkilerin bir işareti olarak Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Riyad&#8217;da salı gecesi &#8220;İslam&#8217;a hizmetlerinden&#8221; dolayı Suudi Arabistan tarafından prestijli bir ödül ile onurlandırıldı.</p>
<p>Kral Abdullah bin Abdül Aziz Erdoğan&#8217;a, her yıl çalışmaları insanlığa yarar sağlayan kişilere verilen 2010 Kral Faysal Uluslararası Ödülünü verdi.</p>
<p>Ödül için Erdoğan&#8217;ın seçilmesi Suudi Arabistan&#8217;ın Türkiye&#8217;nin Orta Doğu&#8217;da daha eylemci bir rol üstlenerek Arap dünyasıyla bağlarını güçlendirme çabalarına verdiği desteğin altını çiziyor.</p>
<p>Erdoğan&#8217;ın seçilmesi aynı zamanda hiç şüphesiz Türkiye&#8217;nin, Aralık 2008&#8242;de başlayan İsrail&#8217;in Gazze&#8217;ye askeri saldırısından beri İsrail&#8217;e yönelik eleştirel tutumunu takdir ettiğinin de bir işaretiydi.</p>
<p>İsrail&#8217;in saldırısı İsrail ile Suriye arasında Türkiye arabulucuğunda gerçekleştirilen hassas müzakereleri altüst etti ve Ankara sürpriz saldırıyla kendini aldatılmış hissetti. O zamandan beri Türkiye önceden son derece samimi ilişkiler içinde olduğu İsrail&#8217;den sözünü esirgemiyor.</p>
<p>Ödülü alırken yaptığı konuşmada Erdoğan, &#8220;Kral Faysal Ödülünü ülkem ve halkım adına almaktan memnuniyet duyuyorum.&#8221; dedi.</p>
<p>Ödül töreni öncesinde Erdoğan düzenlediği basın toplantısında, ABD&#8217;nin İran&#8217;a daha sıkı ekonomik yaptırımlar uygulanması için uluslararası destek elde etme çabalarını tenkit etti ve &#8220;Daha fazla yaptırımın sonuç vereceğine inanmıyorum.&#8221; dedi ve bunun yerine müzakerelerin devam etmesinden yana olduğunu ekledi.</p>
<h3>AZERBAYCAN</h3>
<h3>ÜÇ NOKTA: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/uc_noqta_qezeti.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-194" title="Uc_Noqta_Qezeti" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/uc_noqta_qezeti.jpg?w=500" alt=""   /></a><br />
DAVUTOĞLU MİSYONU</h3>
<p>2001 yılında &#8220;Stratejik Derinlik&#8221; isimli kitabı yayımlanan Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ülkesinin potansiyel gücünü, genetik güç hâline getirme yönünde çalışma yürütmekte. Dış politikada Turgut Özal ile başlayan aktiflik, iktidar partisinin önemli bir diplomatı olan Davutoğlu tarafından sürdürülüyor. Dış politikada savunma psikolojisini reddeden Türkiye, bölgesel güç olmak istiyor.</p>
<p>&#8220;Adriyatik&#8217;ten Çin Seddi&#8217;ne&#8221; Özal siyasi çizgisi, &#8220;komşularla sıfır sorun&#8221; doktrinine dayanarak Davutoğlu misyonu çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Hızla gelişen ekonomik altyapısı, Türkiye&#8217;nin aktif dış politika yürütmesine imkân sağlıyor. Türkiye, dünya ekonomisinde 17. sırada.</p>
<p>Davutoğlu&#8217;nun, &#8220;Globalnaya Politika&#8221; dergisinde yayımlanan &#8220;Türkiye&#8217;nin Dış Politikası ve Rusya; Küresel Barışa Bölgesel Yaklaşım&#8221; başlıklı makalesi, aslında Türkiye&#8217;nin mevcut dış politika sınırlarını kapsıyor. Makale, siyasi fikri mükemmel bir şekilde geliştirerek bölgesel forum iddiasını ortaya çıkarıyor. Önce BM&#8217;nin modern uluslararası ilişkiler sisteminde etkisinin azaldığı, sonra ise AGİT coğrafyasındaki ihtilafların çözülmediği vurgulanan makalede, yeni bölgesel bir kurumun oluşturulması gerektiği ifade ediliyor. Böylece Türkiye, Güney Kafkasya&#8217;da üç bölge ülkesinin ve Rusya&#8217;nın katılımıyla yeni bir siyasi platformun kurulmasını teklif ederek mevcut ihtilafların çözümü konusunda başlıca rolü üstlenme gücüne sahip.</p>
<p>Uluslararası ilişkilerin oluşmakta olan yeni sistemi, güvenlik konularını ortaya çıkarıyor. Bu prensibe dayanarak bölgesel blokların kurulmasını önemli bulan Bakan Davutoğlu, iş birliğinin geliştirilmesinden yana. Makalede psikolojik engellerin ortadan kaldırılmasından bahseden Davutoğlu, bununla Zürih Protokollerini kastediyor. Bu açıdan Türkiye iktidarının, önümüzdeki dönemlerde Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirmesi mümkün.</p>
<p>Bölgesel güç merkezi hâline gelmesi, doğal olarak Türkiye&#8217;yi İsrail ile karşılaştırıyor. Erdoğan, dünya halklarına seslenerek Kudüs&#8217;ün demografisinin ve statüsünün değiştirilmesine yönelik faaliyetlere karşı çıkma çağrısı yaptı. Filistin-İsrail ve Suriye-İsrail müzakerelerinde ara buluculuk yapan Türkiye, İsrail&#8217;in dış politikasına karşı.</p>
<p>Nükleer sorun açısından yalnız kalan İran için Türkiye, rakipten çok bir çıkış yolu. Rusya ile çıkarların çatışması, zaman zaman ilişkilerde gerginlik oluşturuyor. Fakat Davutoğlu misyonunun &#8220;karşılıklı ekonomik bağlılık&#8221; ana fikri, Rusya ile ilişkileri düzenleyen mekanizma hâline geldi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin dış politikasının, tarihî deneyime ve coğrafyaya dayandığını kaydeden Davutoğlu, önemli çıkarlar sınırını &#8220;eski Osmanlı coğrafyası&#8221; ile belirlemiş bulunuyor: &#8220;Bu tarihî sorumluluk, Türkiye&#8217;nin, yakın bölgelere, aynı zamanda Kafkasya, Hazar ve Karadeniz havzaları, Balkanlar, Akdeniz&#8217;in doğu kıyısı ve İran Körfezinden Kuzey Afrika&#8217;ya kadar olan ilgisini gerekçelendiriyor.&#8221;</p>
<p>Davutoğlu doktrini, &#8220;herkes için güvenlik&#8221;, &#8220;üst düzeyde siyasi diyalog&#8221;, &#8220;karşılıklı ekonomik bağımlılık&#8221; ve &#8220;medeniyetler arası ittifak&#8221; prensiplerine dayanıyor.</p>
<h3>İNGİLTERE</h3>
<h3>FINANCIAL TIMES: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/financial_times_21.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-195" title="financial_times_2" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/financial_times_21.jpg?w=150&#038;h=150" alt="" width="150" height="150" /></a><br />
KENDİNE GÜVENEN TÜRKİYE IMF GÖRÜŞMELERİNE SON VERİYOR</h3>
<p>Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün Türkiye&#8217;nin IMF ile yeni bir borçlanma anlaşması için yapılan görüşmeleri bitirdiğini çünkü &#8220;kendi ayakları üzerinde durabildiğini&#8221; ve artık o paraya ihtiyacı olmadığını söyledi.</p>
<p>Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın yorumları, Türkiye hazinesi ve IMF&#8217;nin, IMF heyetinin mayıs ayında yıllardır ertelenen düzenli görüşmeler için Türkiye&#8217;ye geleceğini duyurmak üzere yaptıkları beyanatın ardından geldi.</p>
<p>Yatırımcılar, Ankara&#8217;nın küresel krizin etkisini azaltmak için IMF ile olası bir finans paketi üzerine görüşmelere başladığı Ekim 2008&#8242;den beri endişeli bir bekleyiş içindeydi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin krizi atlatmaktaki başarısı, kredi değerlendirme kuruluşlarının puanlarını yükseltmesine sebep oldu fakat bakanlar, IMF ile görüşmelerin sonlandırılması konusunda tedbirliydi ve aralıklarla hâlâ bir anlaşmanın mümkün olduğunu ima ediyorlardı.</p>
<p>Hazinenin beyanatına göre Mayıs ayındaki ziyaret Fon ile gelecekteki ilişkilerin çerçevesi açısından &#8220;kapsamlı bir değerlendirme&#8221; için fırsat olacak.</p>
<p>IMF normalde bütün üyelerle her yıl yapılan -en son 2007 yılında yapılan- Madde 4 görüşmelerinin geciktiğini söyledi ve küresel canlanma ve Türkiye&#8217;nin kendi orta vadeli ekonomik programının görünümünü güçlendirdiğine dikkati çekti.</p>
<p>Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan habercilere mayıs ayından önce Fon yetkilileriyle hiçbir görüşme olmayacağını söyledi ancak görüşmelerin daha sonra devam etmesi seçeneğini devre dışı bırakmadı.</p>
<p>BCG Partners ekonomisti Özgür Altuğ &#8220;Türkiye dış şoklara daha fazla meyilli olacak.&#8221; dedi ve yatırımcıların hükûmetin IMF denetimi olmadan yeni bütçe yasası gibi yapısal reformların uygulaması konusundaki istekliliğine odaklanacağını ekledi.</p>
<p>JP Morgan ekonomisti Yarkın Cebeci &#8220;Türkiye&#8217;nin artık daha az hata payı var, bütçe performansında son zamanlarda bir gelişme var ve bunun devam ettirilmesi önemli.&#8221; dedi.</p>
<p>Barclays Capital ekonomisti ve eski IMF Ankara yetkilisi olan Christian Keller Türk hükûmetinin artık &#8220;durum gerektirdiğinde piyasaya olası IMF programını hatırlatmasının&#8221; mümkün olmayacağını söyledi.</p>
<h3>İSVİÇRE</h3>
<h3>NEUE ZÜRCHER ZEITUNG: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/neue_zuercher_zeitung.gif"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-196" title="neue_zuercher_zeitung" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/neue_zuercher_zeitung.gif?w=101&#038;h=150" alt="" width="101" height="150" /></a><br />
ANKARA&#8217;NIN STOCKHOLM&#8217;DE PROTESTOSU</h3>
<p>İsveç Parlamentosu, Ermenilere yapılan katliamı soykırım olarak nitelendirdi. Türkiye&#8217;ye dostça yaklaşan hükûmetin tutumunun tersine verilen karar diplomatik ilişkileri soğuttu.</p>
<p>İsveç Parlamentosu perşembe günü bir oy farkla, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda 1915 yılının ardından Hristiyan Ermenilere karşı yapılan katliamı soykırım olarak nitelendirme kararı aldı. Bu karar oldukça şaşırtıcı oldu çünkü hükûmet ve meclisin dışişleri komitesi öneriyi reddediyordu. Ancak dört sağ eğilimli politikacının sol-yeşil blokla aynı yönde oy kullanması sonucu, bir oy farkla öneri kabul edildi.</p>
<p>Sosyal demokratlar şu ana kadar her yıl getirilen tasarıyı reddetmişlerdi ancak partinin zirvesi son kongrede Ermeni sorunu konusunda mağlup oldu. Parlamentonun kararı, İsveç&#8217;in Ermenilere karşı gerçekleşen soykırımı tanıdığı anlamına gelmiyor. Bunun için hükûmetin kararı pratikte uygulaması gerekiyor ki, hükûmet bunu istemiyor. Türkiye, kararı hemen protesto etti. Büyükelçi Korutürk, hayal kırıklığına uğradığını ve iki ülke arasında şu ana kadar mükemmel giden ilişkilerin ciddi oranda kötüleşeceğinden emin olduğunu kaydetti. Başbakan Erdoğan, gelecek hafta Stockholm&#8217;e yapmayı planladığı ziyareti iptal etmek istiyor. Ankara&#8217;daki İsveç Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığına çağrıldı ve Büyükelçi Korutürk de Türkiye&#8217;ye geri çağrıldı.</p>
<p>Dışişleri Bakanı Bildt &#8220;talihsiz karardan&#8221; büyük üzüntü duyduğunu kaydetti ve bunun İsveç&#8217;in Türkiye politikasını hiçbir şekilde değiştirmeyeceğine dair güvence verdi. İsveç, Türkiye&#8217;nin AB üyeliğini en aktif şekilde destekleyen ülkeler arasında yer alıyor. Muhafazakâr Bakan, tarihî olayları ve trajedileri siyasetçilerin değil, bilim adamlarının değerlendirmesi gerektiğini kaydetti. Bildt, cuma günü, &#8220;Tarihi bu şekilde siyasallaştırmak yanlış. Bu, uzlaşmayı olumlu yönde etkileme olasılıklarımızı kısıtlayacaktır.&#8221; dedi.</p>
<p>Bildt&#8217;in, soykırım konusunun siyasallaştırılmasının iki kamptaki milliyetçilere yarayacağı korkusu hemen gerçekleşti. Türk milliyetçiler, İsveç&#8217;in kararını uzlaşma sürecinin bitişi için bir argüman olarak kullandı. Türkiye ve Ermenistan bir süreden beri yakınlaşmaya çabalıyor ve ekim ayında Zürih&#8217;te diplomatik ilişkilerin başlamasını öngören protokoller imzalamışlardı.</p>
<p>Haberler Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nden alınmıştır.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dtrk.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dtrk.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dtrk.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dtrk.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dtrk.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dtrk.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dtrk.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dtrk.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dtrk.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dtrk.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dtrk.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dtrk.wordpress.com/192/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dtrk.wordpress.com/192/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dtrk.wordpress.com/192/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=192&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/22/21-mart-konusulanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/36492f7db1b2bcfef7552a4b0c0d21b5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dunyaturkiyeyikonusuyor</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/der_tagesspiegel.jpg?w=107" medium="image">
			<media:title type="html">der_tagesspiegel</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/the_hill_page.jpg?w=105" medium="image">
			<media:title type="html">the_hill_page</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/as_safir_21.gif?w=123" medium="image">
			<media:title type="html">as_safir_2</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/csmonitor.jpg?w=117" medium="image">
			<media:title type="html">csmonitor</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/uc_noqta_qezeti.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">Uc_Noqta_Qezeti</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/financial_times_21.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">financial_times_2</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/neue_zuercher_zeitung.gif?w=101" medium="image">
			<media:title type="html">neue_zuercher_zeitung</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>14 Mart Konuşulanlar</title>
		<link>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/15/14-mart-konusulanlar/</link>
		<comments>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/15/14-mart-konusulanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2010 11:24:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dunyaturkiyeyikonusuyor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Almanya Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Geçtiğimiz Hafta&#039;nın Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[okudunuz mu?]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan Basını]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere Basını]]></category>
		<category><![CDATA[İsviçre Basını]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dtrk.wordpress.com/?p=183</guid>
		<description><![CDATA[Bu hafta da Dünya Türkiye’yi Konuşmaya soluksuz devam etti. Anayasa reformu mücadelesi, Yunanistan’a silahlanmaya son vermek için yapılan çağrı, Ticari ilişkiler gündemde idi. Tüm bunların yanı sıra Ermeni soykırım tasarısı hala daha dillerde. Başbakan eşi Emine Erdoğan’ın askeri hastaneye alınmayışı &#8230; <a href="http://dtrk.wordpress.com/2010/03/15/14-mart-konusulanlar/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=183&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bu hafta da Dünya Türkiye’yi Konuşmaya soluksuz devam etti.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Anayasa reformu mücadelesi, Yunanistan’a silahlanmaya son vermek için yapılan çağrı, Ticari ilişkiler gündemde idi. Tüm bunların yanı sıra Ermeni soykırım tasarısı hala daha dillerde. Başbakan eşi Emine Erdoğan’ın askeri hastaneye alınmayışı da dünya basınında tekrar gündeme geldi.</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Tüm gelişmeler ve dahası Dünya Türkiye’yi Konuşuyor’da:</em></p>
<h3>İSVİÇRE</h3>
<h3>TAGES-ANZEIGER:<br />
TÜRKİYE&#8217;DE ANAYASA REFORMU MÜCADELESİ</h3>
<p>Türkiye&#8217;de güç savaşının gelecek turu belirlendi. Başbakan Tayyip Erdoğan pazar akşamı, hükümetinin mart ayının sonuna kadar anayasanın değiştirilmesine yönelik önerilerini sunacağını ifade etti. Burada söz konusu olanın anayasanın Avrupa normlarına uymasını sağlamak olduğunu, Türkiye&#8217;de yasama organının artık &#8220;AB&#8217;deki 27 ülke gibi&#8221; çalışması gerektiğini vurguladı. Bugünkü anayasa 1980 yılındaki askeri darbenin ürünü. Generaller tarafından dikte edilmişti ve devletin korunmasını vatandaşlık haklarının korunmasının üstünde tutuyor. Başbakanın açıklaması, orduyla büyük gerilimin yaşandığı bir döneme denk geliyor: Geçen hafta yaklaşık 70 yüksek rütbeli subay ve general sözde darbe planları nedeniyle tutuklanmıştı.</p>
<p>AB ve Avrupa Konseyi Türkiye&#8217;den uzun süredir anayasanın reforme edilmesini talep ediyor. Ancak bu konu hakkındaki her tartışma Türkiye&#8217;de yargı, bürokrasi, muhalefet ve ordu içinde bazı kesimlerin direncine maruz kalıyor. Bunlar kendi güç konumlarını tehlike altında görüyor ve cumhuriyetin laik karakterinin sözde tehdit edildiği argümanını öne sürüyorlar. Başbakan Erdoğan&#8217;ın AK Partisi 2007 yılında yeniden seçilmesinin ardından ülkeye sivil bir anayasa kazandırma sözüyle göreve geldi. Ancak AK Parti, bu projeden kısa zamanda vazgeçmişti.</p>
<p>Erdoğan bu sefer anayasanın tamamen değiştirilmeyeceğini ifade etti: &#8220;Sadece bazı maddeleri değiştirmek istiyoruz.&#8221; Böylece yargının demokratikleşmesi ve siyasi partilerin kapatılmasının zorlaştırılması planlanıyor. Türkiye&#8217;de siyasi partileri kapatma geleneği bulunuyor. Anayasa Mahkemesi daha aralık ayında Kürt partisi DTP&#8217;yi kapatmıştı.</p>
<h3>YUNANİSTAN</h3>
<h3>ELEFTHEROTYPİA:<br />
ERDOĞAN: SİLAHLANMA REKABETİNE SON VERELİM</h3>
<p>Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan gazetemiz vasıtasıyla Yunanistan&#8217;a bir çağrıda bulunarak, iki ülkenin refahı yararına silahlanma rekabetine son verilmesini istedi.</p>
<p>Türk Başbakan tarihte ilk kez Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk gazetecilerden oluşan bir grubu kabul etti ve Türk-Yunan ilişkileriyle Kıbrıs konusuna dair açıklamalarda bulundu. Görüşme cumartesi günü İstanbul&#8217;da gerçekleşti ve 40 dakika sürmesi planlanmışken 1.5 saat sürdü. Tayyip Erdoğan Yunan Başbakanından sıcak ifadelerle söz etti ve Yunanistan&#8217;a yapacağı ziyaretten umutlu olduğunu söyledi.</p>
<p>Tayyip Erdoğan, &#8220;Buradan yüksek sesle konuştuğumda Yunan tarafından beni duyabilirler. Yunan tarafı konuştuğunda ben duyabilirim. Demek ki çok yakınız ve bir sorunumuz olduğunda birbirimizin kapısını vurarak bunu görüşebilmeliyiz.&#8221; dedi.</p>
<p>Başbakan geçmişin iki ülke ilişkilerini &#8220;zehirlemiş&#8221; olduğunu belirtti ve &#8220;Geçmişte ne olduysa oldu, onu orada bırakmalıyız. Geleceğe ve onu nasıl yapılandıracağımıza bakmalıyız.&#8221; dedi ve Kıbrıs konusunun yakın bir zamanda çözülmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Erdoğan, Kıbrıs Rum tarafının görüşme sürecinin hızını kesmemesini, böylece bir çözümün bulunabileceğini söyledi. Başbakan, &#8220;Nihai hedefimiz kapsamlı bir çözümün elde edilmesidir. Gerekli olan güçlü kararlılık ve iradenin olması durumunda en kısa zamanda hakkaniyete uygun ve kalıcı bir sonuç alınacağına inanıyorum.&#8221; dedi.</p>
<p>Erdoğan, garantör güçlerin rolüne değindi, dörtlü ya da beşli zirveyle ilgili görüşlerini dile getirdi ve &#8220;Sonuç almak için en etkili yol bu formül. Olumlu yaklaşıyoruz, çözüm için buradayız, bir sonuca varılması amacıyla yardım etmek üzere buradayız ve çaba sarf etmeye devam edeceğiz. Çok zaman kaybı oldu. Bu kadar zaman kaybına yazık.&#8221; dedi.</p>
<p>Tayyip Erdoğan Kıbrıs&#8217;ta liderler nasıl bir anlaşmaya ulaşırsa Türkiye&#8217;nin buna saygı göstereceğine dair güvence verdi. &#8220;Hükûmetimiz bu sorunun çözülmesi yönünde büyük bir fırsat sağlıyor, Kıbrıs Rum hükûmeti bu fırsatı iyice anlamalı. Gerçekten bundan daha net olamam.&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Görüşmelerle ilgili belirli bir zaman çizelgesi var mı&#8221; sorusunu Başbakan, çok sabırlı olduğunu ve bu fırsat penceresinin kapanmasını istemediğini belirterek şöyle cevaplandırdı:</p>
<p>&#8220;Zaman hesaplama yönteminiz bizimkinden farklı. Sayın Kostas&#8217;ın baha hediye ettiği bir tespih var. Sizde tespih taneleri 21, bizde 33. Bu nedenle sabrı, tespih tanelerinin sayısına göre hesaplarsak ortaya farklı sonuç çıkar. Ancak biz saymaya devam edeceğiz.&#8221;</p>
<p>Tayyip Erdoğan, Papandreu&#8217;ya inandığını söyleyerek, &#8220;Ona güvenim var ve yakın gelecekte Atina&#8217;ya geldiğim zaman bunları konuşacağız. Bu ziyaretten beklentilerim var.&#8221; dedi.</p>
<p>Silahlanma rekabetinin bunun barışa yönelik olup olmadığını soran Başbakan Erdoğan, &#8220;Silahlanma rekabetine başlarsan bunun ekonomik etkileri elbette kaçınılmaz olur. Bugün dünyada silah için yılda bir trilyon dolar harcanıyor. Ve bugün küresel ekonomik kriz nedeniyle birçok ülkenin zor durumda olduğunu görüyoruz. Yunanistan çok zor bir durumdadır. Biz de bir bakıma zarar gördük ancak bu kadar büyük değil. Hâlâ ayaklarımızın üzerinde durabiliyoruz.&#8221; dedi.</p>
<p>Erdoğan silahlanma harcamalarının kısıtlanmasını önerdi ve &#8220;Dostlarımıza, silahlanma alanına daha fazla karışmamamız gerektiğini söylüyoruz, çünkü halka yatırım yapmamız gerekir. Sonuç verici olan budur. Silahlar üzerinde yatırım yapmakla kazanacağımız bir şey yok. Dostluk ve kardeşlik üzerinde yatırım yapmalıyız.&#8221;</p>
<h3>ALMANYA</h3>
<h3>FRANKFURTER ALLGEMEİNE ZEİTUNG:<br />
SİYASİ ÖRTÜ</h3>
<p>Aşağılanmaktan çok daha kötü bir his olsa gerek. Buna rağmen Emine Erdoğan -Türk Başbakanının eşi- sustu. Hastalanan bir sanatçıyı bir askerî hastanede ziyaret etmek isteyen Bayan Erdoğan&#8217;ın binaya girişine izin verilmedi. Kendisi başörtüsü takıyor. Bayan Erdoğan kısa bir süre önce, üç yıl süren suskunluğuna gerekçe olarak, gerginlik yaratmak istemediğini gösterdi. Şimdi olay hakkında konuşmuş olması, Türkiye&#8217;de yeni bir toplumsal atmosferin oluştuğunu gösteriyor. Ordu dokunulabilir hâle geldi, geçmişteki siyasi gafları artık affedilmiyor. Bu tabunun yıkılması nedeniyle kadınlara kamu kurumlarında ve öğrencilere konulan başörtüsü yasağına ilişkin anlaşmazlık da yeni bir ışık altında yansıyor. Ordu, başörtüsü meselesini sürekli olarak Kemalistler ile İslamcılar arasında bir mücadele olarak stilize etmişti.</p>
<p>Ancak Türkiye&#8217;de anlatıldığından ve Türklerin çoğunun gerçek zannettiğinden farklı olarak, bu yönetmelik devletin kurucusu tarafından değil, ordu tarafından getirildi. 1980 askerî cuntasıyla gelen bu yönetmeliğin uygulaması, 28 Şubat 1997 tarihli &#8220;yumuşak darbe&#8221; ile daha da sertleştirildi. Dönemin Genelkurmay Başkanı, ülkenin irticadan arınma sürecinin bin yıl süreceği kehanetinde bulunmuştu. Kendisinin yanıldığını şimdi, AKDER adındaki kadınlar örgütünün başörtüsü yasağına karşı &#8220;28 Şubat bin yıl süremez&#8221; sloganıyla hayata geçirdiği yeni bir sivil harekette de kanıtlıyor. Birkaç gün içerisinde internetteki kampanyaya on bini aşkın Türk imza verdi ve sayıları her saat artıyor. Üç yıl öncesinde sadece iki bin imzanın toplanabildiği benzer bir kampanyadan farklı olarak, bu kez en başta üniversiteliler olmak üzere, sanatçılar, şarkıcılar, gazeteciler, ev kadınları ve işçiler de isimlerini listeye yazıyorlar. Hangi partiye dâhil olduğundan bağımsız olarak Türkiye&#8217;de, başörtüsü meselesinde, ülkenin siyasi geleceği değil, eğitim, düşünce ve din özgürlüğü hakkının söz konusu olduğuna ilişkin bilinçlenmenin arttığı gözleniyor. Ordu mekanizması ve onun gizli jandarma örgütleri, demokrasi adına bu haklara müdahale ederek daha fazla engel olmamalıdır.</p>
<h3>RUSYA</h3>
<h3>KOMMERSANT:<br />
RUSYA ALMANYA&#8217;YI GERİDE BIRAKARAK TÜRKİYE&#8217;NİN BİRİNCİ TİCARİ ORTAĞI KONUMUNA GELDİ</h3>
<p>Rusya&#8217;da kış mevsimi doruk noktasında. Ocak ayında Avrupa&#8217;da da soğuk günlerin yaşandığı dönemde, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev&#8217;i Moskova banliyösündeki Barviha ikametgâhında ziyaret ettiği sırada hava çok daha yumuşaktı.</p>
<p>Medvedev görüşme başladığında, Erdoğan&#8217;a şu sözlerle hitap etti: &#8220;Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkiler gelişiyor ve bu ilişkiler gerçek bir stratejik ortaklık niteliği taşıyor. Biz, başarılı bir siyasi diyalog ve başarılı ticari-ekonomik ilişkiler kurarak büyük enerji projelerini gerçekleştiriyoruz. Umarım ki ziyaretiniz, karmaşık bölgesel sorunların çözümüne de katkıda bulunur. İki komşu ülke olduğumuza göre, bölgemizdeki siyasi iklim, aramızdaki ilişkilerin ne denli birbirine yakın olduğuna bağlıdır.&#8221;</p>
<p>Son iki yılda Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerde bir dönemeç gerçekleşti: Rusya, Almanya&#8217;yı geride bırakarak Türkiye&#8217;nin birinci ticari ortağı konumuna geldi (2008&#8242;de ikili ticaret hacmi 38 milyar dolara çıktı). Diğer yandan Türkiye, Japonya, ABD ve İngiltere&#8217;yi geçerek Rusya&#8217;nın beşinci ortağı oldu. 2009&#8242;da ekonomik göstergelerin düşmesine ve daha sonra biraz iyileşmesine rağmen Erdoğan, Türkiye ile Rusya arasındaki ticaret hacminin 2015 yılına doğru 3 kat artırarak 100 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Tabii özellikle enerji alanında iki ülke arasındaki anlaşmalara ağırlık veriliyor. Rusya ve Türkiye bir süre önce Güney Akım konulu anlaşmayı imzaladı ve Samsun-Ceyhan petrol boru hattı projesinin gerçekleştirilmesine start verdi. Bunun dışında iki ülke arasında gelecekteki iş birliğiyle ilgili büyük (Rusya Başbakanı Vladimir Putin&#8217;in dediğine göre &#8220;tamamen gerçekçi&#8221;) ümitler diğer alanlar için de geçerlidir.</p>
<p>Yapılan görüşmelerden sonra Erdoğan şunları söyledi: &#8220;Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkiler, gerçekten doruk noktasına ulaştı. Siyasi, ekonomik ve askerî iş birliği artmakla birlikte bu ilişkiler çeşitlendiriliyor. Ben, her iki tarafın en çok bölgesel ve ikili ekonomik ilişkilerin gelişmesini hızlandırmaya niyetli olmasından memnuniyet duyuyorum. Çok sayıdaki önemli bölgesel sorunları çözmesi gereken iki önemli ortak işte bu tarzda hareket etmelidir.&#8221;</p>
<p>Resmî açıklamalar ve bunların uygulanması için atılan adımlar, Rus-Türk iş birliğinde yeni dönemin başlangıcını simgeliyor. Bu iş birliği, Dimitri Medvedev&#8217;in Ankara&#8217;ya yapacağı ziyaret sırasında daha da gelişecektir. Ziyaret çerçevesinde vizelerin kaldırılması ve Türkiye&#8217;de ilk nükleer santralin inşa edilmesi konuları görüşülecek.</p>
<h3>İNGİLTERE</h3>
<h3>THE GUARDIAN:<br />
ABD&#8217;NİN SOYKIRIM KARAR TASARISI BİR CEHALET GÖSTERİSİ</h3>
<p>&#8211;Soykırımı Tanımlamak Zordur Ancak Açık Olan Bir Şey Varsa</p>
<p>O da Ermeni İddiaları Konusunda Karar Vermek ABD Kongresinin İşi Değildir&#8211;</p>
<p>ABD Temsilciler Meclisi Dışilişkiler Komitesi 1915 yılında Ermenilerin Türklerce öldürmelerinin soykırım oluşturduğu yönündeki bir tasarıyı 22&#8242;ye karşı 23 oy ile onayladı. Bu, onların işi mi? Ben kararlarının doğru olup olmadığını yargılamıyorum. Bunu yapacak kadar bilgim yok. Endişem, böylesine hoyrat bir müdahalenin ve topladığı ilginin, insanlık davranışları tarihinin en kötüsü olarak değerlendirilmesi gereken bir suçun önemini azaltıp bunu, iyi finanse edilen siyasi bir lobi tarafından yürütülen bir kampanyaya yanıt veren, büyük ölçüde cahil, parlamenterlerin oynadığı siyasi bir oyun haline getirmesidir.</p>
<p>Şükürler olsun ki, cüretkar davranışları kanunlaşmayacak. Başkan Obama da, Başkan Bush tasarıyı siyasi olarak uygun bulmadığı için, Temsilciler Meclisinde 2007&#8242;de alınan bir karara benzer bir şekilde, bunun yasalaşmasını istemiyor.</p>
<p>Soykırım kelimesi ve orijinal tanımı 1944 yılında Polonyalı bir hukukçu olan Raphael Lemkin tarafından oluşturuldu. BM 1948 yılında soykırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılması için soykırım sözleşmesini kabul etti. Söz konusu sözleşmede soykırım &#8220;bir ulusal, etnik veya dini gurubun tamamıyla veya bir kısmının yok edilmesi amacıyla yapılan davranışlar&#8221; olarak tanımlandı.</p>
<p>1948 yılında yapılan BM tanımı diğer uzmanların farklı tanımlar önermesiyle eleştirel bir inceleme altına alındı. Ancak kelimenin esas anlamı değişmedi.</p>
<p>Darfur&#8217;da yaşanan son vahşet daha fazla karışıklığa neden oldu. Geçen ay Lahey&#8217;deki Uluslararası Ceza Mahkemesinin (ICC) temyiz kurulu Sudan Cumhurbaşkanı Ömer el Beşir&#8217;in soykırım suçuyla ilgili sorgulanmasını talep etti.</p>
<p>Bana göre birçok soykırım tanımının, üzerinde genel olarak anlaşma sağlanan içeriği göz önünde bulundurulduğunda geçen yüzyılda iki soykırım vakası yaşandı: Holokost ve Ruanda katliamı. 1915 yılındaki Osmanlı İmparatorluğunun suçlu olup olmadığı tartışma konusu. Burada esas olan, ölenlerin sayısı veya öldükleri vahim koşullar değildir. Konu, yok etme niyetinin bulunması ve bunun sistematik bir biçimde yapılmaya çalışılmasıdır. Darfur ve Srebrenica katliamlarının, soykırım olarak nitelenebileceği konusundan da eşit ölçüde emin değilim. Bazı liderler ve askerlerinin korkunç davranışlarını niteleyen birçok kelime mevcut ancak soykırım bunlardan biri olamayabilir.</p>
<p>Emim olduğum şey, soykırım gibi heybetli bir sözcüğün kullanılıp kullanılmayacağı kararının, ahlaki otoritesi şüpheli siyasetçiler tarafından değil, tanıklar ve tarihçilerden yardım alan mahkemelerce verilmesi gerektiğidir.</p>
<h3>İNGİLTERE</h3>
<h3>EL ŞARK&#8217;UL EWSAT:<br />
DAVUTOĞLU ANKARA&#8217;NIN, SURİYE-İSRAİL GÖRÜŞMELERİNDE DOĞRUDAN AŞAMAYA GEÇMEYE HAZIR OLDUĞUNU VURGULADI</h3>
<p>Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad, Türkiye gibi bir arabulucunun varlığına rağmen İsrail&#8217;de barış isteyen herhangi bir taraf bulunmadığını yineledi. Esad bu açıklamayı pazar günü, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu&#8217;nu ağırladığı sırada yaptı. Esad ile Davutoğlu, barış görüşmelerinin yeniden başlamasını sağlayabilecek esasları ele aldılar.</p>
<p>Yapılan resmî açıklamaya göre görüşmede, bölgedeki, özellikle de Filistin&#8217;deki gelişmeler ve Hristiyanlar ile Müslümanlar için kutsal sayılan şeylere yönelik ihlaller ele alındı. Taraflar, İsrail&#8217;in barış konusundaki ciddiyetsizliğinin kanıtı olan ihlalleri durdurmak için derhal harekete geçilmesi gerektiğinin altını çizdi. Esad bu konuda şunları söyledi: &#8220;Suriye ile birlikte bölgede barış ve istikrar sağlamak için çalışan Türkiye gibi bir ara bulucunun var olmasına rağmen İsrail&#8217;de barış isteyen herhangi bir taraf yok.&#8221; dedi ve görüşmede, barış sürecini yeniden başlatacak esasların ele alındığına işaret etti.</p>
<p>Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da Suriye&#8217;ye, barış sürecinde Türkiye&#8217;ye duyduğu güvenden dolayı teşekkür etti ve ülkesinin barışı gerçekleştirmek konusunda kararlı olduğunu kaydetti.</p>
<p>Aynı açıklamada Cumhurbaşkanı Esad&#8217;ın, Davutoğlu ile görüşmede, iki ülkeyi bir araya getiren dostluk ve kardeşlik ilişkilerini ve bu ilişkilerin geleceğini ele aldığı aktarıldı. Görüşmeye Cumhurbaşkanı Yardımcı Vekili Hasan el Turkmani, Dışişleri Bakanı Velid el Muallim, Cumhurbaşkanlığı Siyasi ve Basın Müsteşarı Buseyna Şaban ve Davutoğlu&#8217;na eşlik eden heyet katıldı.</p>
<p>Irak seçimlerinin de değerlendirildiği görüşmede taraflar, bu seçimlerin Irak&#8217;ta daimi istikrar ve barış için bir başlangıç olmasını umut ettiklerini dile getirdiler.</p>
<p>ABD Başkanı Barack Obama&#8217;nın Suriye-İsrail barış görüşmelerinin Türkiye&#8217;nin gözetiminde devam etmesinden duyduğu memnuniyeti aktaran Davutoğlu, şunları söyledi: &#8220;Türkiye&#8217;nin arabuluculuğu iki tarafı birbirine bağlıyor ve taraflar birbirine baskı yapmıyor. Her iki taraf da hazır olduğunda girişimde bulunacağız.&#8221; Davutoğlu ayrıca, dolaylı görüşmelerde Türkiye&#8217;nin rolüne duyduğu güvenden dolayı Esad&#8217;a teşekkür etti.</p>
<p>Ülkesinin Hamas ile bağlantı kanalları olduğunu açıklayan Davutoğlu, bu bağlantının Filistin uzlaşısı sağlanana dek devam edeceğini söyledi. Son olarak Kahire&#8217;deki Arap Dışişleri Bakanları Toplantısında Filistin Lideri Mahmud Abbas ile bir araya geldiğini söyleyen Davutoğlu, asıl önemli olanın ihtilaflar değil, Filistinlilerin geleceği olduğunu belirtti. Ülkesinin sürekli bir Filistin devletinin kurulmasına destek verdiğini belirten Davutoğlu, Filistin-İsrail dolaylı müzakereleri hakkındaki bir soruya da şu yanıtı verdi: &#8220;Biz yol haritasının üzerinde durmuyoruz, bu yolun sonuna ulaşmaya çalışıyoruz, desteklediğimiz şey de bu.&#8221;</p>
<p>Irak seçimlerinin olumlu sonuçlar vermesini temenni ettiğini ifade eden Davutoğlu, Esad ile görüşmelerinin, Suriye-ABD ve Suriye-Avrupa ilişkilerinin yanı sıra ikili ilişkileri de kapsadığını kaydetti.</p>
<h3>BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ</h3>
<h3>GULF NEWS:<br />
İÇLER ACISI ÇİFTE STANDARTLAR</h3>
<p>Terörle mücadele adına aşırı güç kullanan Amerika&#8217;nın başka bir ülke, Türkiye&#8217;yi &#8220;soykırım&#8221; konusunda hedef almaya hakkı yok.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin geçen hafta Washington Büyükelçisini, ABD Kongresindeki bir komitenin Ermenilerin 1. Dünya Savaşı sırasında Türk Osmanlı güçleri tarafından öldürülmesini &#8220;soykırım&#8221; olarak nitelendiren oylamasına tepki olarak istişareler için çağırma kararı daha fazla dikkati hak ediyor. Hiçbir çatışmada masum sivillerin silahlı kuvvetler tarafından kitlesel olarak öldürülmesinin asla haklı gerekçesi olamaz. Eğer masum siviller talihsiz bir olayda hedef hâline geldiyse kınanması gerekir.</p>
<p>Hatta aslında dünya teknolojik uyum ve ekonomik ilerleme çağında bile çifte standartlara tanık olmaya devam ediyor.</p>
<p>Keşmir&#8217;den, İsrail&#8217;in işgali altındaki Filistin&#8217;e kadar sorunlu bölgeler çeşitli derecelerde soykırımın hedefi olan bölgeler olarak nitelendirilebilir.</p>
<p>Türkiye ile ABD arasında devam eden çatışma, temelde sorulması gerekli bir soruyu gündeme getiriyor. Kendisi terörle mücadele adına kullanılan aşırı gücün faili olarak nitelendirilebilecek bir ülkenin yaptığı suçlamayı, kalıntıları hafızalarda kapalı kalan bir davaya dayandırarak başkasını hedef almasının hiç de haklı görülebilecek bir yanı yok.</p>
<p>Aksine, ABD soykırım yaptığı kanıtlanan diğer devletlere, kurumlara veya kişilere karşı yasal girişim yolunu benimseyerek kendisi için daha iyi bir şey yapabilirdi.</p>
<p>Bu tarz bir yasama, soykırımla ilgili suçlamalar çevresindeki meselelerle başa çıkılmasında daha geniş kapsamlı uluslararası fikir birliği arayışında olan daha küresel bir girişime bağlanmalıydı.</p>
<p>Ancak ABD yasama girişiminin Türkiye&#8217;ye zarar verdiği ortada. Şu an için Türkiye&#8217;nin ABD ile ilişkilerine tam olarak ne kadar zarar verileceğini söylemek imkânsız. Türkiye&#8217;nin, Büyükelçisini çağırma kararı kalıcı olmayabilir.</p>
<p>Ancak, bu olay nüfusunun büyük bir bölümü Müslüman olan ülkelerde zaten popüler olan, İslam dünyasının Batı dünyasında zaman zaman ortaya çıkan ön yargıların hedefi olduğu görüşünü desteklemiştir.</p>
<p>Sonuç olarak İslam ve Batı dünyası arasındaki uçurumu birleştirmek bir yana, bu uçurum büyük ihtimalle genişleyecektir.</p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Haberler Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nden alınmıştır.</em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dtrk.wordpress.com/183/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dtrk.wordpress.com/183/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dtrk.wordpress.com/183/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dtrk.wordpress.com/183/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dtrk.wordpress.com/183/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dtrk.wordpress.com/183/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dtrk.wordpress.com/183/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dtrk.wordpress.com/183/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dtrk.wordpress.com/183/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dtrk.wordpress.com/183/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dtrk.wordpress.com/183/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dtrk.wordpress.com/183/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dtrk.wordpress.com/183/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dtrk.wordpress.com/183/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=183&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/15/14-mart-konusulanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/36492f7db1b2bcfef7552a4b0c0d21b5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dunyaturkiyeyikonusuyor</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>07 Mart Konuşulanlar</title>
		<link>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/08/07-mart-konusulanlar/</link>
		<comments>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/08/07-mart-konusulanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 09:35:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dunyaturkiyeyikonusuyor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Geçtiğimiz Hafta&#039;nın Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya Basını]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere Basını]]></category>
		<category><![CDATA[İran Basını]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya Basını]]></category>
		<category><![CDATA[İsviçre Basını]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dtrk.wordpress.com/?p=168</guid>
		<description><![CDATA[Dünya basınına geçtiğimiz hafta Ermeni tasarısının kabulü haberi damgasını vurdu. Bu tasarının yankıları uzun bir müddet de devam edeceğe benziyor. Her hafta olduğu gibi bu hafta da Türkiye’nin AB üyeliği, Doğu’ya açılan kapılar gündemdeydi. Daha birçok başlıkla geçtiğimiz haftanın haberleri &#8230; <a href="http://dtrk.wordpress.com/2010/03/08/07-mart-konusulanlar/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=168&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dünya basınına geçtiğimiz hafta Ermeni tasarısının kabulü haberi damgasını vurdu. Bu tasarının yankıları uzun bir müddet de devam edeceğe benziyor. </em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Her hafta olduğu gibi bu hafta da Türkiye’nin AB üyeliği, Doğu’ya açılan kapılar gündemdeydi. </em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>Daha birçok başlıkla geçtiğimiz haftanın haberleri şöyle:</em></p>
<h3>İNGİLTERE</h3>
<h3>THE TIMES: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/the_times_gazete.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-165" title="the_times_gazete" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/the_times_gazete.jpg?w=145&#038;h=150" alt="" width="145" height="150" /></a><br />
BALYOZ GÖZALTILARI HÜKÛMETLERİ SİLAHLA DEVİRMENİN BİR SUÇ OLDUĞUNU GÖSTERİYOR</h3>
<p>Türk kamuoyu, eski Deviz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek&#8217;in günlüklerinin, 2004&#8242;te askerî bir darbe yapılmasının planlarını içeren ayrıntılarını ilk kez duyduğunda inanamadı -yargının bunu önemsemesi gerektiğine inanamadı.</p>
<p>Eski siyasi İslamcılar tarafından kurulan Adalet ve Kalkınma Partisi 2002&#8242;de ilk kez iktidara geldiğinde, görünüşte liberal olan çok sayıda kişi, en kötüsü olursa hükûmeti görevden almak ve Türkiye&#8217;nin laik kimliğini korumak için askeri bir darbe olacağını düşündü.</p>
<p>Ordu hâlihazırda biri İslamcı olmak üzere dört hükûmeti devirdi ve hiç kimse bundan dolayı cezalandırılmadı -birilerinin cezalandırılması gerektiğine dair yaygın bir hissiyat da yoktu. Silahlı Kuvvetler, yine eski bir General olan Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan modern Türkiye&#8217;nin kabul edilmiş muhafızı.</p>
<p>İddia edilen Balyoz planını hazırlayanlar konusunda dikkat çekici olan, tam bir dokunulmazlıkla işlerine devam etmiş olmaları ve hatta geniş katılımlı askerî bir semineri pek de gizli olmayan bir prova olarak kullanmış olmaları. Bu bağlamda dün, ünlü günlüklerini yazmadan önce planlanmış olan Balyoz planıyla bağlantılı olarak General Örnek de dâhil iki eski kuvvet komutanının gözaltına alınmasının önemi azımsanamaz.</p>
<p>Gözaltılar resmi suçlamalarla sonuçlanmasa bile bir hükûmetten tanklarla ve silahlarla kurtulmayı planlamanın suç olmadığına ilişkin hâkim zihniyete karşı bir akını temsil ediyor.</p>
<p>Davalar ve tutuklamalar kurnaz İslamcıların ve saf liberal destekçilerinin Türkiye&#8217;yi istikrarsızlaştırma taktiği olduğu gerekçesiyle eleştiriliyor, ancak bu büyük fotoğrafı görmeyi reddetmek demek.</p>
<p>Kimse ordunun darbe temayülünü inkâr edemez ve halk her zaman suçlu bir &#8220;Derin Devlet&#8221;in varlığına inandı. Türkiye&#8217;nin darbecilerin peşinden gitme arzusu, ne kadar gelişigüzel olursa olsun, sonunda geçmişin enkazının yanı sıra zihnin enkazını da temizlemeye karar verdiğini gösteriyor.</p>
<p>Bir yorumcunun dediği gibi şimdi süreci durdurabilecek tek şey bir askerî darbedir.</p>
<h3>İSPANYA</h3>
<h3>EL PAIS: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/el_pais.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-166" title="el_pais" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/el_pais.jpg?w=108&#038;h=150" alt="" width="108" height="150" /></a><br />
TÜRKİYE, DOĞU&#8217;YA BAKIYOR</h3>
<p>Türkiye, bütün ifadelerle Orta Doğu&#8217;ya döndü. Her defasında daha güçlü Türk diplomasisi ve girişimleri, komşu topraklardaki hareketliliğini artırıyor: İran, Irak veya Suriye. Bölgeye ve Kuzey Afrika&#8217;ya ihracatları yıldan yıla yükseliyor, hatta 30 milyar doları geçti bile. Yüzeysel olarak bakıldığında Müslüman bir ülke, yüzyıllar boyunca kısmen kontrol ettiği geniş bir bölgeye geri dönüyor.</p>
<p>Bu çıkarma, -Erdoğan&#8217;ın eski bir danışmanı olan şimdiki Dışişleri Bakanı Davutoğlu&#8217;nun ivme kazandırdığı- sadece &#8220;komşularla sıfır problem&#8221; politikasını uygulamıyor. 2003&#8242;te ılımlı İslamcı AK Partinin iktidara gelmesinden bu yana ve özellikle AB kapıları sürekli olarak Türkiye&#8217;ye kapalı kalmaya devam ettikçe, bu politika daha da belirginleşti. Erdoğan, gazetemizin yayın yönetmenine geçenlerde yaptığı açıklamada, hayal kırıklığının Almanya ve Fransa ile birlikte arttığını söyledi. Ve ülkesinde, Avrupa&#8217;yı Türkiye&#8217;nin sığmadığı bir Hristiyan kulübü olarak addeden bir görüşe ulaşıldığını vurguladı.</p>
<p>Özellikle ekonomik alanda ilerleyici Türk yön değişikliği, -Erdoğan&#8217;ın Davos&#8217;ta Gazze&#8217;nin işgali konusunda İsrail&#8217;e çıkışının en bilindik olay olduğu- diplomatik arenada özel bir görünürlüğe sahip. Ancak Washington da artık, NATO&#8217;daki müttefikinin ve Doğu&#8217;daki üssünün sonuna kadar koruyucusu değil. Örneğin, Türkiye&#8217;nin Irak&#8217;a karşı ikinci bir cephe olarak topraklarını açmayı reddettiği zaman başlayan soğumayla birlikte Türklerin Ermenistan ile buzları eritme niyetleri Beyaz Saray&#8217;da itibar görmüyor<span style="text-decoration:underline;">.</span></p>
<p>Ankara, NATO&#8217;yu askerî seçeneği olarak ve AB&#8217;yi de dış politikasının temel hedefi olarak koruyor. Ancak olaylar argümanı sulandırıyor. Görünen o ki Orta Doğu&#8217;daki etkisinin bugün bir başka alternatifi yok. Büyük bölgesel iktidar boşluğundan faydalanan bu gerçeklik, Türk tutumunun AB&#8217;ye ve Batılı kurumlara yönelik soğuması oranında artıyor.</p>
<h3>İRAN</h3>
<h3>RESALET: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/resalet.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-167" title="resalet" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/resalet.jpg?w=150&#038;h=138" alt="" width="150" height="138" /></a><br />
TÜRKİYE&#8217;NİN AB&#8217;YE ÜYELİK ÇABASI</h3>
<p>Ankara, AB üyelik sürecini hızlandırma yönünde yeni bir çaba içine girdi. Son olarak Türkiye Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Ankara&#8217;nın AB üyelik çabaları çerçevesinde AB ile Türkiye arasında yapılacak ortak bir toplantıya katılmak üzere Brüksel&#8217;e gitti.</p>
<p>Bakan Ergin, bu çerçevede, Avrupalı yetkililerle geniş çaplı görüşmelerde bulunacak. AB yetkilileri, Türkiye&#8217;nin üyeliğinin Anayasa değişikliği şartına bağlı olduğunu belirttiler.</p>
<p>Batılı diplomatlar da Türkiye&#8217;ye, bütün sorunları çözse dahi yine de yeni bir anayasaya ihtiyacının olduğunu söylediler. Bu da Türkiye&#8217;nin iç işlerine açık bir müdahale sayılıyor. Avrupalı diplomatlar, Türkiye&#8217;nin AB üyelik ortamını hazırlama bahanesiyle bu tür müdahalelerde bulunuyor. AB, Türkiye&#8217;nin, Anayasası&#8217;nı değiştirmesi ve vatandaşlık hakları konusuna daha fazla önem vermesi gerektiğini aksi takdirde AB&#8217;ye üyelik şansının olmayacağını vurguluyor.</p>
<p>Şu anda AB Dönem Başkanlığını üstlenen İspanya&#8217;nın Dışişleri Bakanı Miguel Angel Moratinos yeni ülkelerin Birliğe üyeliği konusunda yaptığı açıklamada, Türkiye&#8217;nin AB&#8217;nin bir parçası olduğunu belirtti.</p>
<p>Moratinos, Türkiye&#8217;nin AB üyelik müzakerelerinin başarıyla son aşamasına geldiğine ve Ankara&#8217;nın, üyeliğin şartı olan demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti alanlarda standartlar belirleyen Kopenhag Kriterlerini yerine getirmeyi başardığı takdirde üyeliğinin önünde hiçbir engelin kalmayacağına inanıyor.</p>
<p>Avrupa ülkelerinin ve başında da Fransa, Almanya ve İngiltere&#8217;nin kendi içlerinde defalarca demokrasi, özgürlük ve yasaların hâkimiyetini sorguladığı bir sırada bu mesele gündeme geldi. Türkiye&#8217;nin AB üyelik meselesi, ülkenin akademi ve medya çevrelerinde ciddi şekilde gündeme geldi.</p>
<p>Vakit gazetesinde yer alan bir habere göre, AP&#8217;nin Türkiye&#8217;deki reform sürecinin ilerlemesiyle ilgili son Rapor&#8217;u, bu Müslüman ülkenin AB&#8217;de yerinin olmadığını gösterdi.</p>
<p>Söz konusu Rapor&#8217;da Alevi olduğunu iddia eden azınlığın haklarının resmen tanınması, Ermeni Ruhban okullarının açılması ve Türk okullarında din dersi zorunluluğunun kaldırılması gerektiği üzerinde duruldu. Ancak türbanlı oldukları nedeniyle eğitim haklarından mahrum kalan Müslüman çoğunluğun haklarına hiç değinilmedi. Bu arada 50 yıldan beri Türkiye&#8217;yi Müslüman olduğu gerekçesiyle kapalı kapının eşiğinde bekleten AB, Ankara&#8217;nın bazı İslam ülkeleriyle arasında vize uygulamasını kaldırmasından memnun değil. Açık olan şu ki AB, Türkiye&#8217;nin üyeliği meselesini kullanarak bu ülkeden birçok ayrıcalık koparmaya çalışıyor.</p>
<p>AB, şu anda 27 Avrupa ülkesinden oluşuyor. Tabii Avrupa&#8217;nın genişleme konusu daha önce de gündemdeydi. Bununla birlikte Türkiye&#8217;nin AB üyeliği hâlâ Ankara için bir sorun, hem de Türk dış politikasının en temel sorunu sayılıyor. Avrupalı yetkililerin Türkiye&#8217;nin AB üyeliği konusundaki çifte standart tutumu sürüyor ve bu çifte standart tutum, Ankara&#8217;nın dış politikasında birçok soruna yol açıyor. Fransa, Türkiye&#8217;nin AB üyesi değil imtiyazlı ortak olmasını istiyor ki bu da Ankara&#8217;nın ciddi tepkisine yol açıyor.</p>
<h3>İNGİLTERE</h3>
<h3>FINANCIAL TIMES: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/financial_times_2.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-169" title="financial_times_2" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/financial_times_2.jpg?w=150&#038;h=150" alt="" width="150" height="150" /></a><br />
ABD İRAN&#8217;A UYGULANACAK YAPTIRIMLARLA İLGİLİ TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRIYOR</h3>
<p>ABD, Tahran&#8217;ın nükleer programıyla ilgili bir mutabakat oluşturma hususunda karşılaştığı zorluklara dikkat çekerek İran&#8217;a yönelik yeni yaptırımları desteklemesi konusunda Türkiye üzerindeki baskıyı artırıyor.</p>
<p>Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun bir raporu, geçen hafta Tahran&#8217;ın bir nükleer savaş başlığı üzerinde çalışıyor olabileceğine dair endişeleri dile getirdi. Ancak Türkiye daha fazla yaptırım uygulanması konusunda henüz ikna olmadı ve ABD&#8217;yle olan ilişkileri gerginleşti.</p>
<p>Türkiye şu an BM Güvenlik Konseyinin üyesi, aynı zamanda bir NATO üyesi olduğundan Ankara&#8217;nın bu konudaki isteksizliği giderek daha da göze çarpıyor.</p>
<p>ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı James Steinberg, Financial Times&#8217;a yaptığı açıklamada, &#8220;Türkiye&#8217;nin nükleer bir İran olasılığından endişe duymak için herkes için olduğu kadar sebebi var.&#8221; dedi.</p>
<p>İran&#8217;ı bir &#8220;dost&#8221; olarak tanımlayan Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın açıklamaları sorulduğunda ise Steinberg, &#8220;İran&#8217;ın nükleer silahlara sahip bir güç olmamasından emin olmak için bu ülkeyi yaftalamalarına değil, bizimle birlikte çalışmalarına ihtiyacımız var. İki müttefikin, bu amacı gerçekleştirmek için &#8216;ustaca planlanmış ortak bir yaklaşım bulmaya&#8217; ihtiyacı var.&#8221; şeklinde yanıt verdi.</p>
<p>ABD ve Türkiye arasındaki ilişkiler diğer cephelerde de test ediliyor.</p>
<p>Önümüzdeki ay ABD Kongresi, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ermenilerin öldürülmesini &#8220;soykırım&#8221; olarak tanımlayıp tanımlamama konusunu oylamaya sunacak. Türkiye, tasarının ABD&#8217;yle olan ilişkilere zarar vereceği konusunda uyarıda bulunuyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>ÖZEL HABER</strong></p>
<p><strong>ERMENİ TASARISININ KABULÜ <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/86518_22731.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-171" title="86518_2273" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/86518_22731.jpg?w=300&#038;h=225" alt="" width="300" height="225" /></a><br />
</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>ABD Temsilciler Komitesi tarafından 1915 olaylarının “soykırım” olarak kabul edilmesi, Dünya Basınında konuşulmaya başladı. İşte İngiliz Basınında yankı bulan haberler: </strong><br />
<strong><em>Financial Times:</em></strong></p>
<p>Oylama Obama&#8217;nın Türkiye stratejisinin altını oydu. Kongre heyetinin bu oylamasını protesto eden Türkiye Washington büyükelçisini geri çağırdı ve bu gelişmeler Obama&#8217;nın ortaklığı güçlendirme arzularının şimdiye kadar karşılaştığı en büyük sınav oldu.</p>
<p>Heyetin başkanı Howard Berman, böyle bir kararın Ermenistan ile Türkiye arasındaki uzlaşma çabalarına zarar vereceğini söyleyen Clinton&#8217;ın kişisel ricalarına karşı direndi.</p>
<p>Berman, &#8220;Bu büyük bir olasılıkla Türk halkı için acı veren bir süreç olacak ama sonunda Türk demokrasisini güçlendirip ABD -Türkiye ilişkilerini daha sağlam temeller üzerine oturtatacak&#8221; dedi.</p>
<p><strong><em>Guardian</em></strong>:</p>
<p>Kongre tasarısı Ermeni Amerikalıların yoğun lobi faaliyetlerinin bir sonucu. Geçtiğimiz yıl Amerika Ermeni ulusal komitesi bu tasarı için Kongre&#8217;ye 50 bin dolar harcadı ve Barack Obama&#8217;dan da olayların yıldönümünde yayınladığı mesajında olayları soykırım olarak tanımlamasını istemişti.</p>
<p><strong><em>Telegraph:</em></strong></p>
<p>ABD Türklerin yaptığı öldürmeleri &#8220;soykırım&#8221; olarak etiketledi. ABD kongre heyeti Birinci Dünya Savaşı sırasında Ermenilerin öldürülüşünü soykırım olarak etiketleyince Türkiye Washington Büyükelçisi&#8217;ni geri çağırdı.</p>
<p>Beyaz Saray&#8217;dan yapılan açıklamaya göre ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton kendisi gibi bir Demokrat olan Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Howard Berman&#8217;ın telefonla arayarak bu kararın Türk-Ermeni ilişkilerinde normalleşme çabalarına zarar verebileceğini söyledi.</p>
<p>Ermeni Dışişleri Bakanı Edvard Nalbandyan, &#8220;Biz bu kararı çok takdir ettik. Bu Ermeni halkının evrensel insani değerlerine kendini adamasının kanıtı olup insanlığa karşı işlenecek suçları önleme yolunda atılmış önemli bir adımdır&#8221; dedi.</p>
<p><strong><em>The Times</em></strong>:</p>
<p>Türkiye Ermeni &#8220;soykırım&#8221; oylaması üzerine ABD Büyükelçisi&#8217;ni geri çağırdı. Obama yönetimi hala Temsilciler Meclisi&#8217;nde yapılacak büyük oylamayı engelleyebilir ama dünkü karar ABD &#8216;nin en yakın Müslüman müttefikiyle ilişkileri bozmakla tehdit ediyor. Washington Kuzey Irak’a ulaşmada ve İran’ı bölgede tecrit etmeye yönelik çabalarında Türkiye&#8217;ye muhtaç.</p>
<p>Tarihi fikir birliğinin somut bir sonucu olarak Fransız sigorta devi AXA dünden itibaren elinde satın aldığı şirketlerin poliçelerini bulunduran 1915 Ermeni kurbanlarının yakınlarına 8 bin euro ödemeye başladı.</p>
<h3>İSVİÇRE</h3>
<h3>LE TEMPS: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/letemps1.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-173" title="LeTemps" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/letemps1.jpg?w=150&#038;h=140" alt="" width="150" height="140" /></a><br />
İSTANBUL, BATI PAZARI</h3>
<p>Bütün kent bir pazara benziyor. Şemsiye satıcıları, ilk damlalar düşer düşmez sokaklara dökülüyor. Bütün alt geçitler küçük dükkânlarla ve iskeleler elektronik oyuncak veya plastik çiçek satıcılarıyla dolu. Her yerde yiyecek bir şeyler bulmak mümkün. Bir bardak çay veya bir fincan salep içinse on dakikalığına bir kayığa binmek yeterli.</p>
<p>Mahalle aralarında meyve ve sebze satıcıları fiilen yok olmuş olsa da hâlen sucu, tüpçü veya eskicilerin sesleri çınlamaya devam ediyor.</p>
<p>&#8211;Bakırlar, Rengarenk Çiniler, Halılar&#8230;&#8211;</p>
<p>Kentin kalbi, Beyazıt Camisi&#8217;nden Galata Köprüsü&#8217;ne kadar bir pazar. Burada zaten yüzyıllardır ticaret yapılıyordu. II. Mehmet&#8217;in İstanbul&#8217;u fethetmesinin ardından Uzun Çarşı Sokağı&#8217;nın bir bölümüne Kapalı Çarşı inşa edildi.</p>
<p>Harem rayihaları yayan parfümler, silah ve eski kumaşların yerini bakırlar, rengarenk çiniler veya Orta Asya Türk Cumhuriyetleri veya Pakistan&#8217;da üretilen paşminalar alsa da Kapalı Çarşı, Avrupalı turistlerin hayranlığını cezbetmeye devam ediyor.</p>
<p>&#8211;Kitaplar, Ayakkabılar, Çantalar, Eşarplar, Mücevherler&#8230;&#8211;</p>
<p>Beyazıt Camisi&#8217;nin hemen yanında bulunan kitap çarşısı bir klasik. Çarşının etrafında ayakkabı, çanta, deri, kürk ve bakırların satıldığı bir başka çarşı bulunuyor. Ancak ciddi şeyler, Nuruosmaniye Camisi yanındaki mücevherciler sokağının diğer ucunda başlıyor. Tek sıra hâlinde ilerlenen ve sonu kaybolmakla biten birbirine geçmiş sokaklarda eşarp, ayakkabı ve İslamiyet&#8217;e uygun kıyafetler satılıyor.</p>
<p>&#8211;Kumaşçılar ve Kuyumcular&#8211;</p>
<p>Burası ayrıca han ve kervansarayların bulunduğu mahalle. Bazıları rahatlıkla anıtsal kapılarıyla fark edilirken bazıları da sıradan bir bina girişi arkasında bulunuyor. Usullerince mahallenin ticari tarihini anlatan Sandal Bedesten&#8217;in yakınındaki Çuhacı Han ve Kalcılar Han gibi.</p>
<p>&#8211;Baharatlar, Kınalar, Çaylar, Parfümler ve Lokumlar&#8211;</p>
<p>Tarihî Kürkçü Han, iplik, masa örtüsü veya çocuk kıyafeti almaya gelmiş kadınlar tarafından ele geçirilmiş. 18. ve 17. yüzyıllarda inşa edilmiş Büyük Yeni Han ve Valide Han neredeyse terk edilmiş durumda.</p>
<p>Daha aşağılarda alıcı bulmak isteyen şeritçiler, inciciler, dantelciler perdeciler (&#8230; ) bulunuyor. İşte Mısır Çarşısı&#8217;na bunların arasından giriliyor. Mısır Çarşısı&#8217;ndaki baharatçılar, kınacılar, çaycılar, parfümcüler ve lokumcularda ayrıca İran&#8217;dan gelen havyarı da bulmak mümkün.</p>
<p>&#8211;Kuşlar, Tahta ve Demir&#8211;</p>
<p>Bir şeyleri sonuna kadar yapmak isteyenler için -ki buna değer- gezi henüz bitmedi. Mısır Çarşısı ile Yeni Cami arasında bulunan kuşçular çarşısında da bir tur atmak lazım. Buranın tam tersi istikametinde küçük tahta nesne ve çaydanlık satan dükkânlar var.</p>
<p>&#8211;Balıklar, Peynir, Şekerlemeler&#8211;</p>
<p>Balıklar, uzun zamandır Eminönü&#8217;nde satılıyor. Ancak az sayıda peynir, şekerleme ve şarküteri tezgâhı bulunuyor. En meşhur balık pazarı Pera Tepesi&#8217;nin zirvesinde ancak en büyük olanı değil.</p>
<p>&#8211;Antikacılar&#8211;</p>
<p>Çukurcuma antikacılarına da Pera&#8217;dan sonra varabiliriz. Yol üzerinde 16. yüzyılın büyük mimarı Sinan&#8217;ın küçük camisine de rastlarız. Şayet yorgunluk çökmediyse en meşhur pazarlardan olan Fatih Camisi yakınlarındaki mahalleye ismini veren Çarşamba Pazarı&#8217;nı da gezmek gerekir.</p>
<h3>RUSYA</h3>
<h3>ROSSİYSKAYA GAZETA: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/rossiyskaya.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-174" title="Rossiyskaya" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/rossiyskaya.jpg?w=150&#038;h=112" alt="" width="150" height="112" /></a><br />
RUS GÜMRÜĞÜ, TÜRKİYE&#8217;DEN VE BEYAZ RUSYA&#8217;DAN GELEN MALLARIN İTHALAT İŞLEMLERİNİ BAŞİTLEŞTİRİYOR</h3>
<p>Rusya ile Beyaz Rusya arasında 25 Şubat’tan itibaren araç ithalatına yeni kurallar getiriliyor. Beyaz Rusya plakalı araçlar ülkemize giriş yaparken artık geçici giriş belgesi almak zorunda kalmayacak. Rusya Federal Gümrük Servisi yetkilileri, bu açıklamayı, gazetecilere, Vnukovo Havaalanı&#8217;nda Rus-Türk basitleştirilmiş gümrük hattının açılışı sırasında yaptılar. Yetkililere göre, böylece Rusya, Beyaz Rusya ve Kazakistan arasındaki Gümrük Birliği içindeki bürokratik engeller azalmış oluyor. Aynı uygulama 1 Temmuz 2010 tarihinden itibaren Kazakistan için de geçerli olacak. Böylece Rusya&#8217;ya kendi araçlarıyla giriş yapanlar ehliyet almak zorunda kalmayacak.</p>
<p>Rus-Türk projesiyle ilgili düzenlenen tanıtım törenine Başbakan Yardımcısı İgor Seçin, Türkiye&#8217;nin Moskova Büyükelçisi Halil Akıncı ve Rusya Federal Gümrük Servisi Başkanı Andrey Belyaninov katıldı. Proje, karşılıklı olarak gümrük işlemlerinin basitleştirilmesini ve Rusya&#8217;ya yarı kaçak ve tam kaçak malların girişinin asgari derecede azaltılmasını hedefliyor. Türkiye, Rusya&#8217;ya konfeksiyon, ayakkabı, tekstil, tuhafiye, beyaz eşya, elektrik ürünleri v.b ürünler olmak üzere geniş yelpazede tüketim malı ihraç eden önde gelen ülkelerden biridir.</p>
<p>Dün üst düzey konuklar ve basın mensupları, Vnukovo&#8217;ya gelen kargo uçağını karşılayarak kontrol-röntgen cihazının ne kadar hızlı çalıştığını gördüler. 40 ton yük taşıyan uçaktaki yükün kontrol işlemi bir saatten az sürdü. Bu uygulama, Rus gümrükçülerin daha önce edindiği karşılıklı bilgi alışverişi sayesinde mümkün oldu. Yani, Türk gümrük görevlileri, Türkiye&#8217;den gelen yükler Rusya&#8217;ya gelmeden önce malların cinsi ve fiyatı konusunda Rus meslektaşlarına ön bilgi veriyor.</p>
<p>Rus Federal Gümrük Servisi Başkanı Belyaninov&#8217;a göre, bu tür basit ve şeffaf bir uygulama Türk ihracatçıları için elverişli şartlar yaratıyor ve dürüst çalışan ihracatçıları sorun yaratanlardan ayırt etmeye yardımcı olacaktır. Gümrük görevlilerinin esas hedefinin mal akışını azami derecede sağlamak ve Rusya mevzuatını ihlal eden &#8220;bavulcuların&#8221; faaliyetini engellemek olduğunu belirtti.</p>
<p>Gerçi, Rus-Türk basitleştirilmiş gümrük hattındaki şeffaflık ilkesine uymaya şimdilik ancak bir iki Türk şirketi uymaya hazır. Nitekim, Vnukovo Gümrük Müdürü Tatyana Şişkina, yaptığı açıklamada, Türk şirketlerinin mutlaka &#8220;yeşil gümrük hattının&#8221; avantajlarının farkına varacaklarını ve projeye katılanların sayısının hızla artacağından emin olduğunu belirterek, bugün Basitleştirilmiş Gümrük Hattından günde onlarca ton yük geldiğini ve gelecekte bu miktarın yüzlerce tona çıkabileceğini ifade etti.</p>
<p>Bu arada Başbakan Yardımcısı Seçin, Basitleştirilmiş Gümrük Hattı için &#8220;GLOSNAS&#8221; sisteminin kullanılmasını ve bu çerçevede mal partilerine elektronik çiplerin takılmasını önerdi.</p>
<p>Belyaninov ise söz konusu projenin her iki ülkenin yararına olduğunu ve Rusya&#8217;nın Türkiye&#8217;ye ihraç ettiği buğdaya da Türk deniz limanlarında benzer bir Basitleştirilmiş Gümrük Hattı Sistemi uygulanmasının planlandığını belirtti. Rusya Federal Gümrük Servisi Başkanı, bu uygulamanın diğer ülkelere de uygulanacağını sözlerine ekledi.</p>
<p>Aynı konuda yazılar dünkü TVC televizyon kanalının haber bülteninde, İtar-Tass, RİA Novosti ve Transport-Segodnya haber ajansları ile Ekonomiki Jizn gazetesinin internet sayfalarında da yer almıştır.</p>
<p>*Haberler Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nden alınmıştır.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dtrk.wordpress.com/168/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dtrk.wordpress.com/168/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dtrk.wordpress.com/168/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dtrk.wordpress.com/168/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dtrk.wordpress.com/168/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dtrk.wordpress.com/168/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dtrk.wordpress.com/168/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dtrk.wordpress.com/168/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dtrk.wordpress.com/168/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dtrk.wordpress.com/168/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dtrk.wordpress.com/168/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dtrk.wordpress.com/168/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dtrk.wordpress.com/168/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dtrk.wordpress.com/168/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=168&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/08/07-mart-konusulanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/36492f7db1b2bcfef7552a4b0c0d21b5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dunyaturkiyeyikonusuyor</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/the_times_gazete.jpg?w=145" medium="image">
			<media:title type="html">the_times_gazete</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/el_pais.jpg?w=108" medium="image">
			<media:title type="html">el_pais</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/resalet.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">resalet</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/financial_times_2.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">financial_times_2</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/86518_22731.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">86518_2273</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/letemps1.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">LeTemps</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/rossiyskaya.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">Rossiyskaya</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bundan Sonra Ne olacak?</title>
		<link>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/05/bundan-sonra-ne-olacak/</link>
		<comments>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/05/bundan-sonra-ne-olacak/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 08:44:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dunyaturkiyeyikonusuyor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Özel Haber]]></category>
		<category><![CDATA[obama]]></category>
		<category><![CDATA[okudunuz mu?]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dtrk.wordpress.com/?p=159</guid>
		<description><![CDATA[Bir zaman &#8220;soykırım&#8221; kelimesinin kullanılması bile tüyleri ürpertirken, ABD beklenileni yaptı. Soykırım tasarısı kabul edildi. Manşetler hep aynı &#8220;bir kişi tasarının kaderini belirlerdi&#8221; Dünya Savaşı&#8217;nın çıkma sebebini bir Sırp olayına bağlamak gibi bir şey bu. Obama Türkiye ziyaretinde soykırım konusunda &#8230; <a href="http://dtrk.wordpress.com/2010/03/05/bundan-sonra-ne-olacak/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=159&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir zaman &#8220;soykırım&#8221; kelimesinin kullanılması bile tüyleri ürpertirken, ABD beklenileni yaptı. Soykırım tasarısı kabul edildi. <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/file-ashx1.jpeg"><img class="alignright size-medium wp-image-161" title="File.ashx" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/file-ashx1.jpeg?w=300&#038;h=103" alt="" width="300" height="103" /></a></p>
<p>Manşetler hep aynı &#8220;bir kişi tasarının kaderini belirlerdi&#8221; Dünya Savaşı&#8217;nın çıkma sebebini bir Sırp olayına bağlamak gibi bir şey bu.</p>
<p>Obama Türkiye ziyaretinde soykırım konusunda geri adım atmışken, şimdi ABD&#8217;nin bu kararı alması neden? Yoksa Obama ağzımıza bir parmak bal mı sürdü?  Hepsinin de çok açık ve bariz cevapları var elbette.</p>
<p>Geçmiş zamanın hesaplaşması bu kadar uzun yıllar sürdü&#8230; Şimdi net bir karar atıldı ortaya&#8230; Bu konuda geleceğe bakacak olan taraflar şimdi ne yapacaklar esas?</p>
<p><em><strong>Dünya Basınında yapılan haberler çok yakında Dünya Türkiye&#8217;yi Konuşuyor&#8217;da&#8230;</strong></em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dtrk.wordpress.com/159/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dtrk.wordpress.com/159/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dtrk.wordpress.com/159/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dtrk.wordpress.com/159/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dtrk.wordpress.com/159/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dtrk.wordpress.com/159/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dtrk.wordpress.com/159/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dtrk.wordpress.com/159/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dtrk.wordpress.com/159/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dtrk.wordpress.com/159/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dtrk.wordpress.com/159/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dtrk.wordpress.com/159/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dtrk.wordpress.com/159/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dtrk.wordpress.com/159/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=159&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/05/bundan-sonra-ne-olacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/36492f7db1b2bcfef7552a4b0c0d21b5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dunyaturkiyeyikonusuyor</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/file-ashx1.jpeg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">File.ashx</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>28 Şubat Konuşulanlar</title>
		<link>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/01/28-subat-konusulanlar/</link>
		<comments>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/01/28-subat-konusulanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 09:52:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dunyaturkiyeyikonusuyor</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arap Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Geçtiğimiz Hafta&#039;nın Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Kuveyt Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs Basını]]></category>
		<category><![CDATA[Lübnan Basını]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dtrk.wordpress.com/?p=154</guid>
		<description><![CDATA[Dünya Türkiye’yi Konuşmaya devam ederken geçtiğimiz haftanın gelişmelerini sizin için değerlendirdik… Azerbaycan basını Dağlık Karabağ konusunda Türkiye’nin önemini “Türkiye olmadan mümkün değil” diyerek belirtti. İran’ın nükleer sorunu, Suriye ve Katar ile yapılan anlaşmalar doğu basınının kalemindeydi. Ve daha birçok haberle &#8230; <a href="http://dtrk.wordpress.com/2010/03/01/28-subat-konusulanlar/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=154&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Türkiye’yi Konuşmaya devam ederken geçtiğimiz haftanın gelişmelerini sizin için değerlendirdik…</p>
<p>Azerbaycan basını Dağlık Karabağ konusunda Türkiye’nin önemini “Türkiye olmadan mümkün değil” diyerek belirtti. İran’ın nükleer sorunu, Suriye ve Katar ile yapılan anlaşmalar doğu basınının kalemindeydi.</p>
<p>Ve daha birçok haberle geçtiğimiz haftanın gelişmeleri şöyle:</p>
<h3><em>AZERBAYCAN:<br />
</em></h3>
<h3><em>AZADLIK: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/azadlik_gazete.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-150" title="azadlık_gazete" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/azadlik_gazete.jpg?w=150&#038;h=109" alt="" width="150" height="109" /></a><br />
TÜRKİYE OLMADAN MÜMKÜN DEĞİL</em></h3>
<p>Dağlık Karabağ sorununa yönelik müzakerelere dışarıdan baktığımızda, şu anki dönemin daha önceki dönemlerden o kadar da farklı olmadığını görebiliriz. Beş kentin boşaltılması, mültecilerin geri gönderilmesi, tartışma konusu olan toprakların statüsü ve savaşın önlenmesi stratejileri halen gündemde. Ancak sürece daha detaylı bir şekilde baktığımızda, değişiklikleri görmemek mümkün değil. Ankara&#8217;nın, sürece katılmasından sonra, Dağlık Karabağ konusunda bazı değişiklikler olduğunu ve Türkiye olmadan, sorunun çözümüne yönelik herhangi bir adım atılmayacağını görebiliriz.</p>
<p>Gürcistan-Rusya savaşından sonraki dönemde Türkiye, sadece Azerbaycan ile ilişkiler konusunda değil, tüm Kafkaslar&#8217;da söz sahibi olmayı amaç edindi.</p>
<p>Ankara&#8217;nın bölgede artan rolü ve Ermenistan-Türkiye diyaloğunun başlatılması, Dağlık Karabağ sorununun çözümü için önemli bir faktör oluşturdu. İlişkilerin normalleştirilmesini isteyenlerin büyük bir bölümü, bu iki sorunun (Dağlık Karabağ ve Türkiye-Ermenistan ilişkileri) ayrı ayrı çözülmesini istese de konuların birbirine bağlı olduğu şimdiden belli.</p>
<p>&#8211;ABD ve Rusya, Türkiye&#8217;yi Dinlemek Zorunda&#8211;</p>
<p>Hem Washington hem de Moskova, Dağlık Karabağ sorunuyla ilgili olarak Türkiye&#8217;nin tutumunu gözönünde bulundurmalı. ABD açısından bakarsak, Irak ve Afganistan&#8217;la ilgili aralarında yaşanan anlaşmazlıklara rağmen Türkiye, halen askeri ve siyasi önemini korumakta. Rusya için ise Türkiye önemli bir ekonomik ortak. İki ülke arasındaki ticaret hacmi, geçtiğimiz yıl yüzde 49 artarak 33,8 milyar dolara ulaştı.</p>
<p>Diğer taraftan ne Rusya ne de ABD, Dağlık Karabağ sorununa radikal bir çözüm getirme konusunda hevesli görünüyor. Her iki ülke de ihtilafın barış yoluyla çözülmesini istiyor.</p>
<p>Ancak son dönemlerde, özellikle de Orta Doğu&#8217;da İsrail- Filistin, Suriye ve İran&#8217;la ilişkiler ve Balkanlar konusunda bağımsız tutum sergileyen Türkiye&#8217;nin önemini daha da arttı. Moskova ve Washington, Dağlık Karabağ ihtilafının çözümü ve Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleştirilmesi süreçlerinin paralel olarak sürdürülmesinin mümkün olmayacağı konusunda ısrar ediyor. Ancak bununla birlikte her iki ülke, Türkiye ile Ermenistan arasında barış sağlanması için, Dağlık Karabağ konusunda olumlu gelişmelerin sağlanmasının önemli olduğunun farkında.</p>
<p>&#8211;Stratejik Bir Zafer&#8211;</p>
<p>Recep Tayyip Erdoğan veya Abdullah Gül, Ankara ile Erivan arasındaki müzakerelerin sonucu olarak kabul edilecek mutabakat zaptını, stratejik bir zafer olarak ortaya koyabilir. Türkiye&#8217;de muhalefet ve toplumla diyalog konusunda söz konusu belge büyük önem taşıyabilir.</p>
<p>Ankara&#8217;nın &#8216;dost Azeri halkı&#8217; prensibinin halen geçerli olduğunu gösterecek söz konusu belge, Ermenistan&#8217;la barışın Türkiye hükümeti için siyasi öneminin az olduğu anlamına gelecek. Dağlık Karabağ konusunda diplomasi pazarlığı sürüyor. Eskiden Ankara&#8217;ya önem verilmiyordu. Şu anda ise uzmanlar, Türkiye&#8217;nin, Minsk Grubu masasında dördüncü sandalyeye oturduğunu söylüyor.&#8221;</p>
<h3><em>LÜBNAN<br />
</em></h3>
<h3><em>AS SAFİR: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/as_safir_2.gif"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-151" title="as_safir_2" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/as_safir_2.gif?w=123&#038;h=150" alt="" width="123" height="150" /></a><br />
SURİYE&#8217;DE TÜRKİYE&#8217;NİN SUYUYLA GAP PROJESİ&#8230; KATAR&#8217;DAN GÜNEYDOĞU ATILIMI</em></h3>
<p>Türkiye, Arap ülkeleriyle ilişkilerinde ayrım yapmıyor. Coğrafi gerekçeler Türkiye&#8217;nin Suriye ile ilişkilerine fazladan ayrıcalık katsa da bu gerekçeler Türkiye ile Katar gibi uzak bir ülke arasında mevcut değil.</p>
<p>Her geçen günle birlikte Türkiye-Suriye ilişkileri, tıpkı Türkiye-Katar ilişkilerinde olduğu gibi yeni bir habere ve tipik bir gelişmeye tanıklık ediyor. Böylesi gelişmeleri veya benzerlerini başka ülkelerde duymuyoruz.</p>
<p>Başbakan Erdoğan&#8217;ın Doha ziyareti bu gerçeklerin bir kısmını yansıttı. Türkiye, Suriye, Ürdün ve Lübnan arasındaki vize uygulamasının kaldırılmasının ardından şimdi de Katar bu gruba katılmak üzere.</p>
<p>Türkiye, dış politikasının önemli bir unsuru olarak ekonomiye odaklanıyor; bununla birlikte ekonomiyi, politikasını belirleyen bir unsur hâline getirmiyor. Bu bağlamda Erdoğan Doha&#8217;ya giderken beraberinde yüz iş adamından oluşan bir heyet vardı ve hayvancılık, tarım gibi alanlarda 500 milyon dolar değerinde anlaşmalara imza atıldı.</p>
<p>GAP Projesi İsrailli firmalar için bir yatırım ve faaliyet alanıydı. Şimdi ise, kimileri bu sözü abartılı bulsa da, ilk kez bir Arap ülkesi buraya atılımda bulunuyor. Zira Erdoğan&#8217;ın Doha ile yaptığı anlaşmalar, başta GAP bölgesinde olmak üzere Türkiye&#8217;nin farklı bölgelerinde yatırımlar yapılmasını sağladı.</p>
<p>Katar bu bölgede, Körfez ülkelerine ihracat yapmak için tarım ve gıda ile bağlantılı sanayi projelerine odaklanacak. Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Katar&#8217;ın Türkiye&#8217;deki yatırımlarının, Ankara&#8217;ya dış ticaretini ikiye katlama ayrıcalığı vereceğini söylüyor.</p>
<p>Erdoğan&#8217;ın Katar&#8217;la varolan vize uygulamasını kaldırmaya niyetli olduklarını açıklaması da, Türkiye&#8217;nin Körfez bölgesi ile ilişkilerine yeni bir boyut kazandırıyor.</p>
<p>Katar Başbakan Yardımcısı Abdullah Hamed el Atiyye, Başbakan Erdoğan&#8217;a: &#8220;Sen bizim yüksek sesimizsin, seninle gurur duyuyoruz, sen Arap dünyasında en çok sevilen lidersin.&#8221; demekten kaçınmadı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Dicle Nehri&#8217;nden Suriye&#8217;ye yıllık bir milyar 250 milyon metreküp su pompalanmasını ön gören bir anlaşmaya imza atıldığını açıklayan Nidal Kablan, bu projenin Suriye için GAP değerinde olacağına işaret etti. Kablan Suriye-Türkiye arasındaki ilişkilerin bölgedeki barış ve halklar arası yakınlaşmanın yararına olduğunu belirtti. Suriye Türkiye&#8217;nin Arap dünyasına açılan kapısı; Katar ise Körfez&#8217;e açılan kapısı. İşte bütün açılardan görülen sahne bu.</p>
<h3><em>KIBRIS</em></h3>
<h3><em>POLİTİS: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/politis.png"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-152" title="politis" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/politis.png?w=109&#038;h=150" alt="" width="109" height="150" /></a><br />
TEK YOL ÇÖZÜM</em></h3>
<p>Ankara&#8217;nın Kıbrıs sorununa çözüm bulunması çabaları çerçevesinde dörtlü veya beşli görüşme yapmakta hazır olduğunu yineleyen ve topu Kıbrıs Rum tarafına atan Türk Başbakan Tayyip Erdoğan &#8220;Kıbrıs&#8217;ta tek yol kapsamlı bir çözümdür.&#8221; açıklamasını yaptı.</p>
<p>Türk Başbakan &#8220;Kıbrıs Rum tarafının, iki liderin açıklamasında ifade edilen anlaşma zorunluluklarını yerine getirmesi durumunda, bu amaca ulaşmamız zor olmayacaktır.&#8221; değerlendirmesini yaptı ve &#8220;Aslında bu amaca çok yaklaştık.&#8221; şeklinde açıkladı.</p>
<p>Tayyip Erdoğan&#8217;ın da iddia ettiği gibi Ankara, Kıbrıs Rum tarafından bu çabaların değerini kabul etmesini ve Kıbrıs Türk liderliğinin çabalarına karşılık vermesini bekliyor.</p>
<p>Türk Başbakan &#8220;Bütün tarafları sorumluluklarını üstlenmeye ve Kıbrıs Rum tarafını yapıcı bir tutum benimsemesi için cesaretlendirmeye davet ediyoruz.&#8221; diye vurguladı.</p>
<p>&#8220;Aynı şekilde tüm garantör güçlerin Güney Kıbrıs&#8217;ı cesaretlendirmesi önemlidir.&#8221; dedi. Tayyip Erdoğan anlamlı bir şekilde &#8220;Biz Kuzey Kıbrıs&#8217;ı cesaretlendiriyoruz.&#8221; açıklamasını yaptı</p>
<p>&#8211;Beşli Görüşme&#8211;</p>
<p>Tayyip Erdoğan&#8217;a göre Türkiye dörtlü veya beşli görüşme yapılmasını önerdi fakat Başbakanın iddiasına göre bu durum Kıbrıs Rum tarafını rahatsız etti. Tayyip Erdoğan Kıbrıs Rum tarafına meydan okuyarak &#8220;Şu an İngiltere&#8217;de öyle bir noktaya geldiler ki beşli toplantı yapabilir miyiz diye bize soruyorlar. Biz hazırız, yapabiliriz.&#8221; dedi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin AB Baş Müzakerecisi Egemen Bağış da Kıbrıs sorunuyla ilgili açıklamalar yaptı ve Kıbrıs sorunu Türkiye&#8217;nin katılım sürecinde koşul teşkil ederken Kıbrıs&#8217;ın katılım sürecinde teşkil etmemiş olmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.</p>
<p>Türk askerinin Kıbrıs&#8217;ta bulunmasına da değinerek &#8220;Askerin olması sayesinde otuz yıldan bu yana kan dökülmedi.&#8221; dedi. Egemen Bağış, &#8220;Kıbrıs&#8217;ta Yunan ve İngiliz askeri de bulunuyor. Ada&#8217;da eğer asker bulunması konuşulacaksa diğer ülkeler için de bu konu konuşulmalı.&#8221; dedi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği Baş Müzakerecisi &#8220;Annan Planı eğer kabul edilmiş olsaydı Ada&#8217;da 900 Yunan, 650 de Türk askeri kalacaktı.&#8221; dedi.</p>
<p>Aynı şekilde, AB&#8217;yi Kıbrıslı Türklere karşı uygulanan &#8220;ambargoyu&#8221; kaldırma kararını uygulamamakla eleştirdi. Egemen Bağış &#8220;AB&#8217;nin Tayvan ile direkt ticaret yapması tanıması anlamına gelmediği gibi, Türkiye&#8217;nin limanlarını Güney Kıbrıs&#8217;a açması da tanıması anlamına gelmeyecek.&#8221; mesajını verdi.</p>
<h3><em>KUVEYT<br />
</em></h3>
<h3><em>EL KABAS: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/el_kabas.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-153" title="el_kabas" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/el_kabas.jpg?w=150&#038;h=131" alt="" width="150" height="131" /></a><br />
TÜRKİYE UZAY YOLUNDA&#8230;</em></h3>
<p>Türkiye&#8217;yi izleyen birisi, Türkiye&#8217;nin; kendisini bölgede yönetim merkezine yükseltecek ve gelişmekte olan ülkeler konumundan gelişmiş ülkeler konumuna getirecek bir bilimsel kalkınma planı içinde olduğunu görebilir. Türkiye bunu sözler veya sloganlarla değil, teknoloji çağının gerektirdiği gerçek çalışmayla yapıyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin en son yeniliği, 2010&#8242;un başlangıcından itibaren her Türk vatandaşının -yeni doğanların bile- bir elektronik posta adresinin olmasını gerekli kılıyor. Böylece elektronik adres, her Türk vatandaşının kişisel verilerinin en önemli parçası haline geliyor.</p>
<p>Bunun Türkiye için anlamı, büyük bir bilimsel sıçramadır. Çünkü elektronik adres; internet ve bilgisayar demektir. Bu da Türkiye&#8217;nin, vatandaşlarını ve devlet kurumlarını dünyadaki en yeni iletişim araçlarıyla donatmaya karar verdiği anlamına geliyor. Bu durum, eğitim düzeyinin ve kalitesinin yükseltilmesiyle gerçekleşir.</p>
<p>Bu karar, Türkiye&#8217;nin bilimsel üs kurmaya çalıştığı bir döneme denk geliyor. Türkiye&#8217;nin arzuladığı bilimsel sıçramanın tamamlanması, &#8220;google-yahoo-hotmail&#8221; gibi bilinen arama motorlarının denetimi altında kalınmaması ve Türkiye&#8217;de e-maillerin gizliliğinin güvence altına alınması için Türklerin kullanacağı yeni bir internet arama motoru geliştirildi.</p>
<h3><em>JAPONYA<br />
</em></h3>
<h3><em>ASAHI SHIMBUN: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/asahi_shimbun.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-155" title="asahi_shimbun" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/asahi_shimbun.jpg?w=111&#038;h=150" alt="" width="111" height="150" /></a><br />
İRAN&#8217;IN NÜKLEER SORUNUNDA İRAN İLE AVRUPA VE ABD ARASINDA TÜRKİYE&#8217;NİN ARABULUCULUĞU</em></h3>
<p><strong> </strong></p>
<p>İran&#8217;ın nükleer zenginleştirme düzeyini yüzde 20&#8242;ye yükselttiğini duyurduğu uranyum üretimi nedeniyle ABD ve Avrupa ülkelerinde tepkiler artarken, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu 16 Şubat&#8217;ta İran&#8217;ı ziyaret ederek İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki ve diğer yetkililerle görüştü.</p>
<p>Alınan bilgilere göre, Davutoğlu bu defaki ziyaretinde, &#8220;böyle giderse yaptırımların artması engellenemez&#8221; diyerek İran&#8217;ın üretim fonksiyonunu yavaşlatması yönünde telkinde bulundu. Diğer yandan, İran Dışişleri Bakanı Muttaki&#8217;nin ise, &#8220;Türkiye, diğer ülkelerin İran&#8217;ın durumunu anlamalarına yardımcı olacak bir konumdadır&#8221; diyerek, ABD ve Avrupa ülkeleri ile müzakere arayışı içerisinde olmayan tutumunu bozmadığı görüldü.</p>
<p>Türkiye, İran&#8217;ın nükleer sorununda Batı ülkelerine mesaj iletebileceği oldukça az sayıdaki güzergahlardan birisi konumunda. Obama hükümeti de Türkiye&#8217;nin rolüne önem verirken, nükleer soruna ilişkin ABD ve Türkiye arasında sıkı müzakereler yürütülüyor.</p>
<p>Ayrıca ılımlı İslam yanlısı Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidarda olduğu Türkiye&#8217;nin, Orta Doğu&#8217;daki dengeleri bozacak bağlantıda İran&#8217;a yönelik yaptırımların arttırılmasına onay veremeyen bir durumu da var. İran ile Batı arasındaki gerginliğin daha da derinleşmesi halinde, taraflar arasında Türkiye&#8217;nin köprü konumunun öneminin artacağı gözleniyor.</p>
<h3><em>SUUDİ ARABİSTAN<br />
</em></h3>
<h3><em>ARAB NEWS: <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/arabnews_gazete.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-156" title="ArabNews_gazete" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/arabnews_gazete.jpg?w=113&#038;h=150" alt="" width="113" height="150" /></a><br />
TÜRKİYE YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRİYOR</em></h3>
<p>Türkiye&#8217;nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki ilişkileri, Batı&#8217;dan Doğu&#8217;ya doğru kayıyor. Bu, Arap Dünyası için iyi bir haber çünkü Ankara güçlü nüfuzuyla uluslararası sahnede önemli bir siyasi ve askerî oyuncu.</p>
<p>Geçen ekim ayında Ankara ve Erivan sınırın yeniden açılmasını sağlayacak ilişkilerin yeniden kurulması için bir seri protokol imzaladı ancak esas düğüm noktası Ermenistan&#8217;ın Türkiye ve uluslararası toplumun Ermeni soykırımını tanıması yönündeki ısrarı. Türkiye, karşısında olduğu tanımlamayı her zaman reddediyor ve söz konusu insanların yaşanan çatışmalar nedeniyle hayatlarını kaybettiklerini söylüyor.</p>
<p>Eş zamanlı olarak Erdoğan Hükümeti, ticaret ve enerji anlaşmalarıyla Rusya ile ilişkilerini onarmaya çalışıyor. Rusya mevcut durumda Türkiye&#8217;nin gaz ihtiyacının yüzde 65&#8242;ini karşılıyor ve Türkiye&#8217;ye bir nükleer enerji santralinin inşasında yardım etme olasılığı da mevcut. Söz konusu yeni yakınlaşma, iş birliğinin Güney Kafkasya&#8217;ya kadar genişletilmesi ve her iki ülkenin vatandaşlarının vizesiz seyahat etmeleri konularının gündeme gelmesine neden oldu.</p>
<p>Benzer şekilde Ankara, Tahran ile kurulan iyi ilişkilere sahip. Bu ayın başlarında İran Dışişleri Bakanı Menuçehr Muttaki, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara&#8217;da İran doğal gazının Avrupa&#8217;ya Türkiye üzerinden sevkiyatı, ortak bir rafinerinin kurulması, ortak endüstri merkezlerinin inşa edilmesi ve ikili ticaret hacminin yıllık 10 milyar dolardan 30 milyar dolara çıkarılması konularında müzakerelerde bulundu.<span style="text-decoration:underline;"> </span>Türkiye Devlet Bakanı ülkenin Türk-İran ilişkilerinde bir &#8220;altın çağın&#8221; başlaması konusunda istekli olduğunu açıkladı. Türkiye, Orta Doğu&#8217;da nükleer silahların yayılmasına karşı olsa da İran&#8217;ın nükleer enerjiye sahip olma hakkını desteklerken İran karşıtı yaptırımlara destek vermiyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin Washington ile stratejik müttefikliği ABD&#8217;nin 2003 yılında Irak&#8217;ı işgal etmesiyle sarsıldı. Türkiye en başından beri Irak savaşına karşı çıktı ve bunun Kürt ayrılıkçı arzularını güçlendirdiğini söyledi. Ayrıca 2007 yılında ABD Dış İlişkiler Komitesi iddia edilen &#8220;soykırım&#8221; konusunda Ermenistan&#8217;ın tutumu lehine bir yasa tasarısı geçirdiğinde, Türkiye, Washington büyükelçisini geçici olarak geri çağırdı.</p>
<p>Ancak ABD yönetimi, Türkiye&#8217;ye, doğudaki güçlü bir kale olarak NATO&#8217;daki rolü ve soğuk savaş ile 1991&#8242;deki Körfez Savaşı sırasında hayati bir önem arz eden İncirlik Üssü&#8217;ne ev sahipliği yapıyor olması sebebiyle, kendi açısından yumuşak yaklaşmaya meyilli. Washington&#8217;ın Türkiye&#8217;ye verdiği önem, Başkan Obama&#8217;nın geçen nisan ayında yaptığı resmî ziyarette ifadesini bulmuştu. ABD&#8217;deki bazı çevreler, bu ziyaretin Amerika&#8217;nın çıkarlarına karşı güçlü bir İslami blok oluşturmaya kalkışan bir ülkeyi desteklemek anlamına geldiği şeklinde eleştirilerde bulunmuşlardı. Ayrıca ABD, Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye girme çabalarını da tutkulu bir şekilde destekliyordu ki bu da bir şekilde Türkiye&#8217;nin üyeliğine hararetle karşı çıkan Avrupalı ülkelere ciddi anlamda rahatsızlık veriyor.</p>
<p>Türk Hükümeti özellikle Fransa ve Almanya&#8217;nın mevcut olmayan sorunlar çıkardıklarını düşünüyor. Türkiye&#8217;nin katılımına karşı olduğunu açıkça ortaya koyan bu &#8220;eski Avrupalı&#8221; ülkeler &#8220;imtiyazlı ortaklık&#8221; önerisinde bulunuyorlar. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy şiddetle karşı çıkıyor. Sarkozy, 2007 yılında şöyle demişti: &#8220;Türkiye&#8217;nin Avrupa&#8217;da yeri olduğunu düşünmüyorum.&#8221; Ve geçen yıl da Sarkozy, Obama&#8217;yı konu Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye üyeliği olduğunda Avrupa&#8217;nın işine karışmaması konusunda uyardı. Bu sebeple Türkiye&#8217;nin, AB programını resmî olarak izlemeye devam etmekle beraber diğer ittifaklarla ilişkilerini ilerletmek suretiyle risklerini azaltmasına şaşmamak gerek.</p>
<p>İlk başta Erdoğan geçen yıl Davos&#8217;taki Dünya Ekonomik Forumu&#8217;nda, İsrail&#8217;in Gazze&#8217;deki Dökme Kurşun Operasyonunu, İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres ile bu konu hakkında tartışmasının ardından salonu terk edecek şekilde yüksek sesle kınadı. Türk Başbakan İsrail&#8217;in saldırısını &#8220;orantısız&#8221; ve &#8220;insanlığa karşı işlenmiş suç&#8221; olarak nitelendirdi.</p>
<p>Sonrasında geçen ay, Türk Büyükelçi Ahmet Oğuz Çelikkol&#8217;a yönelik -Büyükelçi, İsraillileri kötü gösteren bir Türk televizyon dizisi konusunda görüşmek için çağrıldığında vuku bulan- İsrail&#8217;in nezaketsiz hareketi diplomatik bir hadiseye yol açtı. Bu hadiseyi, ortak basın toplantısı sırasında Türk Bayrağının kaldırılması talimatını veren ve gazetecilere Türk diplomatın İsrailli yetkililerden alçak bir koltukta oturduğuna dikkat etmelerini söyleyen, İsrail&#8217;in Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon ateşledi.</p>
<p>Türk Hükümeti şimdilerde Boğaz&#8217;da Doğu ile Batı arasına çekilmiş gergin bir ip üzerinde yürüyor ancak şayet Şark&#8217;a doğru büyük bir adım atmaya karar verirse bu yalnızca İsrail ve Avrupalı müttefiklerinin kabahati olacaktır. Onların kaybı hiç şüphe yok ki bu bölgenin kazancı olacaktır.</p>
<p><em>Haberler Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nden alınmıştır.</em></p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dtrk.wordpress.com/154/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dtrk.wordpress.com/154/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dtrk.wordpress.com/154/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dtrk.wordpress.com/154/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dtrk.wordpress.com/154/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dtrk.wordpress.com/154/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dtrk.wordpress.com/154/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dtrk.wordpress.com/154/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dtrk.wordpress.com/154/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dtrk.wordpress.com/154/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dtrk.wordpress.com/154/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dtrk.wordpress.com/154/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dtrk.wordpress.com/154/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dtrk.wordpress.com/154/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=154&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dtrk.wordpress.com/2010/03/01/28-subat-konusulanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/36492f7db1b2bcfef7552a4b0c0d21b5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dunyaturkiyeyikonusuyor</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/azadlik_gazete.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">azadlık_gazete</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/as_safir_2.gif?w=123" medium="image">
			<media:title type="html">as_safir_2</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/politis.png?w=109" medium="image">
			<media:title type="html">politis</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/el_kabas.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">el_kabas</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/asahi_shimbun.jpg?w=111" medium="image">
			<media:title type="html">asahi_shimbun</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/03/arabnews_gazete.jpg?w=113" medium="image">
			<media:title type="html">ArabNews_gazete</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İsrail Lieberman&#8217;dan Kurtulmalıdır</title>
		<link>http://dtrk.wordpress.com/2010/02/24/israil-liebermandan-kurtulmalidir/</link>
		<comments>http://dtrk.wordpress.com/2010/02/24/israil-liebermandan-kurtulmalidir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 13:37:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dunyaturkiyeyikonusuyor</dc:creator>
				<category><![CDATA[obama]]></category>
		<category><![CDATA[okudunuz mu?]]></category>
		<category><![CDATA[ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dtrk.wordpress.com/?p=143</guid>
		<description><![CDATA[Stratejik Düşünce Enstitüsü bünyesinde gerçekleştirilen beyin fırtınasında konuk; Ortadoğu Uzmanı New York Üniversitesi Profesörü Alon Ben-Meir idi. Konusu “Obama Dönemi Ortadoğu Politikası ve Türkiye’nin Rolü” olan toplantıda İsrail ile ilgili ince yorumlar da yapıldı. Gelişmeler şöyle: Obama Yönetimi İle Bush &#8230; <a href="http://dtrk.wordpress.com/2010/02/24/israil-liebermandan-kurtulmalidir/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a><img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=143&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Stratejik Düşünce Enstitüsü bünyesinde gerçekleştirilen beyin fırtınasında konuk; Ortadoğu Uzmanı New York Üniversitesi Profesörü Alon Ben-Meir idi. Konusu “Obama Dönemi Ortadoğu Politikası ve Türkiye’nin Rolü” olan toplantıda İsrail ile ilgili ince yorumlar da yapıldı. Gelişmeler şöyle:</p>
<p><strong><a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/02/obama.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-144" title="obama" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/02/obama.jpg?w=150&#038;h=112" alt="" width="150" height="112" /></a>Obama Yönetimi İle Bush Yönetimi Arasındaki Farklar</strong></p>
<p>Alon Ben-Meir Bush Yönetimi sırasında Ortadoğu bağlamındaki politikalarla Obama yönetimi sırasındaki politikalar arasındaki farklılığı net bir şekilde ortaya koydu. Özellikle “11 Eylül’den sonra neler yapılması gerekiyordu ve ne yapılmadı?” sorularına cevap verdi. Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’nin Irak’a silahlı müdahalesinin çok yanlış bir karar sonucu verildiğini ve bunun yapılmaması gerektiğini bunun Afganistan ve Irak’ın barış süreci konusundaki gayretleri gölgelediğini ifade etti. Başkan Bush zamanında ‘iki devletli çözüm formülü’nün ortaya atıldığını ve bunun önemli olduğunu vurguladı. Obama’nın her halükarda İsrail ile Filistin arasındaki ayrışmaların bitirilmesini istediğinden bahsetti ve onun farklı yaklaşımlara sahip olduğunu söyledi. Obama’nın atması gereken adımlar konusunda da görüş bildiren Meir, son adımın Türkiye’nin Ortadoğu konularında ciddi bir rol alması olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>İsrail-Filistin Barışı</strong></p>
<p><strong>Alon Ben Meir</strong>, “ İsrail, Filistin ve Suriye arasındaki sorunu başka bir açıdan ele almaya çalıştık. Bush ve Obama yönetimi arasındaki politika <a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/02/ben_meir.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-145" title="ben_meir" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/02/ben_meir.jpg?w=150&#038;h=107" alt="" width="150" height="107" /></a>farkını dikkate alarak bu mevcut barış sürecinin nasıl geliştiğini ve neler yapılması gerektiğini anlamak için görüşler belirteceğiz. 11 Eylül olayları ile beraber Amerikan yönetiminin bütün dikkatini ve uluslar arası teorisini El Kaide terör örgütü üzerinde yoğunlaştırdı. Ve bu zaten kaçınılmazdı. Barış sürecinde Bush yönetiminin neler yapıp neler yapmadığını anlayabilmek için 11 Eylül olaylarını daha iyi anlamamız gerekiyor. İsrail-Filistin sorunun çözülmesinde temel olarak Ortadoğu’daki aşırı uç kesimlerin sakinleşebilmesi hatta baskı altına alınabilmesi gerekiyor. Fakat Amerika, Afganistan’ a gittiği zaman Ortadoğu’daki sorunlar itibariyle İsrail ve Filistin sorunu arka plana atıldı. Gerek Afganistan gerekse Irak’taki savaşın aynı anda gerçekleşmesinden dolayı İsrail-Filistin sorunun çözülmesi gibi bir noktaya gelip 2006 senesinde ‘intifada’nın ortaya çıkmasına sebep oldu. Ve şu anda bir tür tıkanma noktasında. Bu süre içinde iktidara gelen Ariel Şaron’ un başında bulunduğu Likud Partisi bu konu le ilgili çözüm noktalarında çok kritik bir konuyla karşı karşıya kaldı. İsrail açısından apaçık bir şekilde ortaya çıkan şey işgalin sürekli olamayacağıdır. Bu işgal sürecinde İsrail’in iki seçeneği vardı. İlk seçeneği, bir miktar toprak vermekti fakat bu durumda hemen ortaya çıkcak olan olay ikili bir toplum olarak Filistinlilerin başa geçmesi olurdu. Bu da İsrail için söz konusu olamazdı.  İsrail kurulduğu temeller itibariyle Filistinlerin üzerinde bir yönetim hakkı bulundurmak istemiyordu. Aynı zamanda Filistin’ de yönetilmek istemiyordu.</p>
<p>“İsrail’ in artık karşı karşıya kaldığı durum şudur: İsrail’in barış sürecine devam etmesi gerekiyor. Ve İsrail barışı elde edebilmek için kendi ulusal birliğinde ödün vermeden bu topraklardan çekilmeyi düşünüyor. Özellikle Likud partisinden gelen bir hamle olarak 2005 yılında Gazze şeridinden ordunun ve sivillerin geri çekilmesi durumu ortaya çıkmıştır.”</p>
<p><strong>Sonuç: </strong></p>
<div>Ortadoğu coğrafyasında olan sorunlarda Türkiye’nin arabuluculuğuna ihtiyaç duyulduğunu ısrarla belirten Meir, Türkiye’nin bölgesel bir güç olduğu, uluslararası arenada diğer devletlerden çok Türkiye’ye güvenildiğini de sözlerine ekledi. Meir konuşmasını “Ortadoğu’da sorunların biteceğine inanıyorum” sözleri ile tamamladı.</div>
<div><a href="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/02/7d25fbc2b673afe8.jpg"><img class="aligncenter size-thumbnail wp-image-146" title="7d25fbc2b673afe8" src="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/02/7d25fbc2b673afe8.jpg?w=150&#038;h=112" alt="" width="150" height="112" /></a></div>
<div>Konuşmaların ardından soru cevap kısmına geçildi. “İsrail’in gerçekten barış istediğine inanıyor musunuz?”, “11 Eylül’ün El-Kaide tarafından yapıldığına inanıyor musunuz? Yoksa Afganistan dağlarında yapılan planlamalar bu kadar kusursuz olabilir mi?” şeklindeki sorulara Meir yanıtlar verdi.  Meir toplantının bu safhasında, “Ortadoğu’da barışın sağlanması ve Türk İsrail ilişkilerinin düzelmesi için beklentim, İsrail’de hükümetin değişmesi veya mevcut hükümetin Dışişleri Bakanı Lieberman’dan kurtulmasıdır. İsrail’in barış isteyip istemediği yönündeki sorularla sıklıkla karşılaşıyorum. İsrailliler de barış istiyor. Ancak Ortadoğu’da barışın sağlanması için insanların zihniyetlerinin değişmesine bağlıdır.” şeklinde konuştu. Toplantı kokteylle son buldu.</div>
<div>*Stratejik Düşünce</div>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dtrk.wordpress.com/143/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dtrk.wordpress.com/143/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dtrk.wordpress.com/143/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dtrk.wordpress.com/143/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/dtrk.wordpress.com/143/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/dtrk.wordpress.com/143/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/dtrk.wordpress.com/143/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/dtrk.wordpress.com/143/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dtrk.wordpress.com/143/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dtrk.wordpress.com/143/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dtrk.wordpress.com/143/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dtrk.wordpress.com/143/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dtrk.wordpress.com/143/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dtrk.wordpress.com/143/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dtrk.wordpress.com&amp;blog=11039406&amp;post=143&amp;subd=dtrk&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dtrk.wordpress.com/2010/02/24/israil-liebermandan-kurtulmalidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/36492f7db1b2bcfef7552a4b0c0d21b5?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dunyaturkiyeyikonusuyor</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/02/obama.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">obama</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/02/ben_meir.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">ben_meir</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dtrk.files.wordpress.com/2010/02/7d25fbc2b673afe8.jpg?w=150" medium="image">
			<media:title type="html">7d25fbc2b673afe8</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
